İzledim: Ne Ala Temaşa

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. İstanbulimpro’nun Ne Ala Temaşa oyununu Kadıköy Tiyatro Festivali’nde izleme şansı buldum. Tamamı ile doğaçlama bir oyunu ilk defa izleyeceğim için festivalin diğer oyunlarına göre daha fazla merak içerisindeydim oyun öncesinde.

Daha önce izlediğim birkaç oyunda tamamı ile olmasa da kısmen doğaçlama bölümler bulunuyordu. Ferhan Şensoy’un tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler’de mesela. Oyunun bir akışı olmasına rağmen oyun içerisindeki birkaç bölüm Ferhan Şensoy’un doğaçlama anlatı ve yorumları ile sürüyordu. Daha önce sahnede olmasa da televizyonda Mahşer-i Cümbüş‘ün birkaç programından parçalar izlemiştim fakat tamamı doğaçlama olan bir oyunun nasıl bir buçuk saat boyunca temposu düşmeden sahnede devam edeceğini kestiremiyordum.

Oyun izleyicileri de oyuna dahil edecek ekibin canlı olarak yaptığı biz müzikle başladı. Bu sayede izleyiciler ve oyuncular birbirlerine ısınmış oldular. Çünkü alışılagelmiş oyunlardaki gibi izleyiciler yalnızca izleyici konumunda kalmadı oyunda. Onların da oyunculara ve sahneye ısınması gerekti öncesinde. Doğaçlama olduğu için oyunun bir konusu yok fakat formatları var. Bu formatların uygulanmasında ise en büyük seçimler izleyicilere bırakılmış. Oyuncular kendilerini ve arkadaşlarını tamamen izleyicilerden gelecek direktiflere göre yönlendiriyorlar.

ne-ala-temasa-tiyatro-oyunu-3

Örneğin ilk oynanan oyunlarda izleyicilerden bir mekan ve bir duygu istendi. Bunlara göre oyuncular doğaçlama olarak bir oyun sergilediler. Oyunları oynarken oyuncular aynı zamanda izleyicilerden gelen tepkilere göre oyunu devam ettirip, ettirmeme kararını da kendileri veriyorlar. Çünkü bazı oyunlar daha önce yazılmış ve üstüne çalışılmış bir metni oynar gibi ilerlerken bazısı o kadar etkili olmuyor, ağır aksak ilerliyor. Böyle durumlarda oyunun temposunun düşürmemek adına izleyicilerden yeni kelimeler alarak yeni oyunlara başlanıyor. İzleyicilerin oyuna katkıları bununla bitmiyor tabii. Sahnedeki oyuna da dahil oluyor zaman zaman izleyiciler. Doğaçlama şiir ve şarkı oyunları izleyicilerin en çok katıldığı bölümler oluyor. Bu oyunlarda da izleyicilerden duygu ve nesne alınıyor. Bunun üzerinde sahnedekiler diğerinin başladığı şarkıyı devam ettiriyor. Sahnede bulunan enstrümanlarla da sözleri doğaçlama yazılan şarkılara bir de müzik hazırlanmış olunuyor.

İstanbulimpro ekibi geçtiğimiz sene de Olay Rusya’da Geçiyor isimli oyunları ile katılmışlardı festivale. Çok izlemek istememe rağmen denk getirip izleyememiştim. Bu farklı oyun deneyimini bu sene yaşamış oldum. İzlerken çok keyif aldım. Sahne üzerinde çıkıp bir buçuk iki saat boyunca yazılı bir metni oynamak dahi böylesine zorken oyuncular açısından doğaçlama yapmanın zorluğunu da fark ettim.

Oyun sonunda oyuncular hem kısaca kendi çalışmalarından bahsettiler hem de sezon içerisinde oyunlarını oynadıkları sahneden. Kadıköy, Halitağa Caddesi’ndeki sahnelerinde oyunlarını oynayan ekip, sezonda farklı festivallerde de katılıyormuş. Ekip ve oyunları hakkında detaylı bilgi İstanbulimpro web sitesinden alınabilir.

OYUN KÜNYESİ
Yazan ve Yöneten:  Doğaçlama
Oynayanlar: Evren Duyal, Koray Tarhan, Mahmut Fikirsindi, Evren Gülseven, Zeynep Özyurt Tarhan, Burak Tamdoğan, Özgür Doğa Görürgöz, Jülide Güven, Tarık Aslan