İzledim: İki Bekar

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.Geçtiğimiz ay Veronalı İki Centilmen oyununu izledikten sonra yolumu yakın bir zamanda Duru Tiyatro‘ya yeniden düşüreceğimi az çok tahmin ediyordum. Arayı çok fazla açmadan bu ay da annemle beraber İki Bekar oyununu izlemek için tuttuk Moda’daki Duru Tiyatro’nun yolunu.

Amerikan yazar Sam Bobrick‘in kaleme aldığı İki Bekar oyunu, Jack ve Anette‘in ya da oyundaki kendi deyişiyle Shanette‘in ortak arkadaşlarının daveti üzerine gittikleri düğünde tanıştırılmaları ile başlayan maceralarını konu alıyor. Arkadaşlarının kendilerini tanıştırma amaçlarına vâkıf olan Shanette düğünde yedikleri yemek esnasında bunlardan bihaber olan Jack’in de farkına varmasını sağlıyor. Shanette’in bitmez tükenmez ısrarlarına rağmen Jack, kendisine oldukça ters bir karakterde olan Shanette ile arasındaki mesafeyi korumaya çalışıyor. Zaman zaman da esprili bir dille tanışmalarına neden olan arkadaşına serzenişlerde bulunuyor.

Jack düğün gecesini güç bela atlattıktan sonra Shanette’ten tamamıyla kurtulduğunu düşünürken aylar sonra tesadüfen yolları tekrar kesişiyor. Bu tesadüfi karşılaşmalar adeta hayatlarının birer iyi veya kötü anlamda dönüm noktası olarak farklı mekanlarda hatta farklı ülkelerde tekrarlanıyor. Beraber olmaya başladıkları geceden itibaren birbirlerinin geçmişleri hakkında bilmedikleri onlarca yeni şey öğreniyorlar. Her defasında ilişkilerini sürükledikleri uçurumlardan tekrar tırmanıp çıkarak kaldıkları yerden devam ediyorlar. Söylem olarak belki klişe fakat fazlasıyla gerçek bir tabirle ne birbirlerinden vazgeçebiliyorlar ne de birbirleri olmadan yapabiliyorlar. İlişkinin başlarında bu fikre çok uzak olan Jack dahi böyle düşünmekten kendini alamıyor ve zor olsa da bunu önce kendine sonra Shanette’e itiraf ediyor.

Emre Kınay‘ın canlandırdığı Jack Fisher, Evrim Alasya‘nın canlandırdığı Shanette Millburn‘e göre daha sakin bir karakter olarak çıkıyor sahnede karşımıza. Oyunu bu kadar keyifli yapan ve seyrini güzelleştiren unsurlardan birisi bu bence. Çapkın kadın ve mazbut erkek parodisi tiyatro ve sinemada defalarca işlenmiştir sanıyorum. Fakat özellikle bizim de içerisinde yaşadığımız coğrafyada bugün bile toplum normlarına tezat düşen bir durum olduğu için anlatımı esnasında kullanılan mizahın izleyici üstündeki etkisi çok fazla oluyor.

İki Bekar oyununda da oyunculara daha önce Veronalı İki Centilmen oyununda olduğu gibi Serdar Aslan, Zafer Aslan, Tarkan Tekyıldız ve Muhammed Çınar‘dan oluşan Durucazz orkestrası eşlik ediyor. Duru Tiyatro bu sezon içerisinde sahneye koyduğu oyunlarda müziği ön planda tuttu. İzleyici olarak bu durumdan çok memnunum. Çeşitli sahnelerde, çeşitli devlet veya özel kurumların oyunlarını bir şekilde izliyoruz. Bu oyunların türü eğer müzikal değilse oyunun tamamına bakıldığında müzik unsurları içerisinde kendisine çok az yer bulabiliyor veya hiç bulamıyor. İki Bekar o anlamda beni doyuran bir oyun oldu.

Emre Kınay’ı daha önce iki oyununda izlemiştim fakat Evrim Alasya’yı sahnede ilk izleyişim. Oldukça beğendim bu oyunda ikisini de. Özellikle birbirleri ile olan uyumları, içerisinde bulundukları çift olma halini duygu olarak bize fazlasıyla hissettirdi. Oyundan sonra öğrendiğim kadarıyla beraber bir televizyon dizisinde de bir çifti oynamışlar. Sahnede bu harika uyumu görebilmemizin nedenlerinden birisi de bu olabilir.

Oyun hem Duru Tiyatro’nun sahnesinde hem de turne ile çeşitli sahnelerde oynanmaya devam ediyor. Yaklaşık iki saat süresince kadın erkek ilişkilerine dair keyifli bir gülmece izleyip, dış dünyadan kendini soyutlayabilmek için ideal bir oyun Duru Tiyatro‘nun İki Bekar‘ı. Oyun içinden bir sözle bitireyim günlüğü.

Aşk, tam bir cehennem azabıdır. Eğer gerçek aşk ise…

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Sam Bobrick
Çeviren: Ekin Tunçay Turan
Yöneten: Emre Kınay
Müzik: Serdar Aslan, Zafer Aslan, Tarkan Tekyıldız, Muhammed Çınar
Oynayanlar: Emre Kınay, Evrim Alasya
Süre: 2 saat (2 perde)