İzledim: Binde Bir Gece Diyalogları

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu‘nun Binde Bir Gece Diyalogları oyununu dün akşam annemle birlikte Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde izledim. 15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali‘nin ikinci oyunuydu aynı zamanda. Oyun davetiyelerini gün içinde Kozyatağı Kültür Merkezi gişesinden temin ettim.

Oyunun yazarı Birol Güven, yönetmeni Galip Erdal. Oyunun başrollerini ise Hakan Meriçliler ve Begüm Kütük paylaşıyor. Modernleşmiş özel yaşam komedisi alt başlığıyla sunulan oyun, ilişkilerini cinsel açıdan bilim insanlarının yaptığı bir takım araştırmalar sonucundaki istatistiklere bağlı olarak sürdürmeye çalışan Erdem ve Ece çiftinin bu süreçte başından geçen trajikomik hâlleri konu alıyor. Oyun bir sohbet havasında başlıyor. Önce Erdem daha sonra Ece karakteri İngiliz bilim insanlarının yaptığı, bir erkek ve kadının ömrünün ne kadarını, ne yapmak için kullandığına değinen muhtelif araştırma sonuçlarını izleyiciyle paylaşıyor. Oyunun geriye kalanı da Erdem’in hayatını bu sonuçlara göre devam ettirmek istemesi ve Ece’yi buna ikna etmeye çalışması üzerine şekilleniyor.

Bir oyunu izlemeden önce keyif alıp almayacağımı, beni heyecanlandırıp heyecanlandırmayacağını kestirmeye başladım artık. Bu iyi bir şey sanırım. Özellikle Tiyatro Günlüğü’nü de açtığım ilk dönemde çok fazla farklı türde oyun izliyordum. Müzikalinden dramına, komedisinden uyarlamasına izlediğim oyunları çeşitlendirdikçe keyif alacağım yapımların ayırdına varmakta küçük de olsa bir yetkinlik kazandım diyebilirim. Binde Bir Gece Diyalogları oyunu sezon içerisinde gözüme çarpmış, aşina olduğum bir oyun değildi. İlk defa festival programında gördüm. Hafta sonuna denk gelmesiyle birlikte de annemle beraber gitmeye karar verdik. İzlerken beni çok fazla etkilemeyeceğini tahmin ediyordum, öyle de oldu. Şimdi bunlara birkaç örnek vermek istiyorum ki oyunun en çok eleştireceğim yönü olan yüzeyselliğe ben de katkı sağlamış olmayayım.

Oyundaki Erdem karakteri internet ve güncel teknolojilerle arası iyi olmayan bir karakter. Burada bulunan damar üzerinden oyun boyunca internet, sosyal medya ve günümüz gençliğinin yaşam tarzına dair sıralanan birçok eleştiri yapılıyor. Fakat yapılmaya çalışılan eleştirilerin içerisinden bir gülmece çıkarabilmek için o kadar uğraşılmış ki yapılan eleştirini derinliği kaybolmuş, durum komedisine dönüşmüş. Örneğin Erdem karakteri bir mobil uygulama üzerinden kendisine kız arkadaş bulmaya çalışıyor. Bir kızla randevulaşıyorlar fakat buluşma yerine gittiğinde kızın yanında kendisi gibi dört kişi daha görüyor. Toplu ilişki görüşmesi. İnternet çağı, teknolojik çağ gibi söylemlerle yapılan yüzeysel eleştiriler, olayın kendisinden daha vahim bir hâl alıyor.

Yine bir örnek vermem gerekirse Erdem karakterinin çalıştığı firmada bir çift var. Hazal ve Berke. Üç ay önce evlenirken kendilerine bir söz vermişler ellerini bir an olsun bırakmayacaklarına dair. O yüzden bütün oyunu el ele oynuyorlar. Birbirlerine sürekli sevda sözleri söylüyorlar. Oyundaki özenilecek romantiklik seviyesinin örnekleri oluyorlar Erdem ve Ece için. Fakat Erdem’in kendisine yalnızca cinsel dürtülerle yeni bir kız arkadaş bulma çabalarında en büyük yardımcısı ve yol göstericisi kim oluyor? Oyunun en güzel seveni, romantiklik idolü Berke.

Bu ve benzeri nedenlerden dolayı bana dokunmadı Binde Bir Gece Diyalogları. Sahnede izlediklerimi maalesef vasat bir durum komedisi dizisinden veya yalnızca gişeyi amaçlayan bir sinema filminden ayıramadım. Öyle ki benzer yapımlarda bulunan ve akla ilk gelen şiveli karakterler, cinselliği vurgulamak için Rus kadın karakterleri, feminen görünümlü erkek karakterler yani ortalama bir gülmece çıkarabilmek için alışılagelmiş her şey oyunda mevcuttu. Oyun sonundaki hissim, afişinde verilen komedi spotuna rağmen ne komedisini ne de hikâyesini izleyiciye geçirebilen bir oyun olduğu yönündeydi Binde Bir Gece Diyalogları’nın.

Hakan Meriçliler’i daha önce İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Hamlet Makinesi oyununda izlemiştim. Diğer tüm oyuncuları sahnede ilk defa izledim. Hakan Meriçliler’in sahnede enerjik, hareketli bir karakteri var. Fakat maalesef benim için o dahi oyunu keyif alınabilir kılmadı.

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Birol Güven
Yöneten: Galip Erdal
Oynayanlar: Hakan Meriçliler, Begüm Kütük, Hilmi Özçelik, Gamze Uçar, Engin Demircioğlu, Ece Mağat, Musa Öney, Burcu Görek, Selin Altıntaş
Süre: 2 saat 15 dakika (2 perde)