Duyurdum: Tiyatrolar 10 Ekim Dayanışması için Oynuyor

Yaklaşık okuma süresi: 1 dk. Uzun zamandır duyurdum başlığı altına bir şeyler eklemiyordum. Geçen gün tiyatro topluluklarının sosyal medya hesapları üzerinden paylaştıkları ortak bir duyuruya rast geldim. 10 Ekim 2015’te Türkiye’nin en ölümcül bombalı intihar saldırısı olarak tarihe geçen olaydan sonra tedavisi sürenlerin ve yakınlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş 10 Ekim Dayanışması isminde bir topluluk varmış. Türkiye’nin çeşitli illerinde birçok tiyatro topluluğu aldıkları ortak bir kararla Aralık ayı içerisinde oynayacakları oyunlardan elde ettikleri tüm geliri 10 Ekim Dayanışması aracılığıyla ilgili kişilere göndereceklermiş. İçerisinde Moda Sahnesi’nden, Emek Sahnesi’ne, Oyun Atölyesi’nden Craft’a onlarca tiyatro topluluğunun olduğu oyun takvimini paylaşıyorum. Oyun takvimlerimizde ufak değişiklikler yaparak 10 Ekim Dayanışması’na izleyici olarak bizler de katkıda […]

Devamı  


İzledim: Roberto Zucco

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Bir oyunu izlememle, günlüğünü yazmam arasındaki süre sanıyorum Tiyatro Günlüğü’nü açtığımdan beri bu kadar fazla olmamıştı. 10 gün önce Moda Sahnesi’nde izlediğim Roberto Zucco hakkında henüz bir şeyler yazabilecek fırsat bulabildim. Oyundan önce, oyunu izledikten sonra öğrendiğim birkaç şeyden söz etmek istiyorum. Oyunun yazarı Bernard Marie Koltes, bir gün metro istasyonunda vahşi batı filmlerinden aşina olduğumuz bir aranıyor ilanına rastlıyor. İlandaki kişinin adı Roberto Succo. Bir italyan olan Succo, annesi ve babası dahil birçok kişiyi öldürmek suçundan ülke çapında aranan bir seri katil. Koltes, bu ilandan esinlenerek Roberto Zucco oyununu yazmaya başlıyor. Ne yazık ki yazdığı oyunun sahnelendiğini göremeden de vefat ediyor. Oyunun oyuncu […]

Devamı  


İzledim: Çocukluğun Soğuk Geceleri

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. En son 2014 yılının Haziran ayında, Üst Kattaki Terörist oyununu izlemek için gitmiştim Oyun Atölyesi’ne. Çocukluğun Soğuk Geceleri, Oyun Atölyesi’nde izlediğim beşinci oyun oldu. Daha önce aynı sahnede Burak Sergen’in tek kişilik performansı Adolf’u, Tiyatro Stüdyosu’nun Her Yıl Kuşlar Geri Gelir ve Talimhane Tiyatrosu’nun Göl Kıyısı oyunlarını izlemiştim. Bu defa izlediğim oyunun yeri benim için diğerlerinden ayrıydı. Seyyar Sahne tiyatro topluluğunun sahneye koyduğu Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü‘nün aynı adlı romanında uyarlanmış bir oyun. Tezer Özlü ise henüz kendisi ile tanışma fırsatı bulamamış olanlar için söylemek gerekirse ‘yaşamın ucuna yolculuk‘ yapmış bir kadın. Tezer Özlü adını ilk nerede duydum, neden okumak istedim […]

Devamı  


İzledim: Alnıtemiz Stand Up

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Deniz Alnıtemiz’in stand up gösterisi Alnıtemiz‘i geçtiğimiz hafta sonu tüm ofis toplanarak Moda Sahnesi’nde izledik. Çoğumuzun canlı olarak izlediği ilk stand up deneyimi oldu. Yaklaşık bir saat sonunda hepimiz beklentilerimizi karşılayan bir gösteri izlemiş olarak keyifli bir şekilde çıktık Moda Sahnesi’nin küçük salonundan. Deniz Alnıtemiz’in gösterisinin büyük bir bölümü kendi yaşantılarından oluşuyor. Sahnede komşularından, gündelik alışkanlıklarına kadar birçok farklı konuda başından geçenleri oldukça sakin ve küçük hareketlerle anlatıyor. Biraz da bu nedenle sanıyorum anlattıkları ile beraber anlatış üslubunu da ben çok beğendim. Sahne üzerinde Deniz Alnıtemiz’i dinlerken konuları takip etmeyi zorlaştırabilecek herhangi bir şey yok. Bu yüzden de yaklaşık bir saat süren […]

Devamı  


İzledim: Ölü Adamın Cep Telefonu

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Son birkaç seferdir haftayı tiyatro ile kapatmaya çalışıyorum. Yine geçtiğimiz haftalarda o niyetle İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli oyununa bilet almıştım. Fakat hafta başında oyuncu rahatsızlığından dolayı oyun programında değişiklik yapıldığını, bilet aldığım oyun yerine Ölü Adamın Cep Telefonu oyununun sahneleneceğini öğrendim. O da merak ettiğim bir oyun olduğu için biletimin iadesini almayıp, dün akşam Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde izledim. Oyunun adını duyduktan sonra muhteviyatı hakkında herkes kadar aklımda bir şeyler oluştu. Fakat benim hayal ettiğim oyun tamamen dram içerikli, hüzünlü bir oyundu. Sahnede izlediğim oyun hayal ettiğime yakın olmakla beraber içerisinde komedi unsurları ve doğaüstü olaylar da barındırıyordu. […]

Devamı  


İzledim: Türkiye Kayası “Bir Göç Hikayesi”

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Geçtiğimiz hafta izledim İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahneye koyulan Türkiye Kayası “Bir Göç Hikayesi” oyununu. Günlüğünü henüz yazma fırsatı bulabiliyorum. Türkiye Kayası oyununda konu olarak çocuklarının eğitimi için Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden dört kişilik bir ailenin Türkiye sınırında başından geçenler ele alınıyor. Oyundaki göç hikayesini tam olarak anlayabilmek için dönemin şartları hakkında fikir sahibi olmak gerekiyor. Bu elbette olmazsa olmaz bir şey değil, ben de oyunu izlerken bunları bilmiyordum. Fakat daha sonra yaptığım ufak bir araştırma ile taşlar yerli yerine oturmuş oldu. 80’li Yıllarda Türkiye – Bulgaristan İlişkileri Kökleri 1400’lü yılların Osmanlı’sına dayanan Bulgaristan’da azınlık halinde olan Türkler özellikle 80’li yılların […]

Devamı  


İzledim: Komşum Hitler

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Ali Cüneyd Kılıcoğlu tarafından yazılan, İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından sahneye koyulan Komşum Hitler oyununu geçtiğimiz hafta içi izleme fırsatı buldum. Meraklısı anımsayacaktır, Ali Cüneyd Kılıçoclu 2013-2014 sezonundan bu yana İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı oyununun da yazarı. Benim de çok sevdiğim, iki defa izlediğim İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı’nı son zamanlarda en keyif alarak izlediğim yerli oyunlardan biri olarak tavsiye edebilirim. Yaklaşık iki saat süren oyunda Berkay Tulumbacı tek kişilik performansı ile izleyicilerin karşısına çıkıyor. Benim izlediğim iki temsil de Üsküdar Stüdyo Sahne’deydi. İmkanı olanların daha büyük bir sahne yerine oyunu Stüdyo Sahne gibi samimi, izleyici ile iç içe […]

Devamı  


İzledim: Çürük Temel

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Daha önce bahsettiğim sebeplerden dolayı Şehir Tiyatroları’nda bu seneye kadar oyun izleyemiyordum. Meraklısı için nedeni ve nasılı buradan okunabilir. Çürük Temel, Şehir Tiyatroları’nda izlediğim ilk oyun olması ile benim açımdan, Şehir Tiyatroları’nın kurulduğu 1914 yılında o zamanki ismi Darülbedayi çatısı altında oynanılan ilk oyun olması ile de Türkiye’de tiyatronun gelişimi açısından önemli bir oyun. 1916 yılında Muhsin Ertuğrul ve arkadaşlarının sahneye koyduğu Çürük Temel, Şehir Tiyatroları’nın 100. kuruluş yıldönümünde Engin Alkan’ın yönetmenliğinde tekrar sahneye koyulmuş. Oyunun ilk gösterimi ile ilgili notlar, dönemin şartları ve günümüzde sahnelenen oyunun hazırlık aşamaları hakkında bilgiler oyun tanıtım kitapçığında yer alıyor. Oyun hakkında derin bilgi sahibi olmak isteyenler oyunun […]

Devamı  


İzledim: Nihayet Bitti

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Nihayet Bitti ile Emre Kınay’ı sahnede ikinci, Duru Tiyatro’da ilk defa izleme fırsatı buldum. Nihayet Bitti de geçen sene izlemek isteyip, bu seneye bırakmak zorunda kaldığım oyunlar arasındaydı. Yeni sezondaki ilk temsiline ön sıralardan yer bulabildim. Peter Turrini’nin kaleme aldığı, içinde bulunduğumuz zamanlarda bir uyarlaması da Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmekte olan oyun, kendi söyleyişi ile hayatta istediği her şeyi elde etmiş bir gazetecinin intiharına dakikalar kala yaşadıklarını konu alıyor. 1000’e kadar saydıktan sonra gerçekleştireceği intiharın kusursuz olmasını planlayan karakter, bu sayışlar arasında izleyicilere hayatından kesitler anlatıyor. Yaklaşık bir buçuk saat kadar süren oyun sonunda karakterin çocukluk hayallerinden iş hayatına, evliliğinden […]

Devamı  


İzledim: Mezarsız Ölüler

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Önceki gün Beşiktaş’taki Tatbikat Sahnesi’nde izledim Jean Paul Sartre’nin kaleme aldığı Mezarsız Ölüler oyununu. Oyun geçtiğimiz sezon boyunca Ankara’daki Tatbikat Sahnesi’nde sahnelenmiş, İstanbul’a gelmemişti. Oyunu İstanbul programında görünce çok vakit kaybetmeden, nispeten ön bir sıradan aldım biletimi oyundan yaklaşık 15 gün önce. Tatbikat Sahnesi’nde izlediğim oyunlarla ilgili yazdığım günlükler diğerlerine göre daha uzun oluyor. Çünkü bahsetmek istediğim çok fazla detay içeriyor oyunlar. Burada izlediğim her oyunda bir izleyici olarak ufkumun bundan farklı çok az eylemde bu kadar genişleyeceğini daha salona girer girmez hissediyorum. Bunun öncelikli sebebi, her oyun için ayrı olarak tasarlanan koltuk düzeni. Yani Tatbikat Sahnesi’nde izlenilen hiçbir oyundan sonra B-12’den sahne çok […]

Devamı