Duyurdum: 17. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali

Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika Kadıköy Belediyesi‘nin geleneksel olarak 16 senedir düzenlediği tiyatro festivalinin 17.si, 1 – 14 Temmuz 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz senelerde ağustos ayında düzenlenen festival, bu sene bayram tatilinden dolayı temmuz ayına çekildi. Bu nedenle oyunların başlama saatlerinde bir değişiklik yapılmasını bekliyordum ama gördüğüm kadarıyla yapılmamış. Oyunların geç saatte bitmesinden kimi izleyiciler şikayet ediyordu. Fakat sahne ışıklarından faydalanabilmek için de havanın tam olarak kararması beklendiğinden başlama saati daha erkene çekilemiyordu. Bu sene de Selamiçeşme Özgürlük Parkı içerisindeki açık hava sahnesinde oynanacak tüm oyunların başlama saati 21.00. Açıklanan programa göre 14 gün içerisinde 12 oyun sahnelenecek. Geçmiş senelerde festival süresi boyunca aralıksız […]

Devamı  


2018 – 2019 Sezonunda Beğenmediğim Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Sezon sonlarına doğru izleyip de beğenmediğim, bittiğinde salondan memnun ayrılmadığım oyunların sayısı artınca karar verdim bu günlüğü yazmaya. Bu sezon için yazmaya değer 7 oyun çıktı karşıma. Oyunları seçerkenki kriterim bende bıraktıkları genel his oldu. Bu bazen rejiden bazen oyuncuların bireysel performanslarından kaynaklansa da günün sonunda hepsi seyir deneyimimi olumsuz etkiledi. Yine alfabetik bir sırayla paylaşıyorum. Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim? (Oyun Atölyesi) Benim için sezonun kapanış oyunu olmasına rağmen Oyun Atölyesi için yeni bir serüvenin başlangıcıydı. Prömiyerinden birkaç gün sonra izledim. Bir pedofili hikâyesi. Zamanında aile yakınları tarafından istismara maruz kalmış bir kadının 47 yaşında o günlerini yeniden hatırlaması. Başroldeki […]

Devamı  


2018 – 2019 Sezonunda En Beğendiğim Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Her sezon sonunda olduğu gibi bu sezon da en beğendiğim oyunlardan mürekkep ufak bir liste hazırladım. İzlediğim 34 oyundan en beğendiğim 10 tanesini çıkarmak yine epey zor oldu. Bu günlüğe konu olamayan ama kimisinin metnini kimisinin ise rejisini beğendiğim başka oyunlar olmadı değil elbette. Fakat sezona hızlıca bir göz attığımda bende en çok iz bırakan oyunların bunlar olduğuna kanaat getirdim. İsimlerine göre alfabetik sırayla paylaşıyorum. Ağaçların Kokusu (Moda Sahnesi) Koffi Kwahule‘un oyunu Kemal Aydoğan rejisiyle sahneleniyor. Rollerini Timur Acar, Ezgi Coşkun, Ebru Saçar ve Gurur Çiçekoğlu‘nun paylaştığı oyun, konusu itibarıyla gönlümde ayrı bir yerde duruyor. Oyunla ilgili günlük yazım: İzledim: […]

Devamı  


2018 – 2019 Sezon Değerlendirmesi

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika 2018 – 2019 tiyatro sezonu bitti. Tiyatro Günlüğü’nde yazmaya başladığımdan bu yana geçirdiğim en keyifsiz sezon oldu. Muhtelif nedenlerden dolayı tek oyunla kapattığım aylar da oldu, haftalar öncesinden biletini alıp gidemediğim oyunlar da. Aslında geçtiğimiz yaz yapılan 16. Kadıköy Tiyatro Festivali bu yaşanacakların ipuçlarını vermişti bana. Senelerdir takipçisi olduğum festivale çok az katılım sağlayabilmiş ve neredeyse merak ettiğim hiçbir oyunu izleyememiştim. Onu takip eden süreçte peşi sıra gelen talihsizlikler sezon içerisine de sirayet etti. Bu sezon 22 farklı tiyatronun 34 oyununu izleme fırsatı buldum. Her sezonu bitirirken, bir sonraki sezonda öncekine kıyasla en az bir oyun daha fazla izlemek gibi […]

Devamı  


İzledim: Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Oyun Atölyesi‘nin yeni oyunu Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim ile 2018 – 2019 tiyatro sezonunu kapattım. Öncesinde izlediğim ama henüz günlüklerini yazamadığım üç oyun daha var. Onlarla birlikte sezon değerlendirmelerini de yazarak 1 Temmuz’da başlayacak 17. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali’nin yolunu gözlemeye başlayacağım. Amerikalı çağdaş oyun yazarı Paula Vogel‘in kaleme aldığı oyun Sami Berat Marçalı yönetmenliğinde sahneleniyor. Metin daha önce Tiyatro Fora çatısı altında Tufan Karabulut rejisiyle de sahnelenmiş. Maalesef onu izleme şansım olmadı. Tiyatro Fora ile ilişkim seneler önce izlediğim Ders oyunuyla sınırlı kaldı. Yeni sezonda bir oyunlarını izlemeyi istiyorum. Yeniden Oyun Atölyesi’ne dönersem, Özlem Zeynep Dinsel, Berk Hakman, Yasemin […]

Devamı  


İzledim: Kanlı Komedya “Caligula”

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Baba Sahne‘nin Aşk Ölsün ve Bir Baba Hamlet‘ten sonraki üçüncü oyunu Kanlı Komedya “Caligula”yı Baba Sahne’de izledim. Sezonu kapatmadan sondan bir önceki oyun olarak. Aslında oyunu nisan ayında izlemek niyetindeydim. Yanlış hatırlamıyorsam oyuncu rahatsızlığından dolayı bilet aldığım temsil iptal edildi. Uygun olduğum bir sonraki temsile devrettik biletimi. Stefan Tsanev‘in kaleme aldığı metin, Hüseyin Mevsim çevirisiyle sahneleniyor. Oyunun yönetmeni ise Ragıp Yavuz. Rollerini Levend Öktem, Ahmet Saraçoğlu, Ecem Üstündağ ve Pınar Coşkun‘un paylaştığı oyun tek perde olarak sahneleniyor. Kanlı Komedya “Caligula”, Roma imparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus‘un hikâyesi. Nevi şahsına münhasır kişiliği ile tanınan Caligula lakaplı imparator halkının kendisinden nefret […]

Devamı  


İzledim: Dönüşüm

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Altkat Sanat‘ın Franz Kafka‘nın aynı adlı metninden sahneye uyarladığı Dönüşüm oyununu Altkat Sanat Sahnesi’nde izledim. Sezonun hemen başında izlediğim Anne Frank’in Hatıra Defteri oyunuyla birlikte bu sezon yolumu iki defa Altkat Sanat’a düşürmüş oldum. Günlüğü yazarken faydalanmak için Altkat Sanat’ın internet sitesini açtığımda yeni oyun provalarına başladıklarını da öğrendim. Yeni sezonda yine bir uyarlama olarak Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt metnini sahneye koyacaklarmış. Bu da demek oluyor ki çok geçmeden yeniden misafirleri olacağım. Tekrar Dönüşüm’e dönersem, edebiyat ilgilisi olsun olmasın, hakkında herkesin bir parça fikir sahibi olduğu bir metin Dönüşüm. Kısaca özetleyecek olursam, romanın başkarakteri Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendisini […]

Devamı  


İzledim: Empatopya

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Mam’Art Tiyatro‘nun Empatopya oyununu Oyun Atölyesi‘nde izledim. Nereye Gitti Bütün Çiçekler‘den sonra Mam’Art Tiyatro’nun izlediğim ikinci oyunu oldu. Orijinal ismi Homo Empathicus olan Empatopya oyununun yazarı Rebekka Kricheldorf. Benim için yeni bir yazar, bu oyun vasıtasıyla tanıştım. Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim hem metni hem de Oğuz Utku Güneş rejisiyle sahnelenen oyunu çok beğendim. Mehpare Bakır‘ın çevirisiyle su gibi akan bir oyun olmuş. Empatopya, herkesin özgürce yaşayabildiği, her ne sebeple olursa olsun ayrımcılığın ve ön yargının kendisine katiyen yer bulamadığı, farklı cinsel yönelimlerin ve yaşayış biçimlerinin sonsuz saygıyla karşılandığı ideal bir dünyanın oyunu. Ütopya demek istemiyorum, çünkü akla gelen herhangi […]

Devamı  


İzledim: Tırnak İçinde Hizmetçiler

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tiyatro Hemhâl‘in Tırnak İçinde Hizmetçiler oyununu Kadıköy Boa Sahne‘deki ikinci oyunum olarak izledim. Bir hafta önce izlediğim ilk oyunum Tiyatro Evi‘nin Marx İstanbul’dasıydı. Senelerce izleyicisi olacağını düşündüğüm sahneye iki güzel yapımla keyifli bir açılış yapmış oldum. Tiyatro Hemhâl yeni bir topluluk. Tırnak İçinde Hizmetçiler ikinci oyunları. İlk oyunları -ki hâlâ aklımdadır kimi sahneleri, öyle severim- Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit bir süre Seyyar Sahne çatısı altında oynandı, açılışından sonra ise Tiyatro Hemhâl repertuvarına dahil oldu. Tırnak İçinde Hizmetçiler, Hakan Emre Ünal‘ın kaleme aldığı ve yönettiği bir oyun. Rollerini Nezaket Erden ve Pınar Güntürkün paylaşıyor. Hakan Emre Ünal’ın, Jean Genet‘in Hizmetçiler […]

Devamı  


İzledim: Marx İstanbul’da

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Marx İstanbul’da, daha önce Ayrılık ve Gelin Tanış Olalım oyunlarını izlediğim Tiyatro Evi‘nin yeni oyunu. Kadıköy Boa Sahne‘de izledim. Böylelikle geçtiğimiz şubat ayında açılışı yapılan Boa Sahne’de ilk oyunumu izlemiş oldum. Sahnenin olduğu yer 2015 senesinde Levent Kırca Kültür Merkezi olarak kullanılıyordu. Levent Kırca’nın vefatından önceki son oyunu Dımdızlak‘ı bu sahnede izlemiştim. Yanlış hatırlamıyorsam daha sonra Doa Sanat ve Penguen Sahne isimleriyle kimi etkinliklere ev sahipliği yaptı bu sahne. Tabii benim son gelişimden bu yana çok şey değişmiş. Sahnede ciddi bir tadilat yapılmış. Salondaki kolonların izleyicilere epey rahatsızlık verdiğini anımsıyorum. Değişen oturma düzeniyle bunun üstesinden gelinmiş. Gişeye ve salona geçiş […]

Devamı