İzledim: Geç Kalanlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sezon sahnelenmeye başlayan oyunlarından Geç Kalanlar‘ı senenin son haftasında, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Geç Kalanlar, kendisi de uzun yıllardır Devlet Tiyatroları’nda oyunculuk yapan Pervin Ünalp‘ın kaleminden çıkmış bir oyun. Daha önce Ankara Devlet Tiyatrosu ve Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu tarafından sahnelenmiş. Bu sezon ise Kasım ayının son haftasından itibaren Nihat Alpteki yönetmenliğinde İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde sahneleniyor. Oyun, ilişkileri bir aldatma sonucunda bitme noktasına gelen bir çiftin başından geçenleri, onları bu ayrılığa sürükleyen nedenlerin görünen ve asıl yüzlerini üslup olarak naif fakat izleyicinin üzerinde bıraktığı etki olarak oldukça sert bir şekilde konu alıyor. Erkek karakterin bir akşam yatmaya […]

Devamı  


İzledim: Tersine Dünya

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tersine Dünya bu sezon Devlet Tiyatroları‘nda izlediğim ikinci oyun oldu. İlki Ekim ayında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izlediğim Erkek Parkı oyunuydu. Tersine Dünya’yı annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Oyun geçtiğimiz sene Kasım ayında Devlet Tiyatroları’nda prömiyer yapmış. Yine ona yakın zamanlarda Nilüfer Belediyesi Tiyatro da Engin Alkan yönetmenliğinde sahneye koymuş aynı oyunu. İstanbul’a turneye geldiklerinde Moda Sahnesi’nde afişlerine rastlıyordum. Uzun zamandır gözümün önünde olan bir oyun olmasına rağmen bu ay izleme fırsatı bulabildim. Tersine Dünya, Orhan Kemal‘in 1968 yılında çeşitli dergilerde dizi şeklinde yayınladığı ancak vefatından sonra kitap olarak basılan aynı adlı romanından sahneye […]

Devamı  


İzledim: Aldatma

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sene sahnelenmeye başlayan Harold Pinter’in Aldatma oyununu Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Aslında oyunu Kasım ayı içerisinde, prömiyerinden çok kısa bir zaman sonra izleyecektim fakat yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle biletini de almış olmama rağmen oyuna gidemedim. Aralık ayı programında oyunu tekrar Kadıköy’de görünce biletimi alıp, oyun gününü beklemeye başladım. Oyun, iki yakın arkadaş olan Jerry, Robert ve Robert’ın eşi Emma arasında geçen bir aşk üçgeni içerisinde kadın – erkek ilişkilerinden aile ve ihanet kavramlarına kadar birçok insana dair konuyu ele alıyor. Jerry ve Emma’nın “yasak” ilişkilerinin bitmesinin üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra Emma’nın teklifi ile bir kafade […]

Devamı  


İzledim: Çika

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tiyatro Sergüzeşt‘in ilk oyunu Çika‘yı geçtiğimiz hafta sonu Karaköy’deki İkincikat Sahnesi‘nde izledim. İkincikat’ın daha önce Üst Kattaki Terörist, Cambazın Cenazesi, Fü gibi oyunlarını farklı sahnelerde izlemiştim, ilk defa Tiyatro Sergüzeşt vesilesiyle kendi sahnelerine yolum düştü. Çika hakkında oyun öncesi fikrim yok denecek kadar azdı. Yalnızca internet üzerinden konusu hakkında yüzeysel birkaç ufak okuma yapmış, hikayesinin üstümde yaratacağı etkiyi oyun gününe saklamıştım. Oyunu izledikten sonra da yerine bir karar vermiş olduğumu anladım. Çika, Thomas Korovinis‘in 1989 yazında seksenli yaşlarını yaşayan Giresun’lu bir Rum olan Eftelya’nın yaşam öyküsünü kendi ağzından dinlemesi ve bunu aslına sadık kalarak yazıya dökmesi ile oluşmuş Fahişa Çika‘nın tiyatro sahnesine bir uyarlaması. Tek kişilik […]

Devamı  


İzledim: Bezirgan

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Halk Tiyatrosu‘nun Bezirgan oyununu Özgür Hanım, uzun süredir görüşmek istediğimiz bir hocamız ve eşi ile birlikte Kadıköy Halk Eğitim Merkezi‘nde izledik. İhtiyar Balıkçı ve Deniz oyunundan sonra izlediğim ikinci İstanbul Halk Tiyatrosu oyunu oldu. İlk oyunu iki sene önce Kadıköy Tiyatro festivalinde izlemiştim. Açıkçası o oyundan pek fazla keyif alamayıp, balıkçılık ve deniz konularının ilgimi çekmediğini fark etmiştim. Fakat Bezirgan oyununu istisnasız hepimiz çok beğendik. Bezirgan, Moliere‘in ilk defa 1664 yılında sahnelenen Tartuffe oyunun bir uyarlaması. Oyun dönemin Fransa’sında çok kısa bir süre sahnelendikten sonra yasaklanmış, yaklaşık beş sene sonra sansürsüz olarak tekrar sahnelenmeye başlayabilmiş. Oyun, dinine bağlı bir adam olan Orgon‘un […]

Devamı  


İzledim: Romeo ve Juliet

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Geçtiğimiz sezonu Shakespeare ile hem okuyucu hem de izleyici olarak dolu dolu geçirdikten sonra bu sezon da fırsat buldukça Shakespeare oyunlarını okumaya ve izlemeye çalışıyorum. Hafta başında Bursa Nilüfer Belediyesi Tiyatro, prömiyerini geçtiğimiz Ekim ayının başında yaptıkları Romeo ve Juliet oyunu ile Moda Sahnesi‘ne konuk oldu. Ben de kendileri ile orada tanışmış oldum. Shakespeare oyunlarını izlemeden önce metinlerini okumayı kendime bir alışkanlık haline getirdim. Bundan da çok memnunum açıkçası. İzlediğim oyunların ekseriyeti uyarlama veya yeniden çevirisi yapılmış metinler üzerinden sahneye koyulduğu için oyunun aslını bilerek uyarlamasını izlemek, karşılaştırma yapabilmek adına bulunmaz bir fırsat gibi geliyor bana. Bu oyun öncesinde de İş Bankası […]

Devamı  


İzledim: Hepimizin Öyküsü Aynı

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Craft Tiyatro nispeten yeni tanıştığım tiyatrolardan birisi. Eski günlükleri kurcalayınca ilk defa 2015 senesinin ilk aylarında, “Çocuklar, anne babalarını götürebilsin diye.” sloganıyla sahneledikleri Taşlar oyununu izlemek için gittiğimi fark ettim Kadıköy’deki sahnelerine. Daha sonra aynı sene içerisinde bu defa da Mark Bartlett’in kaleme aldığı, rollerini Dolunay Soysert ve Aslı Enver’in paylaştığı, iş yerlerindeki yıldırma çalışmalarının gelebileceği noktaları konu alan Personel oyununu izlemek için gitmiştim. Ay içerisinde izleyeceğim oyunları genelde birkaç hafta öncesinden ayarlamaya çalışıyorum. Fakat öncesinde bir takım aksaklıklar neticesinde iki tiyatro biletini yakınca, Hepimizin Öyküsü Aynı oyununa gitme kararını biraz apar topar verdim. Fakat sahnelenmeye başladığından bu yana gözümün önünde olan […]

Devamı  


İzledim: Erkek Parkı

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Bu ay yeni sezon münasebeti ile benim için ilkler ayı oldu. Erkek Parkı da bu sezon İstanbul Devlet Tiyatroları‘nda izlediğim ilk oyun oldu. Üsküdar’daki Tekel Sahnesi‘nde izledim oyunu. Üsküdar Tekel ve aynı binada bulunan Stüdyo Sahne’de sahnelenen oyunları olabildiğince ön sıralardan izlemeye çalışıyorum. Bu iki sahnede de alıştığımız, bildiğimiz sahnelerden biraz farklı. Oyunların oynandığı sahnenin kendine ait bir yüksekliği yok. Yani oyuncular birinci sıradaki koltuklarda oyunu izleyen izleyiciler ile aynı zemine ayak basıyor. Bu durum arka sıralarda oyunu izleyen izleyiciler için sahneyi görebilme açısından biraz sorun olsa da ön sıralarda doğru gidildikçe oyundan alınan keyfi katlıyor. Oyuncu ile aynı sahneye ayak […]

Devamı  


İzledim: Torun İstiyorum

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Tesadüftür ki sezonun henüz başında izlediğim ilk iki oyun çok yakın zamanlarda prömiyerlerini yapmış oyunlardı. İlki İstanbul Şehir Tiyatroları’ndaki Saadet Hanım‘dı. İkincisi ise Moda Sahnesi‘nin sahneye koyduğu Torun İstiyorum oldu. Oyunu geçtiğimiz hafta sonu matine gösteriminde Özgür Hanım‘la birlikte izledik. Moda Sahnesi’nin sahneye koyduğu özellikle Shakespeare oyunları çeşitli çevrelerce oyunların farklı sahnelemeleri ile kıyaslanıyor. Onlara pek benzemediği için zaman zaman ağır bir dille eleştiriliyor. En çok da “yerelleştirme” konusunda. Risale okuyan bir Ophelia veya Doğu şivesi ile konuşan bir Nick Bottom, Shakespeare oyunlarını bugüne kadar alışılagelmiş sahnelemelerden izlemiş izleyicilerin ön yargısına maruz kalabiliyor. Buna kendim de şahit oldum. Farklı bir sahnenin fuayesinde oyunun […]

Devamı  


İzledim: Saadet Hanım

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sene sahnelemeye başladığı Saadet Hanım isimli oyun ile açtım sezonu. Önceki sene yapmaya çalıştığım gibi bu sene de haftayı tiyatro ile bitirmeye çalışıyorum. O yüzden geçtiğimiz hafta Cuma günkü gösteriminde izledim oyunu. Saadet Hanım, Ahmet Levent Pala‘nın kaleme aldığı yerli yapım bir oyun. İnternette oyunun yazarı ile ilgili pek fazla bilgi yok. Oyunun tanıtım kitapçığından öğrenebildiğim kadarıyla oyun, yazarın İntihar Süsü ve Taziye Evi‘nden sonra yazdığı üçüncü sahnelenen tiyatro metni olma özelliğinde. Oyuna ismini veren karakter Saadet Yurtlu. Kendisi senelerini çocukların eğitimine vermiş emekli bir ilkokul öğretmeni. Oğlu Sermet’in doğum günü için bir dizi planlar yapan Saadet Hanım’ın […]

Devamı