İzledim: Parkta Güzel Bir Gün

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun turne ile İstanbul’a gelen oyunu Parkta Güzel Bir Gün’ü önceki akşam Cevahir Sahnesi’nde izledim. Oyuna İstanbul izleyicisinin çok büyük bir ilgisi vardı. Turne oyunları benim için sürpriz oluyor aslında. İstanbul programına sezon içerisinde bakarken ister istemez tüm oyunlar hakkında yüzeysel de olsa fikir sahibi oluyorum. Fakat turne oyunları bana çoğu zaman tanımadığım yüzlerden, bilmediğim hikayeler izleme fırsatı sunuyor. Bu nedenle turne oyunlarını öncesinde çok fazla araştırma yapmadan izlemeye gayret ediyorum. Benim için bu ufak bir oyun gibi oldu. Oyun hakkında öncesinde yine pek bir bilgim yoktu fakat oyun ismini bir yerden anımsıyor gibiydim. Daha sonra oyunla ilgili […]

Devamı  


İzledim: Tarla Kuşuydu Juliet

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Turne ile İstanbul’a gelen Konya Devlet Tiyatrosu’nun oyunu, Tarla Kuşuydu Juliet’i Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izleme fırsatı buldum. Mayıs ayı içerisinde Devlet Tiyatroları da dahil olmak üzere birçok tiyatro topluluğu sezonun son oyunlarını oynuyorlar. Bu nedenle oyun programları fazlasıyla keyifsiz. Böyle zamanlarda sezon içerisinde izleme imkanı bulamayacağım oyunları izlemek bir nebze olsun bu keyifsiz hali unutturabiliyor. Tarla Kuşuydu Juliet, William Shakespeare’in ünlü tiyatro eseri Romeo ve Juliet’e alternatif bir son üzerinden mizahi bir dille yaklaşan bir oyun. Oyunun aslında ailelerinin birbirlerine olan düşmanlıklarından dolayı birlikte olamayan Romeo ve Juliet trajik bir şekilde intihar ederek yaşamlarını sonlandırıyorlar. Tarla Kuşuydu Juliet, konu olarak […]

Devamı  


İzledim: Antabus

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Antabus, Tatbikat Sahnesi’nde izlediğim ikinci oyun oldu. İlk oyun Erdal Beşikçioğlu’nun oynadığı Bir Delinin Hatıra Defteri idi. Onunla ilgili yazdığım uzunca günlük buradan okunabilir. O oyundan sonra Tatbikat Sahnesi’nde tekrar oyun izlemek hep aklımda vardı. Açıkçası Ankara’daki Tatbikat Sahnesi’nde oynanan Mezarsız Ölüler oyununun fotoğraflarını gördüğümden beri oyunla ilgili bir merak var içimde. İstanbul’a o oyun gelse diye beklerken, Antabus’un tanıtımını gördüm. Bir Delinin Hatıra Defteri’ni izlerken ister istemez aynı salonda farklı dekora sahip bir oyunun nasıl sahneleneceğini merak etmiştim. Çünkü salon koltukları alışık olduğumuz sahnelerdekiler gibi değil, birbirinden bağımsız bir yapıda. Sahne alanı için de ayrıca bir yükselti olmayınca, acaba […]

Devamı  


İzledim: Personel

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Personel isimli oyunu Craft Tiyatro’nun Kadıköy’deki sahnesinde izledim. Aynı sahnede daha önce Taşlar isimli bir oyun izlemiştim. Taşlar oyunu ile ilgili günlük yazısı buradan okunabilir durumda hala. Hem sahnenin genel yapısından hem de o oyunun bende bıraktığı intibadan dolayı Craft Tiyatro’ya karşı bir sempatim oluştu. Nicedir aynı sahnede farklı bir oyun izlemek vardı aklımda. Garaj oyunu ile Personel arasında bir seçim yapmam gerekti. Tercihimi Personel’den yana kullanarak biletimi aldım ama Craft Tiyatro’da sahnelenen Kalp Düğümü ve Garaj oyunlarını aynı derecede merak etmekteyim hala. Bu sezon olmasa da önümüzdeki sezon sahnelenmeye devam edilirlerse eğer ikisini de izlemek istiyorum. Oyuna dönecek olursam, oyunun rollerini Dolunay […]

Devamı  


Duyurdum: Görmesen de Olur Okuma Tiyatrosu Festivali

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Görmesen de Olur projesinden ilk olarak Mehmet Turgut’un Instagram hesabından paylaştığı fotoğraflardan haberim oldu. Kadıköy Belediyesi ve Tiyatro Labaratuvarı’nın ortaklaşa hayata geçirdiği projede görme engelli ve engelsiz bireylerin bir arada üretebilecekleri ortamların oluşturulması hedeflenmiş. 5 ay gibi bir süre boyunca yapılan atölye çalışmaları sonucunda toplamda 11 tiyatro oyunu yazılmış. Yazılan bu oyunlar, 9-10 Mayıs tarihlerinde Caddebostan Kültür Merkezi B Salonu’unda aralarında Levent Ülgen, Mine Tugay, Oktay Kaynarca, Sarp Levendoğlu, Bennu Yıldırımlar gibi oyuncuların bulunduğu yaklaşık 30 kişilik bir ekip tarafından sahneye konulacak. İki gün boyunca sürecek olan festivalde oyunlardan sonra oyuncular ve yazarlar eşliğinde söyleşiler yapılarak oyunların hazırlanış aşamaları konuşulacak. […]

Devamı  


İzledim: Sondan Sonra

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Kozyatağı Kültür Merkezi’nde izleme fırsatı bulduğum Sondan Sonra, rollerini Emre Kınay ve Ahu Türkpençe’nin paylaştıkları oldukça sert bir oyun. İki oyuncuyu da daha önce sahnede izlememiştim, yalnızca film ve dizilerden gelen bir aşinalığım vardı. Bu oyundan sonra iki oyuncunun da yapacağı yeni işleri takip etmeye başlayacağım sanıyorum. Çünkü Sondan Sonra, hem konu hem de oyunculuk olarak çok beğendiğim bir oyun oldu. Oyunculuk konusunda elbette bir bilirkişi değilim. Tiyatro günlüğünde yazdığım bu dahil tüm yazıları bir oyun kritiğinden ziyade tiyatro konusunda herhangi bir eğitimi olmayan bir izleyicinin sahnede gördükleri üzerinden yazıyorum. Sondan Sonra oyununu izlerken iki perde boyunca oturduğum koltuğa çakılı […]

Devamı  


İzledim: Nasri Hoca ve Mualif Eşeği

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Ferhan Şensoy’u sahnede canlı olarak  ilk defa bundan yaklaşık bir sene önce Ferhangi Şeyler oyunu ile izlemiştim. O oyundan sonra aynı sezon içerisinde sahnelenen, yazarlığını ve yönetmenliğini Ferhan Şensoy’un yaptığı Masal Müfettişi ve Nasri Hoca ve Mualif Eşeği oyunlarını da izlemek için içimde bir istek oluşmuştu. Fakat ertelemeye meyilli olduğumdan, Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun oyunlarını oynadığı Ses 1885 sahnesinin Avrupa Yakası’nda olması ve benim Avrupa Yakası’na çok fazla geçmeyişim gibi ufak tefek nedenlerden dolayı bu oyunları izleyemedim. Önceki hafta kültür merkezlerinin etkinlik takvimlerini kurcalarken 23 Nisan akşamı Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde Nasri Hoca ve Mualif Eşeği oyununun sahneleneceğini gördüm tesadüfen. Çok fazla vakit […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Hayat

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Tiyatro sezonun bitmesine az bir zaman kala, daha önce hazırladığım “sezon bitmeden izlenecek oyunlar” listemdeki oyunları yavaş yavaş tüketmeye çalışıyorum izleyerek. Önceki akşam Cevahir Sahnesi’nde izlediğim Sevgili Hayat da listemdeki oyunlardan birisiydi. Bu sezon İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda savaş temalı birçok oyun sahneye koyuldu. Bülbül Susturulduğunda ve Eğer Bu Bir Film Olsaydı bunlardan benim izleme fırsatı bulabildiklerim. Sezon bitmeden Kadınlar da Savaşı Yitirdi oyununu da izlemek istiyorum, umarım izleyebilirim. Sevgili Hayat da savaş döneminde geçen bir oyun. Oyun iki kadının, Eleni ve Lena’nın yollarının bir amane kahvesinde kesişmesiyle başlıyor. Amane kahvesi tabirini ilk defa oyunun tanıtım metninde görmüştüm. İlk olarak İstanbul ve İzmir çevrelerinde açılan, […]

Devamı  


İzledim: Dımdızlak

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Dımdızlak oyununu, Kadıköy’deki Levent Kırca Tiyatrosu’nda izledim. Oyundan önce biraz zamanım vardı. Yanımda okuyacak şeylerim de olduğundan bu zamanı fuayede geçiririm diye düşünüyordum. Fakat gişeden biletimi alıp, sahnenin olduğu kata indiğimde hayal kırıklığı yaşadım. İndiğim katta, ortada masa bir etrafında oturan birkaç kişi vardı yalnızca. Biraz dikkatli baktığımda bu kişilerin daha önce yine Levent Kırca Tiyatrosu’nun oyunlarından ve Olacak O Kadar programından yüz aşinalığım olan oyuncular olduklarını farkettim. Başka bir oyun veya filmin çalışmaları üstüne konuşuyorlardı. Dışarıda bir yerde oturup öyle mi beklesem oyun saatini diye düşünürken tiyatro çalışanı olduğunu sandığım bir kişi bulunduğumuz alana sandalyeler getirmeye başladı. Yaratılmaya çalışılan […]

Devamı  


İzledim: Bir İnsan, Bir Ağaç, Bir Köpek

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Adana Devlet Tiyatrosu’nun turne ile İstanbul’a gelen oyunu Bir İnsan, Bir Ağaç, Bir Köpek’i önceki akşam Üsküdar Stüdyo Sahne’de izleme fırsatı buldum. Bülbül Susturulduğunda oyunu ile bu sezon ilk defa Stüdyo Sahne’de oyun izlemiştim bu da ikincisi oldu. Tek kişilik olan oyunda konu olarak doğadaki insan hakimiyetinin el değiştirmesi ile yaşanabilecek olan bir olay işleniyor. Oyundaki Lazar karakteri kuduz olduğunu düşündüğü köpeğini öldürmek için ormana götürüyor. Köpeğini öldürmek üzere silahını ateşlediğinde köpeğini değil de tasmasının zincirini vuruyor. Kopan tasma ile birlikte köpek serbest kalırken, kuduz olduğu için ondan uzak durması gerektiğini düşünen Lazar bir ağacın tepesine çıkarak köpeğin uzaklaşmasını bekliyor. […]

Devamı