İzledim: Ev’vel Zaman

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Gülce Uğurlu ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı olan Ev’vel Zaman oyunu Taşra Kabare‘de izlediğim ilk oyun oldu. Sezon içerisinde birkaç defa gözüme çarpmasına rağmen izlemeyi ertelediğim oyunun muhtemeldir ki bu seneki son gösterimlerinden birisini bir Pazartesi akşamı izleyebildim. Oyun İlkin ve Veda ismindeki iki kız kardeş ve onların çocukluk arkadaşları Erdem‘in etrafında şekillenen bir hikâye üzerinden kimileri için kent yaşamının büyük sorunlarından olan kimileri için ise eşi benzeri bulunmaz bir gelir kapısı olarak görülen kentsel dönüşüm mevzusunu konu olarak ele alıyor. Oyundaki kız kardeşlerden ilki Veda. Veda doğduğundan bu yana anneannelerinden kalan, 90’lı yılların başında gerçekleşen elim bir yangın olayından sonra yıkılıp […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit oyununu geçtiğimiz Pazar günü akşamı Moda Sahnesi‘nde izledim. Yeni bir haftaya başlarken kendime verebileceğim en güzel hediyelerden birisi oldu. Oyundan çıkıp eve gelene kadar hatta eve geldikten sonra da uyuyana kadar geçen sürede oyundan muhtelif sahneleri zihnimde tekrar tekrar canlandırıp durdum. Oyun Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanından Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal tarafından sahneye uyarlanmış. Hakan Emre Ünal’a Seyyar Sahne çatısı altında yazıp oynadığı, benim henüz izleme fırsatı bulamadığım Trom oyunundan göz aşinalığım var. Nezaket Erden’i ise tanımıyordum. Kendisi Kadis Has Üniversitesi‘nin Oyunculuk programında yüksek lisansı yapıyormuş. Bitirme projesi olarak okurken çok etkilendiği, yer yer kendi […]

Devamı  


İzledim: Nereye Gitti Bütün Çiçekler?

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Mam’art Tiyatro‘nun Nereye Gitti Bütün Çiçekler? oyununu annemle birlikte Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin Kardelen 1 salonunda izledik. Eve Ensler’in görece yakın bir tarihte cereyan eden Bosna Savaşı‘nın (1992 – 1995) ardından kaleme aldığı, orijinal ismi ile Necessary Targets (Zorunlu Hedefler) oyununu Mam’art Tiyatro Tuğrul Tülek yönetmenliğinde aslından çok farklı bir şekilde yeniden uyarlamış. Ekip uyarlama esnasında oyunun çevirisini de yeniden yaparak ismini Nereye Gitti Bütün Çiçekler? olarak belirlemiş. Oyun bir mülteci kampında yaşayan beş kadının hikayesini paylaşmak ve böylece onların içerisinde bulundukları durumu daha kolay atlatmalarına yardımcı olmak maksadıyla çalışan bir travma danışmanı ve bir psikolog arasında yaşananları konu alıyor. Savaşın hemen sonrasında kendi […]

Devamı  


İzledim: Aşk Ölsün

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Baba Sahne‘nin açılış oyunu Aşk Ölsün‘ü dün akşam annemle birlikte Baba Sahne’de izledik. Oyun Günay Karacaoğlu‘nun tek kişilik bir performansı. Aynı zamanda Tiyatro Günlüğü’nü açmam için beni motive eden, günlüğün ilk oyunu olan Basit Bir Ev Kazası‘nın da devamı niteliğinde. Oyunun sahne arkasındaki ekibinde Basit Bir Ev Kazası’ndan fazlaca tanıdık isimler var. Oyunu yazarı Murat İpek, sahne ve kostüm tasarımcısı ise Barış Dinçel. Oyunun birbirinden güzel müzikleri yine Çiğdem Erken‘in marifetleri. Basit Bir Ev Kazası’ndan farklı olarak ise Murat İpek oyunun yönetmenliğini bu kez Barış Dinçel’e devretmiş. Aşk Ölsün’ün Basit Bir Ev Kazası’nın devamı niteliğinde olması ilk oyunu izlememiş olanlar için bir kayıp yaratmıyor. Günay […]

Devamı  


Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nin Tadilat Söylentileri Üzerine

Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika Mayıs ayında, sezonun da bitmesi ile birlikte Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nin iki sene süreyle bir tadilata gireceğine dair söylentiler var. Bu söylentiler yetkililer tarafından yalanlanmamakla beraber kısmen doğrulanmış. Detayları bağlantısını verdiğim blogda mevcut. Gözümüzün önünde Atatürk Kültür Merkezi gibi, Muammer Karaca Tiyatrosu gibi çürümesine tanıklık ettiğimiz örnekler varken, bu tadilat söylentileri tamamıyla iyi niyetli bir sürecin habercisi dahi olsa sahnenin tüm gediklilerinde tedirginlik yaratmaya yetiyor. İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Nisan ayı programı geçtiğimiz haftalarda açıklandı. Açıklanan program içerisinde Mayıs ayının ilk haftasında sahnelenecek oyunlar da yer alıyor. Bu da demek oluyor ki Mayıs ayı için ayrı bir program açıklanmayacak. Ezcümle, Şehir Tiyatroları’nda sezon Mayıs […]

Devamı  


İzledim: Nihayet Bitti

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Peter Turrini‘nin Nihayet Bitti oyununu 2015’in Ekim ayında bir Duru Tiyatro yapımı olarak Emre Kınay’ın tek kişilik performansıyla izlemiştim. O sıralarda Ankara Devlet Tiyatrosu da Murat Çidamlı yönetmenliği ve Göktuğ Tolga Demiralp‘ın oyunculuğunda aynı oyunu sahneliyordu. Yaklaşık bir buçuk sene sonra Ankara Devlet Tiyatrosu Nihayet Bitti oyunuyla Üsküdar Tekel Sahnesi‘ne turneye geldi. Bana da çokça keyif aldığım bir eylem olan sahneleme karşılaştırması yapabilmek için fırsat doğmuş oldu. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izlediğim oyunlarda hiçbir ayırt edici özelliği olmamasına rağmen zamanla önceliğim haline gelmiş olan B12 koltuğunun boş olduğunu görünce biletimi alarak oyun gününü beklemeye başladım. Oyun fotoğraflarına daha önce göz gezdirdiğim için sahne tasarımı hakkında […]

Devamı  


İzledim: Nereye de Gidiyor Lan Bu Gemi?

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Nereye de Gidiyor Lan Bu Gemi?, Ferhan Şensoy‘un yazıp yönettiği, benim Şubat ayında gerçekleşen prömiyerinden iki ay sonra Kadıköy Halk Eğitim Merkezi‘nde izleyebildiğim bir oyun. Geçtiğimiz Ekim ayında sezonun ilk oyunlarından birisi olarak Sercan’la beraber izlemiştik Ferhan Şensoy’u, Ferhangi Şeyler’de. Sezon içerisinde yeniden sahnede izleyebilmek ayrı bir mutluluk oldu benim için. Oyun içinde yaşayacak kadar yakın olduğumuz dönemi bir apartmanın kendi halinde yaşayan sakinlerinin hikayesiyle anlatıyor bizlere. Oyunu izlerken apartman sakinlerinin hal ve davranışlarından zaman zaman kendime benzer bulduğum birçok yön oldu. Karakterle aynı şeyleri henüz üstünden çok fazla bir zaman geçmeden önce düşünmüş veya dile getirmiş olmak oyunun bir […]

Devamı  


İzledim: Ben Çağırmadım

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın yeni oyunu Ben Çağırmadım‘ı Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Bu sezon için Haldun Taner Sahnesi’nde planlı olarak izlediğim son oyundu. İngiliz yazar Noel Coward‘ın kaleme aldığı Ben Çağırmadım, yeni yazacağı roman için kaynak araştırması yapan bir yazarın, doğaüstü yetenekleri olduğuna inanılan bir kadını istihza ile evine davet etmesi ve daha sonra olayların hiç tahmin edemeyeceği şekilde gelişmesini konu alıyor. Yazar Mithat, eşi ve dostları ile beraber tertip ettiği akşam yemeğinde Madam ile tanışıp, pek ciddiye almadığı mesleğini yaparkenki hallerini gözlemlemek ve bunları romanındaki karakteri üzerinde tatbik etmeyi amaçlıyor. Tanışma ve yemek faslından sonra Madam’ın uzmanlık alanı olduğunu belirttiği ruh çağırma […]

Devamı  


İzledim: Ayrılık

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Maltepe Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen Tiyatro Evi‘nin Ayrılık oyununu Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde annemle birlikte izledik. Ayrılık, aslında bu seneki festivalde izlediğim ikinci oyun. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü‘nde, Hayal Perdesi ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı Üç Kız Kardeş uyarlamasını izledim ilk olarak. Fakat onun günlüğünü yazmadan önce oyun metnini okumak istediğimden yazım sıralarında ufak bir değişiklik yaptım. Behiç Ak‘ın kaleme aldığı, daha önceleri Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları’nın yanısıra birçok özel tiyatronun da repertuarında kendisine yer bulan oyun bu defa Tiyatro Evi bünyesinde, Semih Çelenk yönetmenliğinde yeniden yorumlanmış. Oyun, dört yıl süren evliliklerini boşanarak noktalamış bir çiftin, birbirlerinden […]

Devamı  


İzledim: Cimri

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Karakterlere gelince ise ben en çok Harpagon rolündeki Mehmet Ali Kaptanlar’ın para hırsı ile yaptıklarını ve evin hem şoförü hem de aşçısı rolünde olan Jacques ustanın aşırı cesaret ve saflık arasında gidip gelen karakterini beğendim. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Cimri oyununu izledikten sonra yazmıştım üstteki satırları. O oyundan üç sene sonra Özgür Hanım‘la birlikte tekrar izledik Cimri’yi. Bu defa Kocamustafapaşa’daki Çevre Tiyatrosu‘nda Tansu Biçer yönetmenliğinde bir Semaver Kumpanya yapımı olarak. Uzunca bir süredir aklımızda atıl olarak duran eylemin rahatını Nihat Sırdar‘ın Otuzbeş’i Beklerken kitabının etkisiyle bozunca kendimizi bir Pazar günü Kocamustafapaşa’da bulduk. Hem daha önce yolumuzun düşmediği bir semt olmasının çekincesini hem de hafta sonu […]

Devamı