İzledim: Grönholm Metodu

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.

Ankara Devlet Tiyatrosu‘nun turne ile İstanbul’a gelen oyunu Grönholm Metodu‘nu önceki akşam Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izledim. Aslında Grönholm Metodu’ndan önce izleyip de günlüğünü henüz yazmadığım iki oyun daha var. İstanbul Şehir Tiyatrosu’ndan Son(suz) Öykü ve İki Arada Bir Yerde. Üst üste iki iş haftasının kapanışını Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde bu oyunlarla yaptım. En kısa zamanda da günlüklerini yazmaya çalışacağım.

Tekrar sıcağı sıcağına Grönholm Metodu’na dönecek olursam, oyun bu sezon başında Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeye başlanmış. İspanyol yazar Jordi Galceran‘ın kaleme aldığı oyun, uluslararası bir şirketin satış departmanı müdürlüğü için iş başvurusu yapan dört adayın değerlendirildiği son görüşmeyi konu alıyor. Adaylar kendileri ile toplu bir görüşme yapılacağını düşünürken daha önce hiç deneyimlemedikleri türden bir görüşme yöntemi ile karşılaşıyorlar.

Görüşmenin ilk kuralı olarak adaylardan herhangi birinin her ne sebeple olursa olsun görüşme bitmeden salondan çıkması başvurduğu işi kaybetmesine neden oluyor. Kolayca tahmin edileceği üzere görüşmenin ilerleyen dakikalarında bu kural adayların işi alabilmek için kendilerini bir vicdan muhasebesinden geçirmelerine neden oluyor. Tabii bu yöntemle adayların özel hayatları ve işe sahip olabilmek uğruna vazgeçebilecekleri değerler de gözler önüne serilmiş oluyor.

gronholm-metodu-tiyatro-oyunu-1

İçerdiği durum komedilerinden dolayı yer yer tüm salonu kahkahalara gark eden oyun, iş hayatının acımasızlığını ve sahteliğini trajik bir şekilde anlatıyor. İş hayatına, kurumsallığa fazla önem veren izleyicileri eminim ki oyundan sonra kemikleşmiş bazı değerleri tekrar sorgulamaya teşvik etmiştir. Fakat halihazırda düşünceleri oyununun temasında olan izleyicilere ise bildikleri bir hikayeyi çok güzel bir anlatım ve heyecanla tekrar dinleme imkanı sunuyor.

Tek perde olarak sahnelenen oyun, baştan sona bir toplantı salonunda geçtiği için oyun dekorunda köklü bir değişiklik olmuyor. Bununla birlikte oyun içerisindeki diyaloglar neredeyse hiç kesilmiyor. Bu ikisine bir de konunun sürükleyiciliği eklenince 1 saat 40 dakika boyunca zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

gronholm-metodu-tiyatro-oyunu-2

Oyunun oyuncu kadrosunu Cüneyt Mete (Fernando), Deniz Gökçe Yersel (Enrique), Ünsal Coşar (Carlos) ve Nur Yazar (Mercedes) oluşturuyor. Benim kişisel olarak en beğendiğim Enrique rolündeki Deniz Gökçe Yersel oldu. Neredeyse tüm Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncuları gibi kendisini de sahnede ilk izleyişimdi. Günlüğü yazmadan önce merak edip, katıldığı birkaç televizyon programının videosuna kısa bir göz attım. Oyundaki rolü ile kendi sireti arasında çok fazla benzeşen noktalar olduğunu düşünüyorum. Böyle düşündüğüm karakterlerde ilgili oyuncunun yerine kimi koyarsam koyayım sahnede tahayyül edemiyorum. Bu nedenle Grönholm Metodu ile ilgili olarak son söyleyeceğim de Enrique rolünün Deniz Gökçe Yersel’e çok yakıştığı olsun.

Grönholm Metodu oyunu, Metot ismi ile Semaver Kumpanya tarafından da sahneleniyor. Oyununun yönetmenliğini ve oyunculuğu yapan Serkan Keskin ve yine oyunun oyuncularından Mustafa Kırantepe de oyunu en ön sıradan izleyenler arasındaydı. Serkan Keskin’in oyunculuğunu, canlandırdığı karakterleri çok seven biri olarak ön sıramda görünce ister istemez kısa süreli bir şaşkınlık yaşasam da oyun sonunda aynı oyunu Semaver Kumpanya yorumlaması ile izleme isteğim tekrar depreşti.

Oyunun bir de 2005 İspanyol yapımı El Método isimli bir filmi varmış. IMDb puanı 7.3/10 olan film hakkında detaylı bilgiler ise burada ve şurada mevcut.

The_Method-411717926-large

OYUNUN KÜNYESİ
Yazan: Jordi Galceran
Çeviren: Beliz Coşar
Yöneten: Sinan Pekinton
Oyuncular: Cüneyt Mete, Deniz Gökçe Yersel, Ünsal Coşar, Nur Yazar