İzledim: 80 Günde Devr-i Alem

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun 80 Günde Devr-i Alem oyununu dün akşam Kozyatağı Kültür Merkezi içerisindeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledim. Oyun, Jules Verne‘ün aynı isimli romanından yola çıkılarak Mark Brown tarafından tiyatro sahnesine uyarlanmış. Başak Othan çevirisi ve Gökhan Kocaoğlu rejisiyle de geçtiğimiz sene sonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu repertuvarındaki yerini almış. 80 Günde Devr-i Alem daha evvel okuduğum bir roman değildi. O neden yazacaklarım tamamen metnin tiyatro uyarlamasıyla ilgili olacak. Maalesef iki metin arasında mukayase yapma şansım olmayacak. Kısaca konusundan bahsedecek olursam, dönemin İngiltere’sinde beyefendiliğiyle tanınan Phileas Fogg, dünyanın etrafını seksen gün içerisinde dolaşabileceğine dair bir iddiaya tutuşur arkadaşlarıyla. […]

Devamı  


İzledim: Kosovalı Peer Gynt

Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Kosovalı Peer Gynt oyununu Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Oyun, son zamanlarda özellikle müzikleriyle sık sık karşıma çıkıyordu. Ben de daha fazla dayanamayıp bir salı akşamı tuttum kültür merkezinin yolunu. Yeton Neziray‘ın kaleme aldığı bir metin Kosovalı Peer Gynt. Saydam Yeniay rejisiyle sahneleniyor. Benim için yeni bir yazar değil Yeton Neziray. Daha önce yine İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenen Geçtim Ama Tiyatrodan oyununu keyifle izlediğimi anımsıyorum. Savaş atmosferinde tiyatro yapmaya çalışan küçük bir grubun hikâyesiydi. Kosovalı Peer Gynt de yine savaş ve ona karşı verilen mücadelenin farklı bir örneğini konu alıyor. Peer isimli bir genç, ülkesinin içerisinde bulunduğu […]

Devamı  


İzledim: Elektra

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Elektra‘sı benim için bu sezonun altıncı oyunu oldu. Kozyatağı Kültür Merkezi içerisindeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledim. Oldukça kötü planladığım ekim ve kasım ayı programından dolayı yaklaşık bir aydır oyun izlemiyordum. Radyum Kızları‘ndan sonra Elektra ile sakin başladığım sezona devam ettim. Elektra, Sophokles‘in bugünlere ulaşabilen yedi tragedyasından bir tanesi. Konusu itibarıyla, annesi Klytaimestra‘nın babası Agamemnon‘u öldürmesi üzerine intikam arzusuyla kinlenen Elektra, annesinin yeni eşi Aigisthos ile beraber yönettiği kentte esir hayatı yaşamaktadır. Taşkın davranışlarından dolayı her daim gözetim altında tutulan Elektra’nın tek umudu sürgün olan kardeşi Orestes‘in bir şekilde kente geri dönerek babasının intikamını almak için kendisine yardım […]

Devamı  


İzledim: Karmakarışık

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Karmakarışık oyununu Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Benim için sezonun ilk Devlet Tiyatroları oyunu oldu. Ekim ayı için diğer tiyatroların oyunlarından hatırı sayılır bir izleme programı yapamadım kendime. O yüzden ekim ayı Devlet Tiyatroları oyunlarıyla geçecek gibi gözüküyor. Sırada Radyum Kızları ve Fatima’nın Erkekleri var. Ray Cooney‘in yazdığı oyun, Haldun Dormen rejisiyle sahneleniyor. İsmiyle müsemma karmakarışık vaziyetlerin, çapraşık ilişkilerin oyunu. Türü itibarıyla bir vodvil. Bir iktidar partisi bakanının otel odasında yapmayı planladığı kaçamakla başlayan gece, ardı arkası kesilmeyen tesadüflerle cinai bir kedi fare oyununa dönüyor. Bakanın kaçamak ilişkisini faş edeceği için saklanması gereken ceset, otel odasındaki kaçamağın mağdur […]

Devamı  


İzledim: Tamamen Doluyuz

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Tamamen Doluyuz oyununu Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Bu sezon izlediğim birkaç İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunundan sonuncusu oldu. Bu oyunla beraber fark ettiğim ufak bir detayı paylaşayım. Kozyatağı Kültür Merkezi özel tiyatroların yanında son üç sezondur İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarına da ev sahipliği yapıyor. Fakat ay içerisinde Cevahir Sahneleri’nde veya Üsküdar Tekel ve Stüdyo Sahneleri’nde olduğu gibi her gün bir oyun temsili olmuyor. Yapılan anlaşma gereği her ayın son haftasında yalnızca İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunları bu sahnede oynanabiliyormuş. Kendime oyun programı hazırlarken artık bunu dikkate alarak ayın son haftasını yoğun tutmamaya çalışıyorum. Oyuna dönecek olursam Tamamen Doluyuz, Efe Erkekli‘nin […]

Devamı  


İzledim: Giydirici

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Giydirici oyununu dün akşam annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Esasen Giydirici’yi izlemek için ilk niyetlenmem bu değil. Geçtiğimiz sezon nisan ayında oyunun yine aynı sahnedeki temsiline bilet almıştım fakat oyuncu rahatsızlığından dolayı oyun iptal edilmişti. Bir sene sonra yeniden oyun programında kendime uygun bir temsil denk getirebildim. Giydirici, Ronald Harwood‘un kaleme aldığı bir oyun. Orijinal ismiyle Dresser. Harwood bu oyunu kendi yaşamında öneme sahip olan bir süreç üzerinden hikâye ederek kurmuş. Harwood tiyatro yaşantısının hemen başında, Shakespeare Company kumpanyasında Sir Donald Wolfit‘in beş sene boyunca kişisel giydiriciliğini yapmış. Tiyatro serüveni içinde kilometre taşı sayılabilecek bir dönemi önce oyunlaştırıp daha sonra […]

Devamı  


İzledim: Bayrak

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Benim için 2017’nin son oyunu olan İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Bayrak oyununu yılbaşından bir gün önce annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Kozyatağı Kültür Merkezi’ne bir dönem oyun izlemek için çok yoğun bir şekilde gittim. Artık biraz daha seyrek de olsa Devlet Tiyatroları’nın oyunlarını izlemek için gidiyorum. En son geçtiğimiz sene bu zamanlar Sessizliğin İçinden oyununu izlemiştim. Bayrak, Berkun Oya‘nın kaleme aldığı bir oyun. Bu sezon sahnelenmeye başlandı. Geçtiğimiz sene oyundan uyarlanan Masum isminde bir dizi yapılmıştı. Böyle bir oyunun varlığından o vesileyle haberdar oldum ama diziyi izlemedim. O yüzden yazacaklarım, başka bir yapımın etkisinde […]

Devamı  


İzledim: Sessizliğin İçinden

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Sessizliğin İçinden oyununu geçtiğimiz sezondan bu yana fırsatını bulup izlemek için takip ediyordum. Fakat İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarının büyük bir çoğunluğu sezon içerisinde belli başlı sahnelerde oynanıyor. Bazı oyunlar bazı sahnelere hiç uğramadan sezonu bitiriyor. Bu nedenle Sessizliğin İçinden ve benzeri birkaç oyunu izleme imkanım olan salonlara gelmediği için izleyemiyorum. Bu oyunu izlemem ise biraz beklenmedik şekilde oldu. Oyunu izlediğim tarihte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki salonda Sevgili Hayat oyunu oynanacaktı. Oyuncu rahatsızlığı nedeniyle o oyun iptal olunca yerine Sessizliğin İçinden’in sahneleneceği duyuruldu. Öylelikle ben de bir gün öncesinden biletimi alıp, ertesi gün oyunu izlemiş oldum. Mark Medoff‘un kaleme aldığı oyun işitme engellilere […]

Devamı  


İzledim: Tersine Dünya

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tersine Dünya bu sezon Devlet Tiyatroları‘nda izlediğim ikinci oyun oldu. İlki Ekim ayında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izlediğim Erkek Parkı oyunuydu. Tersine Dünya’yı annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Oyun geçtiğimiz sene Kasım ayında Devlet Tiyatroları’nda prömiyer yapmış. Yine ona yakın zamanlarda Nilüfer Belediyesi Tiyatro da Engin Alkan yönetmenliğinde sahneye koymuş aynı oyunu. İstanbul’a turneye geldiklerinde Moda Sahnesi’nde afişlerine rastlıyordum. Uzun zamandır gözümün önünde olan bir oyun olmasına rağmen bu ay izleme fırsatı bulabildim. Tersine Dünya, Orhan Kemal‘in 1968 yılında çeşitli dergilerde dizi şeklinde yayınladığı ancak vefatından sonra kitap olarak basılan aynı adlı romanından sahneye […]

Devamı  


İzledim: İkinci Bölüm

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun İkinci Bölüm oyununu, Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledim. Geçtiğimiz sezonlarda Devlet Tiyatrosu sahneleri ile birlikte en fazla gittiğim sahnelerdendi burası. Bu sene Devlet Tiyatroları oyunlarının da bu sahnede oynanacağını öğrenince sezon içerisinde çok daha fazla yolumun düşeceğini düşünmüştüm. Fakat pek öyle olmadı. Hem Devlet Tiyatroları’nda izlemek istediğim oyunların bu sahneye gelmemesi hem de bu sezonki oyun tercihlerimi İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun domine etmesinden dolayı İkinci Bölüm oyunu ile birlikte bu sezon üç defa oyun izleyebildim bu sahnede. Diğer ikisi ise Dostlar Tiyatrosu’nun Ben Bertolt Brecht ve yine İstanbul Devlet Tiyatorosu’nun Erkek Arkadaş oyunları. Son […]

Devamı