İzledim: Dünyanın En Güzel Arabistanı

Yaklaşık okuma süresi: 6 dakika Ekip Tiyatrosu‘nun Dünyanın En Güzel Arabistanı oyununu bir cumartesi akşamı Özgür Hanım‘la birlikte Moda Sahnesi‘nde izledik. Ben de bu vesileyle daha önce Shakespeare ile Düşünmek seminerleri için bol bol yolumun düştüğü Moda Sahnesi’nin stüdyosunda ikinci defa oyun izlemiş oldum. İlki günlüklerde her fırsatta dile getirdiğim, geçen sezonun en beğendiğim oyunu olan Nezaket Erden’in tek kişilik performansı Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit‘ti. Moda Sahnesi’nin stüdyosuna konuk olan oyunlardan izleyicinin beğenisini kazanarak öne çıkanların mutat bir süreci oluyor benim gözlemlediğim kadarıyla. Oyun önce stüdyoya konuk oluyor. İzleyici tarafından sevildikçe, ek temsiller konulmaya başlanıyor. Fakat bir zaman sonra stüdyonun koltuk kapasitesi talebi karşılamıyor ve […]

Devamı  


İzledim: Köleler Adası

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Moda Sahnesi‘nin yeni oyunu Köleler Adası‘nı ilk temsilinden bir gün sonra, dün akşam Moda Sahnesi’nde izledim. Fransız yazar Pierre De Marivaux‘un kaleme aldığı oyunu yine Moda Sahnesi’nin Bira Fabrikası ve Roberto Zucco oyunlarının çevirisini yapan Ezgi Coşkun Türkçeye çevirmiş. Kemal Aydoğan oyunu yönetirken, sahne tasarımını Bengi Günay yapmış. Oyun bir adada geçiyor.  İsmiyle müsemma bir Köleler Adası. Zamanında efendilerinin elinden kurtulan köleler bir adayı kendilerine yurt bilip kendi ideal düzenleriyle yaşanacak bir yer hâline getiriyorlar. Yalnızca kölelerin yaşayabildiği bu ada efendilerin gözlerini korkutacak bir kara parçasına da dönüşüyor aynı zamanda. Çünkü köleler adaya ayak basan efendileri sorgusuz sualsiz öldürüyor. Yani başlarda […]

Devamı  


İzledim: Alyoşa

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Alyoşa oyunu benim için 2018’in ilk oyunu olmasının yanı sıra yaklaşık iki sene sonra Üsküdar Stüdyo Sahne‘ye yeniden yolumun düşmesine vesile olmasından dolayı önemsediğim bir oyundu. Üsküdar Stüdyo Sahne’de en son 2016’nın nisan ayında Medea Kali oyununu izledim. Stüdyo Sahne yapısı gereği Devlet Tiyatrosu repertuvarındaki her türden oyunun sahnelenmesine uygun değil. Belli başlı oyunlar dönüyor sezon içerisinde sürekli. O yüzden çok sevdiğim bir sahne olmasına rağmen istediğim sıklıkla gidemiyorum. Bu sezon başında İstanbul Devlet Tiyatrosu web sitesi üzerinden bir duyuru yayınladı ve diğer tüm Devlet Tiyatrosu sahnelerindeki gibi 20:00 olan suare oyunların başlama saatini yalnızca Stüdyo Sahne için […]

Devamı  


İzledim: Bayrak

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Benim için 2017’nin son oyunu olan İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Bayrak oyununu yılbaşından bir gün önce annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Kozyatağı Kültür Merkezi’ne bir dönem oyun izlemek için çok yoğun bir şekilde gittim. Artık biraz daha seyrek de olsa Devlet Tiyatroları’nın oyunlarını izlemek için gidiyorum. En son geçtiğimiz sene bu zamanlar Sessizliğin İçinden oyununu izlemiştim. Bayrak, Berkun Oya‘nın kaleme aldığı bir oyun. Bu sezon sahnelenmeye başlandı. Geçtiğimiz sene oyundan uyarlanan Masum isminde bir dizi yapılmıştı. Böyle bir oyunun varlığından o vesileyle haberdar oldum ama diziyi izlemedim. O yüzden yazacaklarım, başka bir yapımın etkisinde […]

Devamı  


İzledim: Hayvan Çiftliği

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Altıdan Sonra Tiyatro ve Tiyatro D22 ortak yapımı olan Hayvan Çiftliği oyununu Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde izledim. Daha önce bir günlükte yazmış olmam lazım ama burada tekrar edeyim. Maltepe Belediyesi, Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlediği etkinlikleri izleyiciye ücretsiz olarak ulaştırıyor. Etkinliklere katılmak için kültür merkezinin web sitesi üzerinden etkinlik gününden üç gün önce sunulan davetiyelerden edinmek gerekiyor. Davetiye edinemeyenler için ise etkinlik günü kapıda bir sıra oluşturuluyor. Salondaki boş koltuklara göre bu sıradan salona izleyici alınıyor. Yeniden oyuna dönersem Hayvan Çiftliği bilindiği üzere bir tiyatro oyunu değil. George Orwell‘ın kaleme aldığı siyasi, eleştirel bir roman. Dönemin sosyalist rejimini ve dolayısıyla Josef […]

Devamı  


İzledim: Bi Parça Plastik

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Hemzemin Tiyatro‘nun ilk oyunu Bi Parça Plastik‘i geçtiğimiz günlerde Moda Sahnesi‘nde izledim. Alman yazar Marius von Mayenburg‘un kaleme aldığı oyun Sündüz Haşar yönetmenliğinde sahneye koyulmuş. Oyunun çevirisini ise oyuncularından Erce Kardaş yapmış. Erce Kardaş oyunla ilgili ekipçe verdikleri bir röportajda öğrenciliği esnasında içinde Bi Parça Plastik’in de yer aldığı kimi oyunlar çevirdiğini, Bi Parça Plastik metninin derinliğini fark ettikten sonra ekiple paylaşarak sahnelemeye karar verdiklerinden bahsediyor. Röportajın bir kısmını oyundan önce izlemiştim. Oyundan sonra Erce Kardaş’ın anlatmaya çalıştıklarına kısmen haiz olduğumu söyleyebilirim. Oyunun enteresan bir üslubu var. Diyaloglarının ucu fazlasıyla açık. Cümlelerinin yapısı bana kimi zaman oyuncuların metne bağlı kalmadıklarını, doğaçlama yaptıklarını […]

Devamı  


İzledim: Işıltılı Haşereler

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İkinci Kat‘ın yeni oyunu Işıltılı Haşereler geçtiğimiz hafta Oyun Atölyesi‘ne konuk oldu. Oyun Atölyesi’ne geçen sezonun son ayında Hansel ve Gretel’in Öteki Hikayesi oyununu izlemek için gitmiştim. Bu sezonun açılışını da Işıltılı Haşereler ile yapmış oldum böylece. Işıltılı Haşereler, çağdaş İngiliz yazar Philip Ridley‘in kaleme aldığı bir oyun. Türkçe’ye çevirisini H. Can Utku yapmış, yönetmenliğini Eyüp Emre Uçaray üstlenmiş. Oyunda Pınar Çağlar Gençtürk ve Ünal Yeter, Jill ve Ollie isminde bir çifti canlandırıyor. Selen Uçer‘in ise oyunda iki rolü var. Işıltılı Haşereler konusu itibarıyla doğaüstü bir olaydan yola çıkarak modern toplumun tüketim alışkanlıklarını sorguluyor. Yazar oyunda bu sorgulamayı yaparken en önemli anlatı gereci olarak […]

Devamı  


İzledim: Gelin Tanış Olalım

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tiyatro Evi tarafından sahneye koyulan Gelin Tanış Olalım oyununu geçtiğimiz Pazar akşamı annemle birlikte Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde izledik. Oyun, “tek kişilik türkülü oyun” olarak tanıtılıyor. Yani müzikal değil müzikli oyun. Müzikli oyun, müzikal oyunlara göre izlerken çok daha fazla keyif aldığım bir tür. Daha önce benzer olarak Enver Aysever’le Aykırı Kumpanya ve Nâzım Hikmet Memleket oyunlarını izlemiştim. Anlatının içerisine doğru zamanlamalarla yerleştirilmiş müzikler, bir kurgu içerisindeki olayların müziğe başvurularak anlatıldığı müzikallere görece daha fazla etki bırakıyor üstümde. En azından şimdiye kadar izlediğim oyunlarda hep böyle oldu. Bir şekilde müziğin veya anlatının baskın olması aynı hissi vermiyor bana. İkisini […]

Devamı  


İzledim: Şahane Züğürtler

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Şahane Züğürtler oyununu dün akşam Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Geçtiğimiz sene bu zamanlar ilk temsilini yapan bir oyunmuş, ben henüz izleme fırsatı bulabildim. Oyun, Rus Devrimi‘nden sonra Çar’a ait servetle batı ülkelerine kaçan ailelerden Ouratieff çiftinin hikâyesini konu alıyor. Çift ellerindeki yüklü miktardaki serveti muhafaza etmek ve ülkelerinde sular durulduktan sonra dönüp Çar’a teslim etmek üzere bir bankaya yatırıyor. Bu süreçte yabancısı oldukları ülkede Çar’a ait olan servetin tek kuruşuna dahi dokunmadan kendi imkânlarıyla yaşamaya çalışıyorlar. Ülkelerinde oldukça yüksek mevkilerde, varlık içerisinde bir hayat süren çift köhne bir otel odasında kalıyor. Fakat zamanla ellerindeki paraları tükeniyor. Satacak eşyaları […]

Devamı  


İzledim: He-Go

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Altıdan Sonra Tiyatro‘nun He-Go oyununu Baba Sahne‘de izledim. Altıdan Sonra Tiyatro yapımlarını merak ettiğim bir topluluk. Turneler dışındaki düzenli oyunlarını Beyoğlu’ndaki Kumbaracı50’de oynuyorlar. Muhtelif sebeplerden dolayı oyun izlemek için yolumu Avrupa Yakası’na çok az düşürebildiğimden Anadolu Yakası turnelerini takip ediyorum. Geçen ay III. Richard oyunlarından sonra bu ay da He-Go oyunları ile Baba Sahne’ye konuk olacaklarını öğrenince ön sıralardan biletimi edinip oyun gününü beklemeye başladım. Oyunu oyuncularından Halil Babür yazmış, Yiğit Sertdemir yönetmiş. Halil Babür sahneyi Alican Yücesoy ve Ayşegül Uraz ile paylaşıyor. Alican Yücesoy’un canlandırdığı Çetin, izleyicilerinin ekseriyeti çocuklar olan bir filmde He-Go isimli süper kahraman rolünü canlandırmış ve bu rolüyle […]

Devamı