İzledim: Sadece Diktatör

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Sadece Diktatör, Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun izlediğim ikinci, kendi sahnelerinde ise izlediğim ilk oyunları. İlk Kadıköy Emek Tiyatrosu oyunu seyir deneyimimi geçtiğimiz aylarda gerçekleşen 15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali‘nde Sevmekten Öldü Desinler oyunuyla yaşamıştım. O yazıda da biraz bahsetmiştim. Kadıköy Emek Tiyatrosu ve oyunlarıyla enteresan bir ilişkim var. Oyunlar iptal oluyor, benim erteleme imkânım olmayan bir işim çıkıyor, bir türlü izlemek kısmet olmuyordu. Neyse ki geçtiğimiz yaz Sercan’la beraber izlediğimiz oyunda bu zinciri kırdık. O oyunun günlüğünde de bahsettiğim gibi sezonun ilk ayında Sadece Diktatör oyununu izlemek üzere pek âdetim olmamasına rağmen bir hafta sonu akşamı tuttum Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun yolunu. […]

Devamı  


İzledim: Fırtına

Yaklaşık okuma süresi: 6 dk. Moda Sahnesi‘nin Fırtına oyununu geçtiğimiz Pazar günü Özgür Hanım‘la birlikte izledik. Fırtına, sahnenin yeni ve beşinci sezon açılış oyunu olmakla birlikte benim de yolumun daha önce yine Moda Sahnesi aracılığıyla kesiştiği bir oyun. 2016’nın mart ayında Moda Sahnesi’nde Shakespeare ile Düşünmek isimli bir dizi seminere katılmıştım. Emine Ayhan‘ın konuşmacı olarak yürüttüğü bu seminerlerde haftalık okuma programımızda olmamasına rağmen son hafta Emine Ayhan’ın ricasıyla okumuştuk Fırtına’yı. Oyunu izlemeden önce yeniden okumayı, unuttuğum epey şeyi yeniden hatırlamayı ihmal etmedim. Oyun izlediğim diğer sahnelere nazaran Moda Sahnesi oyunlarıyla mesaim daha fazla sürüyor. Oyun provalarının başlamasıyla birlikte benim için de bir süreç başlıyor. Bu süreçte […]

Devamı  


Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Yeni sezon başlıyor. Önceki sezon için aynı yazıyı yazdığım gün, dün gibi aklımda. Üstünden 50’e yakın oyun, birçok farklı tiyatro, sahne, yazar, yönetmen ve oyuncu geçmiş. Ekim ayı için seyir programımı sezona güzel bir başlangıç yapmak adına ince eleyip sık dokuyarak oluşturdum. Programı oluştururken Shakespeare‘i gözetmedim dersem yalan olur. Moda Sahnesi ve Altıdan Sonra Tiyatro‘dan iki Shakespeare yapımı izleyeceğim ay içerisinde. Bunların yanında geçtiğimiz sezonlarda izlemek isteyip de programını kendime uydurmayı beceremediğim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Oyunun Oyunu ve Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun Sadece Diktatör oyunlarıyla birlikte İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun bu sezon sahnelemeye başlayacağı Nehrin Solgun Yüzü oyununu izlemeyi planlıyorum. Tabii her şey yolunda […]

Devamı  


15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali’nin Ardından

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. 15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali bitti. Bu sene festivalde toplam 15 oyun sahnelendi. İptal olan oyun olmadı. Yağmur yağışı nedeniyle Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun oyunu festivalin sonuna ertelendi. Sahnelenen oyunlardan 5 tanesini davetiyeli, 6 tanesini de oyun saatinden önce sahne girişinde oluşan sıralarda bekleyerek olmak üzere 11 tanesini izleyebildim. İlk defa izlediğim oyunların günlüklerini yazdım. Daha önce izlediğim oyunların günlüklerinin ise sonlarına eklemeler yaptım. İzledim: Yaşamaya Dair (Dostlar Tiyatrosu) İzledim: Sevmekten Öldü Desinler (Kadıköy Emek Tiyatrosu) İzledim: Joko’nun Doğum Günü (Yolcu Tiyatro) İzledim: Öküz (Ezop Sahne) İzledim: Kıyıya Oturmanın Böylesi (Merve Engin) İzledim: Cimri (Semaver Kumpanya) İzledim: Şatonun Altında (Fiziksel Tiyatro […]

Devamı  


İzledim: Sevmekten Öldü Desinler

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Kadıköy Emek Tiyatrosu’nun izlediğim ilk oyunu Sevmekten Öldü Desinler. Oyunu Sercan’la birlikte Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde izledim. Kadıköy Emek Tiyatrosu’yla ilk kurulduğu zamanlardan bu yana tanışığım. Ama benimki bir nevi simaen tanışıklık. Çünkü bir türlü yollarımız denk düşmüyor. İki defa sahnelerinde oyun izlemeye niyetlendim, ikisi de oyuncu rahatsızlığından dolayı iptal oldu. Katıldıkları festivalde bir oyunlarını izleyeyim dedim, aşırı izleyici katılımından davetiye bulamadım. Bir şekilde bu zamana kadar kaldı yüz yüze tanışmamız. Ne yalan söyleyeyim Grand Pera Emek Sahnesi ile yaşadıkları hukuksal sorunlar nedeniyle değiştirmek zorunda kaldıkları eski isimleri Emek Sahnesi‘ni daha çok seviyordum. Hem anlam olarak çok doluydu hem […]

Devamı  


İzledim: Joko’nun Doğum Günü

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Sezonda birçok kereler farklı sahnelerin programlarında gördüğüm bir oyundu Yolcu Tiyatro’nun Joko’nun Doğum Günü oyunu. Dün akşam Özgür Hanım‘la birlikte Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde izleme fırsatı bulduk. Oyun Fransız yazar Roland Topor tarafından ilk olarak roman olarak yazılmış ve yayınlanmış. Daha sonra bir tiyatro metni olarak düzenlenerek sahneye uyarlanmış. Yine çok uzak olduğum bir yazar. Bu seneki festivalde tanışma şansı bulduğum benim için yeni yazarlardan bir tanesi. Topor, Joko’nun Doğum Günü oyununda ezen ve ezilen arasındaki ilişkiyi bir işçi ve patron ilişkisine indirgeyerek aslında hepimizin başını sonunu bildiğimiz bir hikâye anlatıyor. Yine bu seneki festivalde sahnelenen oyunlardan dolayı zihnimde çokça yer eden […]

Devamı  


İzledim: Öküz

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Ezop Sahne‘nin Öküz adlı oyununu dün akşam Sama’yla birlikte Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde izledim. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen oyunun davetiyelerini yine gün içinde Kozyatağı Kültür Merkezi gişesinden temin ettim. Ezop Sahne 2016 yılında Anlatının Büyülü Alemi sloganıyla İstanbul Beşiktaş’ta kurulmuş. İlk oyunları Bihter Dinçel’in yazıp oynadığı, Cem Emüler’in yönettiği Aşiyan. Aşiyan oyununu sezon içerisinde Oyun Atölyesi’ne konuk olarak geldiği bir gün izlemek istemiş, muhtelif aksaklıklardan dolayı izleyememiştim. Öküz böylece Ezop Sahne ile tanışmamı sağlayan ilk oyun oldu. Öküz -orijinal ismiyle Bull-, bir iş yerindeki baskı ve yıldırma uygulamalarını (mobbing) konu alan, Mike Bartlett‘in kaleme aldığı derinlikli bir oyun. Thomas, Isobel ve Tony […]

Devamı  


İzledim: Kıyıya Oturmanın Böylesi

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Merve Engin‘in tek kişilik performansı Kıyıya Oturmanın Böylesi‘ni geçtiğimiz akşam Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde izledim. Şaşırtıcı bir şekilde festivalin diğer oyunlarına tezat olarak akşam 8’de Özgürlük Parkı içerisindeki gişede davetiye bulunabiliyordu oyuna. Festivalde bir önceki gün büyük bir izleyici katılımıyla Semaver Kumpanya’nın Cimri oyunu sahnelenmişti. Oyuna ilgi o kadar çoktu ki kapıda sıra olan onlarca insan salonun asgari izleyici sayısına ulaşmasından dolayı içeri alınamadı. Belediye çalışanlarının söylediği, kapıdaki sırayı gören veya sırada bulunan izleyicilerin festivale mesafeli yaklaşarak ertesi günkü oyuna ilgi göstermediği şeklinde. Bir nevi küsmüşler yani. O da Merve Engin’in oyununa denk gelmiş. Oyunun başlama saatine kadar salon doldu […]

Devamı  


İzledim: Şatonun Altında

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Geçtiğimiz Çarşamba günü Özgür Hanım‘la birlikte enteresan bir oyun deneyimi yaşadık. Özgürlük Parkı Açık Hava Sahnesi‘nde Fiziksel Tiyatro Araştırmaları‘nın Şatonun Altında oyununu izledik. İlk olarak kısaca oyunun konusundan bahsedeyim. Şatonun Altında, William Shakespeare‘in Macbeth oyunun bir uyarlaması. Biz oyunun tanıtım metninde Macbeth’in ölümünden sonra başlayan oyun ibaresini görünce, sahnede Macbeth’in ölümünün ardından yaşananları konu alan kurgu bir oyun göreceğimizi düşünmüştük, meğer öyle değilmiş. Oyun, iki çamaşırcı kadının gözünden Macbeth’in hikâyesini anlatıyor izleyiciye. Burada yabancısı olduğum birkaç tanım ve kişi paylaşacağım. Clown: Kendine özgü çalışma biçimine sahip dinamik bir fiziksel tiyatro türü. An odaklı olan, kurgunun ötesinde her anı yaşayan, aktaran, […]

Devamı  


İzledim: Üç Kız Kardeş

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk. Hayal Perdesi ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı olan Üç Kız Kardeş oyununu ilk defa bu sene 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi‘nde izlemiştim. Gerek orijinal oyunun konusunu, gerek izlediğimin bir uyarlama olduğunu bilmediğimden yaklaşık 70 dakika boyunca sahnede anlamlandıramadığım ama enteresan olduğunu hissettiğim bir şeyler izleyip çıktım salondan. Daha sonra oyunun günlüğünü yazmak istediğimde iki cümleyi bir araya getiremediğimi gördüm. İş Bankası Kültür Yayınları’nın yolunu tuttum. Modern Klasikler Dizisi’nde yer alan Anton Çehov‘un Ataol Behramoğlu çevirisiyle yayınlanan Üç Kız Kardeş metnini aldım. Aynı oyunu Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali‘nin programında da görünce bu defa dersimi çalışıp, öyle […]

Devamı