İzledim: Uşak, Kral ve Ötekiler

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Uşak, Kral ve Ötekiler benim için 14. Kadıköy Tiyatro Festivali’nin kapanış oyunu oldu. Bu sene sahnelenmeye başlanan oyun Bo Sahne‘nin bir yapımı. Rollerini Köksal Engür ve Merve Engin‘in paylaştığı oyunun yazarı ise Süleyman Karaahmet.

Oyun adından da anlaşılacağı gibi bir kralın, bir krallığın hikayesini anlatıyor. Uşak ve ötekiler de dahil bu hikayeye. Kibri yüzünden tahtında yalnız kalmış bir kralı oynuyor Köksal Engür. Gücünü kullanarak etrafındakilere hükmetmeyi kendine bir görev addetmiş olan kral, koca sarayda uşağı ile bir başına kaldığını fark ediyor bir zaman sonra. Ne başka bir çalışan, ne de halkından birileri, kimseler yok etrafında. İş böyle olunca, hükmedemeyeceğin kimseler kalmayınca etrafında kral olmanın da bir albenisi kalmıyor insan gözünde. Ama tahtın sahibi olmak da önemli, boş bırakmamak lazım tahtı. İç veya dış mihraklar ele geçirebilir.

Neler olup bittiğiniz anlamak için kral huzuruna çağırıyor uşağını. Neden etrafta kimseler kalmadığını soruyor. Anlatmaya başlıyor uşak korkarak. Yanlış bir şey söylese canı ile ödeyecek, doğruları bir bir söylese de sağ kurtulacağının garantisi yok ama ihtimali var. Bu ihtimale sığınarak anlatmaya başlıyor bir fıkrayı krala. Bizim sahnede izlediğimiz de uşak, kral ve ötekiler arasında geçen bu fıkra oluyor yaklaşık bir buçuk saat boyunca. Güç hırsının yol açtıkları, gücü elde etmek ve gücün kullanımı, güvensizlik ve iki yüzlülük ise bu fıkranın değindiği ana noktalar.

usak_kral_ve_otekiler_tiyatro_oyunu-2

Uşak ve ötekiler rollerini Merve Engin canlandırıyor. Köksal Engür’ün oynadığı ağırbaşlı kral rolünün aksine Merve Engin’in oynadığı roller bir o kadar hareketli. Rol geçişlerini küçük kostüm değişiklikleri ile gerçekleştiriyor sahnede Engin. Her oynadığı kişi için büründüğü karakterler ise muazzam güzellikte.

İçerisinde çok yerinde ve kararında güncel siyasi göndermelerin de olduğu oyunun temposu başından sonuna kadar çok yüksek devam ediyor. Tam açıkhava izleyicisine hitap ettiğini düşünüyorum bu nedenle. Oyun öncesindeki davetiye sıraları çok fazla olduğu için insanlar yoruluyor. Bunun üstüne sahnede oyun başladığında, karşılarında ağır ilerleyen bir hikaye gördüklerinde pek memnun olmuyorlar. En azından birkaç seneden benim gözlemlerim bu şekilde.

İki oyuncuyu da sahnede ilk defa izledim. Fakat Köksal Engür’ü izleyeceğim ayrı bir heyecan duyuyordum oyun programını gördüğümden beri. Çocukluk yaşlarımda seslendirdiği Red Kit çizgi filmlerinden, içinde olduğum yaşlarımda da Onur Ünlü’nün dizi ve filmlerinde oynadığı karakterlerden dolayı kendisine sempatim var. Oyundaki daha ilk sahnesinde sesini duyduktan sonra da o akşam için ne kadar doğru bir karar verdiğimi çoktan anlayıp, hayran gözlerle izlemeye başlamıştım.

Bo Sahne

Kısaca Bo Sahne’den de bahsetmek istiyorum. Daha önce Bo Sahne’nin sahnelediği Burak Sergen’in tek kişilik performansı Adolf’u izlemiştim Oyun Atölyesi’nde. Fakat Cihangir’deki mekanlarına maalesef hiç gidemedim. Bo Sahne yönetimi, geçtiğimiz günlerde kendi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden bir açıklama yayınladı. 2013 yılında kurulan sahnelerini farklı yurt içi ve yurt dışı projelerini gerçekleştirmek için devretme kararı aldıklarını belirttiler bu açıklamada. Birçok tiyatro sever sahnelenmekte olan oyunların akıbetini merak etti doğal olarak. Devir işlemi gerçekleştikten sonra mekanın yeni sahipleri ile bir anlaşmaya varılır mı bilinmez fakat Bo Sahne oyunlarını farklı alternatif sahnelere konuk olarak sahnelemeye devam edecekmiş. Seyyar Sahne gibi bunun çok güzel örnekleri var. Umarım Bo Sahne’nin perdeleri açılmaya, izleyicileri kaliteli yapımlarla buluşturmaya devam eder.

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Süleyman Karaahmet
Yöneten: Levent Özdilek
Oynayanlar: Köksal Engür, Merve Engin