Yeni Sezonda İstanbul Şehir Tiyatroları

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk.

İki seneye yakın bir zamandır düzenli olarak tiyatro izleyicisiyim fakat henüz İstanbul Şehir Tiyatroları’nda tek bir oyun dahi izleyebilmiş değilim. Bunun da nedeni aslında çok basit. Şehir Tiyatroları’nın internet üzerinden bilet satın alınmasını sağlayan sistemi yalnızca kredi kartları üzerinden ödeme alıyordu. Banka hesap kartı kullandığım için de internet üzerinden bilet satın almak benim için bir hayalden öteye gidemiyordu.

Oyunlara olan ilgiden dolayı oyuna birkaç gün kala gişeden bilet bulabilmek de oldukça zor bir hal alıyor. Alternatif çözüm olarak geriye bir tek internet üzerinden rezervasyon yaptırıp, bileti gişeden almak kalıyor. Fakat bu da teorik olarak kulağa kolay yapılabilir gelse de pratikte pek öyle olmuyor. Yapılan rezervasyonlara bir geçerlilik süresi tanımlıyor sistem otomatik olarak. Yani oyunun temsil tarihinden on gün önce rezervasyon yaptırıp, oyun günü biletinizi alamıyorsunuz. Bir oyun için sahneye iki defa gitmeniz gerekiyor ki, sahne evinize, işinize, okulunuza ulaşım olarak ters bir konumdaysa bu da ayrıca bir külfet.

Uzun lafın kısası, Şehir Tiyatroları’nın bilet satış sisteminde bir iyileştirme çalışması yapılmış olacak ki artık banka kartları ile de bilet satın alınabiliyor.

Şehir Tiyatroları’nda izleyeceğim ilk iki oyun için Kadıköy’deki Haldun Taner Sahnesi’ni seçtim. Sezon içerisinde de yine ağırlıklı olarak bu sahneye geleceğim gibi gözüküyor. Bu yüzden de günlük görseli olarak Haldun Taner Sahnesi’nin 1980’lerden kalma bir fotoğrafını seçtim.

Oyunlara gelecek olursam, Emile Fabre’nin yazıp, Engin Alkan’ın yönettiği Çürük Temel ilk, Ali Cüney Kılcıoğlu’nun yazıp, Tolga Yeter’in yönettiği Komşum Hitler ise izleyeceğim ikinci oyunum olacak. Şehir Tiyatroları’nın 101. kuruluş yılı benim Şehir Tiyatroları ile tanışmamın 1. yılı oldu. Umarım beraber geçireceğimiz zamanda aradaki farkı azaltmaya yönelik eylemler içerisinde bulunabilirim.