İzledim: Sunay Akın ile Görçek

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Sunay Akın‘ın tek kişilik gösterisi Görçek‘i Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde izledim. Daha önce Sunay Akın ile temasım katıldığı programların ve söyleşilerin video kayıtları ve Kule Canbazı kitabı hasebiyle olmuştu. İlk defa kendisini sahnede izleme fırsatı buldum. Haluk Bilginer’i de Pencere oyunuyla ilk defa bu ay sahnede izlediğimi göz önünde bulundurursak, Nisan ayı benim kişisel tiyatro serüvenim açısından oldukça güzel geçti diyebilirim. Diğer izlediğim oyunlar da cabası.

Sunay Akın, Görçek’i bir anlatı formatında sahneye koyuyor, bir nevi günümüz meddahlığı yapıyor. Oyunda herhangi bir gösterişli dekor unsuru veya göz alıcı ışık oyunları yok. Sunay Akın izleyicilerin dikkatini dağıtmayacak düz renk bir kıyafetle barkovizyondan yansıtılan görseller önünde sözünü sakınmadan hikâyelerini paylaşıyor. Zaman zaman izleyicilerle keyifli sohbetler ediyor. Muhtemeldir ki aksi bir durumda iki saat boyunca tekdüze bir anlatıyı dinlemek izleyiciler açısından güç olacağı için anlatılarının mizah dozunu çok yüksek tutuyor. Gerek izleyicilerle girdiği diyaloglarda gerekse de daha önce başından geçen olayları anlatırken mizahi üslubunu cebinde taşıyor.

Sunay Akın’ın gösteride değindiği konuların tek bir teması yok. Anıtkabir‘in ilk projesinden, Aslanlı Yol‘un hikâyesine, İbn Rüşd‘den Gazali‘ye, Melih Cevdet Anday‘dan, Osmanlı halifesi ressam Abdülmecid Efendi‘e, Emrullah Âli Yıldız‘dan, Abidin Dino‘ya kadar birçok kişi ve konuya dokunuyor. Tiyatro oyunlarında oyuncu performanslarından, yönetmenin sahneleme tercihlerine kafa yorarken kelam edecek birkaç şey bulabiliyorum. Fakat özellikle Sunay Akın’ınki gibi her anı dolu bir gösteriyi anlatmaya çalışmak nafile bir çaba. Gösterisinde değindiği tüm konuları yalnızca başlık olarak versem hatırı sayılır bir kitabın içindekiler sayfasına benzer bir liste çıkar ortaya.

Gösteride anlatılan hikâyelerin neredeyse tamamı ilk defa duyduğum, daha önce bilgimin olmadığı konulardı. Oyuna ismini veren Görçek de öyle. Onunla bitirmiş olayım bu günlüğü. Görçek Beyoğlu’nda bir fotoğraf stüdyosunun ismiymiş. Tam olarak ismi Foto Görçek. 1940’lı yıllarda Emrullah Âli Yıldız tarafından kurulan stüdyo benzerlerine göre farklı bir hizmet veriyormuş. Müşteriler kendilerine özel ayrılmış bir kabine girip fotoğraflarını kendileri çekiyormuş. Karşılarındaki aynadan kendilerini görüp istedikleri pozu verdikten sonra ellerindeki deklanşöre basmaları yeterli oluyormuş. Birine ihtiyaç duymadan fotoğraf çektirmenin rahatlığını gören insanlar yalnızca eğlenmek için bile bu stüdyonun yolunu tutmaya başlamışlar. Bu ilk selfie stüdyosu 1994 yılına kadar müşterilerine hizmet vermeye devam etmiş.

Nihayetinde Sunay Akın, Görçek gösterisiyle izleyicilere tarihle, edebiyatla ve sanatla dolu dolu iki saatlik bir zaman geçirtiyor. Sanmıyorum ki bu gösteriyi izleyip salondan keyifle ayrılmayan izleyici olsun.

OYUN KÜNYESİ
Anlatıcı: Sunay Akın
Süre: 2 saat (Tek perde)