İzledim: Nihayet Bitti

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Peter Turrini‘nin Nihayet Bitti oyununu 2015’in Ekim ayında bir Duru Tiyatro yapımı olarak Emre Kınay’ın tek kişilik performansıyla izlemiştim. O sıralarda Ankara Devlet Tiyatrosu da Murat Çidamlı yönetmenliği ve Göktuğ Tolga Demiralp‘ın oyunculuğunda aynı oyunu sahneliyordu. Yaklaşık bir buçuk sene sonra Ankara Devlet Tiyatrosu Nihayet Bitti oyunuyla Üsküdar Tekel Sahnesi‘ne turneye geldi. Bana da çokça keyif aldığım bir eylem olan sahneleme karşılaştırması yapabilmek için fırsat doğmuş oldu. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izlediğim oyunlarda hiçbir ayırt edici özelliği olmamasına rağmen zamanla önceliğim haline gelmiş olan B12 koltuğunun boş olduğunu görünce biletimi alarak oyun gününü beklemeye başladım. Oyun fotoğraflarına daha önce göz gezdirdiğim için sahne tasarımı hakkında […]

Devamı  


İzledim: Nereye de Gidiyor Lan Bu Gemi?

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk. Nereye de Gidiyor Lan Bu Gemi?, Ferhan Şensoy‘un yazıp yönettiği, benim Şubat ayında gerçekleşen prömiyerinden iki ay sonra Kadıköy Halk Eğitim Merkezi‘nde izleyebildiğim bir oyun. Geçtiğimiz Ekim ayında sezonun ilk oyunlarından birisi olarak Sercan’la beraber izlemiştik Ferhan Şensoy’u, Ferhangi Şeyler’de. Sezon içerisinde yeniden sahnede izleyebilmek ayrı bir mutluluk oldu benim için. Oyun içinde yaşayacak kadar yakın olduğumuz dönemi bir apartmanın kendi halinde yaşayan sakinlerinin hikayesiyle anlatıyor bizlere. Oyunu izlerken apartman sakinlerinin hal ve davranışlarından zaman zaman kendime benzer bulduğum birçok yön oldu. Karakterle aynı şeyleri henüz üstünden çok fazla bir zaman geçmeden önce düşünmüş veya dile getirmiş olmak oyunun bir […]

Devamı  


İzledim: Ben Çağırmadım

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın yeni oyunu Ben Çağırmadım‘ı Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Bu sezon için Haldun Taner Sahnesi’nde planlı olarak izlediğim son oyundu. İngiliz yazar Noel Coward‘ın kaleme aldığı Ben Çağırmadım, yeni yazacağı roman için kaynak araştırması yapan bir yazarın, doğaüstü yetenekleri olduğuna inanılan bir kadını istihza ile evine davet etmesi ve daha sonra olayların hiç tahmin edemeyeceği şekilde gelişmesini konu alıyor. Yazar Mithat, eşi ve dostları ile beraber tertip ettiği akşam yemeğinde Madam ile tanışıp, pek ciddiye almadığı mesleğini yaparkenki hallerini gözlemlemek ve bunları romanındaki karakteri üzerinde tatbik etmeyi amaçlıyor. Tanışma ve yemek faslından sonra Madam’ın uzmanlık alanı olduğunu belirttiği ruh çağırma […]

Devamı  


İzledim: Ayrılık

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Maltepe Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen Tiyatro Evi‘nin Ayrılık oyununu Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde annemle birlikte izledik. Ayrılık, aslında bu seneki festivalde izlediğim ikinci oyun. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde, Hayal Perdesi ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı Üç Kız Kardeş uyarlamasını izledim ilk olarak. Fakat onun günlüğünü yazmadan önce oyun metnini okumak istediğimden yazım sıralarında ufak bir değişiklik yaptım. Behiç Ak‘ın kaleme aldığı, daha önceleri Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları’nın yanısıra birçok özel tiyatronun da repertuarında kendisine yer bulan oyun bu defa Tiyatro Evi bünyesinde, Semih Çelenk yönetmenliğinde yeniden yorumlanmış. Oyun, dört yıl süren evliliklerini boşanarak noktalamış bir çiftin, birbirlerinden […]

Devamı  


İzledim: Cimri

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk. Karakterlere gelince ise ben en çok Harpagon rolündeki Mehmet Ali Kaptanlar’ın para hırsı ile yaptıklarını ve evin hem şoförü hem de aşçısı rolünde olan Jacques ustanın aşırı cesaret ve saflık arasında gidip gelen karakterini beğendim. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Cimri oyununu izledikten sonra yazmıştım üstteki satırları. O oyundan üç sene sonra Özgür Hanım‘la birlikte tekrar izledik Cimri’yi. Bu defa Kocamustafapaşa’daki Çevre Tiyatrosu‘nda Tansu Biçer yönetmenliğinde bir Semaver Kumpanya yapımı olarak. Uzunca bir süredir aklımızda atıl olarak duran eylemin rahatını Nihat Sırdar‘ın Otuzbeş’i Beklerken kitabının etkisiyle bozunca kendimizi bir Pazar günü Kocamustafapaşa’da bulduk. Hem daha önce yolumuzun düşmediği bir semt olmasının çekincesini hem de hafta sonu […]

Devamı  


İzledim: Kadınlar, Filler ve Saireler

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Kadınlar, Filler ve Saireler oyununu annemle birlikte Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde izledik. Benim yakın zaman için izleme planı yaptığım bir oyun değildi. Annemin birkaç alternatif arasından seçtiği bir oyun oldu. O nedenle oyunu izlemeden önce herhangi bir beklentim veya ön araştırmam yoktu. Fakat oyundan sonra keyifli bir iki perde izlemiş olarak çıktım salondan. Yunus Emre Gümüş‘ün kaleme aldığı Kadınlar, Filler ve Saireler derdi birbirinden farklı nedenlerle bir şekilde aşka düşmüş birbirine komşu üç kadının hikayesi. Aynı apartmanda kapı komşusu olmalarına rağmen birbirini tanımayan bu üç kadının hayatlarının erkeğini bulma yolundaki trajikomik hikayesi iki perde boyunca izleyiciyi de peşinden sürüklüyor. Bu üç kadından […]

Devamı  


İzledim: Zabel

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Geçtiğimiz sene Ağustos ayında, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirilen 14. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali‘nde sahneledikleri Kim Var Orada? Muhsin Bey’in Son Hamlet’i oyunları ile tanıdım Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu‘nu. O oyunu ne kadar beğendiğimi ilgili oyunun günlüğünde uzun uzadıya anlatmıştım. Bu defa ise Moda Sahnesi‘nde sahneledikleri Zabel oyunu ile geçtiğimiz seneden gelen bu tanışıklığımızı memnuniyetle pekiştirmiş oldum. Zabel, 93 Harbi sürerken Üsküdar’ın Silahtar mahallesinde dünyaya gelen Zabel Yesayan’ın mücadelerle geçen hayatını konu alıyor. Osmanlı’nın içinde bulunduğu savaş ortamında zaman zaman Ermeni bir ailede doğmanın manevi zorluklarını yaşarken, etrafındaki farklı kültürlerden insanlar onun için dünyaya bakışını değiştirecek ve mücadeleci karakterinin oluşumunda büyük rol oynayacak birer gözlem […]

Devamı  


İzledim: Reis Bey

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın geçtiğimiz haftalarda sahnelemeye başladığı Reis Bey oyununu Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. İzleyeceğim ilk üç perdelik oyun olması dolayısıyla oyun öncesi çokça meraklı ve heyecanlıydım. Tiyatro Günlüğü’nün ilk zamanlarında Oyun Atölyesi, Edward Albee‘nin Kim Korkar Hain Kurttan oyununu yine üç perde olarak sahneliyordu. Ben henüz oyunu izlemek için planlar yaparken oyun sessiz sedasız son temsilini yapınca benim üç perdelik oyun izleme hayallerim de suya düşmüş oldu. O tarihten ancak yaklaşık dört sene sonra benzer bir deneyim yaşamak için fırsatım olabildi fakat o da beni memnun etmedi. Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek‘in kaleme aldığı bir oyun. Konusu hem […]

Devamı  


İzledim: Sessizliğin İçinden

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Sessizliğin İçinden oyununu geçtiğimiz sezondan bu yana fırsatını bulup izlemek için takip ediyordum. Fakat İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarının büyük bir çoğunluğu sezon içerisinde belli başlı sahnelerde oynanıyor. Bazı oyunlar bazı sahnelere hiç uğramadan sezonu bitiriyor. Bu nedenle Sessizliğin İçinden ve benzeri birkaç oyunu izleme imkanım olan salonlara gelmediği için izleyemiyorum. Bu oyunu izlemem ise biraz beklenmedik şekilde oldu. Oyunu izlediğim tarihte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki salonda Sevgili Hayat oyunu oynanacaktı. Oyuncu rahatsızlığı nedeniyle o oyun iptal olunca yerine Sessizliğin İçinden’in sahneleneceği duyuruldu. Öylelikle ben de bir gün öncesinden biletimi alıp, ertesi gün oyunu izlemiş oldum. Mark Medoff‘un kaleme aldığı oyun işitme engellilere […]

Devamı  


İzledim: Akciğer

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Tiyatro İn‘in Akciğer oyununu Moda Sahnesi‘nde izledim. Akciğer, izlediğim ilk Tiyatro İn oyunu aynı zamanda. Geçtiğimiz sezonlarda Katil Joe ve Oda ve Adam oyunlarını izlemek için meyletmiş fakat muhtelif nedenlerden ertelemek zorunda kalmıştım. Akciğer oyunu bu geç kalmış tanışmanın pişmanlığını ziyadesiyle yaşattı bana. Rollerini Nergis Öztürk ve Engin Hepileri‘nin paylaştığı oyun aslında içerisinde bulunduğumuz çağın önemli tereddütlerinden olmakla birlikte çok fazla karikatürize edilmiş olmasından dolayı anlamını yitirip, klişeleşmiş olan “böyle bir dünyaya çocuk getirmek” konusunu işliyor. Oyunda hayatlarının normal seyrine devam eden çiftin aklına bir gün aniden çocuk yapma fikri düşüyor ve o andan itibaren bu fikir hayatlarındaki önemli addedecekleri birçok konunun […]

Devamı