İzledim: İnsanlarım

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.

İnsanlarım, Genco Erkal’ı sahneden üçüncü defa izlememi sağlayan, 13. Kadıköy Tiyatro Festivali’nin kapanış oyunuydu. Tiyatro ile dolu dolu geçen iki haftanın sonuna yaraşır, bol katılımlı bir final oldu. Özgürlük Parkı’nı bir ucundan diğer ucuna dolduran kalabalık saatler öncesinden Genco Erkal’ı ön sıralardan izleyebilmek için sıraya girmişti. Ben de her akşam benzer saatlerde parkta olmama rağmen o akşam sıranın nispeten gerilerinde yer bulabildim kendime. Kapılar açılıp, salon dolmaya başladığında parkı çevreleyen uzunca sıradaki kalabalık salona sığmadı. Dışarı kalanlar çimlere uzanıp, Genco Erkal’ın sesinden Nazım Hikmet’i dinleyerek farklı bir deneyim yaşamış oldular.

Sürekli alkışlar ile bölünen oyun 75 dakika civarı sürdü. Bu süre boyunca Genco Erkal sahnede tek başına kah Nazım Hikmet’in cezaevinde yazdığı mektupları bize okudu kah Memleketimden İnsan Manzaraları ve Kurtuluş Savaşı Destanı’ndan bölümler canlandırdı. Geçen sene yine festivalde Tülay Günal ile beraber oynadıkları Yaşamaya Dair oyununda ilk defa izlemiştim sahnede Genco Erkal’ı. Fakat o oyundan nasıl etkilenmişsem sahne geçişlerinde sürekli gözüm Tülay Günal’ı aradı. Sanki bir yerlerden çıkıp, o güzel sesi ile şarkılar söylemeye başlayacakmış gibi hissettim. Sanırım bu özlemimi Yaşamaya Dair oyununu tekrar izleyemeden gideremeyeceğim.

Nazım Hikmet’i tanımak isteyenlerin başvuracakları en önemli kaynağın Genco Erkal ile Dostlar Tiyatrosu olduğunu düşünüyorum. İnsanlarım, Genco Erkal tarafından 21 yıldır sahnelenen bir oyunmuş. Fakat özellikle oyun sonundaki tebrikleri kabul ederken Genco Erkal’ı dikkatli izlediğinizde sanki ilk temsiline çıkmışçasına nasıl heyecanlı olduğunu görebiliyorsunuz. Kendisinin yaşadığı bu heyecan, oyununu izlemeye gelen yüzlerce insana aynı anda öyle bir geçiyor ki alkışların sonu gelmeyecek de Genco Erkal sahneden inemeyecek sanıyorsunuz.

Oyunda çok yerinde bir rastlantı da oldu herkesin tebessüm etmesine neden olan. Genco Erkal Nazım Hikmet’in Masallar Masalı şiirini sahneye atlayan bir kedi, Genco Erkal’ın da kendisini farketmesi ile bir mizansenin içerisinde buldu kendisini.

Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor, 
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize.
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze…

Bir Delinin Hatıra Defteri oyunundan sonra yazdığım günlükteki bir bölümü içerisinde geçen sayıyı bir arttırarak olduğu gibi buraya ekleyerek bitirmek istiyorum bu günlüğü de.

Oyun sonunda tüm salon dakikalarca alkışlar ve ıslıklar eşliğinde 77 yıllık bir efsaneye, bir üstada klasik bir oyun sonu tebriğinden çok bir saygı duruşunda bulundu.

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Uyarlayan, Yöneten ve Oynayan: Genco Erkal
Sahne Tasarımı: Duygu Sağıroğlu