İzledim: Yalınayak Müzikhol

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Bir müzikhol düşünün, kentsel dönüşüm nedeni ile senelerdir sahne aldıkları mekanı boşaltmak zorunda kalan. Yalınayak Müzikhol‘ün hikayesi böyle başlıyor. Şehir merkezlerinde kendisine yer bulamıyor müzikhol ekibi. Şehrin dışlarına, ücra köşelerine yol alırken kendileri gibi maddi zorluklar içerisinde olan tiyatrocuları fark ediyorlar. Görüşüp, konuşuyorlar sezon içerisinde sahnelerini dönüşümlü olarak kullanmak üzere Beyoğlu’ndaki Kumbaracı50 ile anlaşıyorlar. Fakat sezon dışında Kumbaracı50’nin sahnesi kapalı. Müzikhol hiç kapalı durur mu? Hem de herkesin eğlenmeye, biraz olsun kafasını dağıtmaya her şeyden fazla ihtiyaç duyduğu şu zamanlarda. Topluyorlar tüm enstrümanlarını, sahne kostümlerini düşüyorlar yalınayak bir yolculuğa. Farklı sahnelerle, belediyelerle görüşüyorlar. Sahnelerini her akşam farklı bir yere kuruyorlar bu sayede. Geçtiğimiz hafta başında da Kadıköy Belediyesi‘nin tertip ettiği tiyatro festivalinde sahne aldı Yalınayak Müzikhol ekibi.

İzleyiciler olarak bu festivalde alışık değiliz tabii pek böyle şeylere. Bir önceki akşam Ölü Ozanlar Derneği oynanmış aynı sahnede. Gayet ağırbaşlı, sakince derdini anlatan bir oyun. Ertesi gün bir geliyoruz salona, tavanda disko topu diye tabir edilen aynalı toplardan asılı. Sahne üzerinde türlü türlü enstrümanlar, renkli renkli kostümler var.

Derken seyirciler yerleşiyor koltuklarına ve gösteri başlıyor. Önce müzikholün sunucusu geliyor sahneye. İsmi Kıvanç Duyar. Gecede sahne alacakların isimlerini okuyor tek tek, izleyicilere takdim ediyor. Kimler yok ki gecede… Hasbel Kader, Yeter Artık, Keyfe Keder, Tutku Su Sır, Can Hıraş, Bakiye Yetersiz, Hakkı Yendi, Hilkat Garibi, Sevgi Seli. Hepsi o gece oradalar. Hepsi salona izleyicilerin arasına doluşuyor bir anda. Renkli ışıkların altında izleyicilerle selamlaşıp tekrar sahneye dönüyorlar ve iki saate yakın sürecek gösterileri asıl şimdi başlamış oluyor.

İki saat boyunca şarkılar söyleniyor, danslar ediliyor, taklitler yapılıyor. İnteraktif de bir şey yani bu müzikhol. Sahnedeki sanatçılara çiçekler veriliyor. İzleyiciler şarkılara eşlik ediyor hep bir ağızdan. Ufak ama eğlenceli oyunlar oynanıyor izleyicilerle. Velhasıl, yabancısı olduğumuz bir kültürü yaşıyoruz Yalınayak Müzikhol ile.

yalinayak_muzikhol_tiyatro_oyunu_2

Müzikholden çıktıktan sonra öğreniyoruz nasıl olmuşsa üç tane de ödül almış Yalınayak Müzikhol ekibi. 16. Direklerarası Seyirci Ödülleri‘nde Müzikli Oyun Ödülü‘ne, 20. Afife Tiyatro Ödülleri‘nde ise Yardımcı Kadın Oyuncu Adayı (Gülhan Kadim) ve Genç Yetenek Adayı (Murat Kapu) ödüllerine layık görülmüşler.


Yalınayak Müzikhol ilginç bir deneyim oldu benim için. Uzak olduğum bir çok türe ve yazara izlediğim oyunlar sayesinde ucundan köşesinden bulaşmış oluyorum. Fakat Yalınayak Müzikhol’de bir kültür yaşatılıyor izleyicilerle beraber. Bu eğlence biçiminin çok fazla seveni olduğu gibi sevmeyeni de vardır elbette. Mesela fazla gürültülü olmasından dolayı ben bir müzikholde eğlenmeyi tercih etmeyebilirim. Fakat bunun tiyatro sahnesine taşınması harikulade bir fikir. Hikayesi de keza insanda merak uyandırıyor.

Oyunun farklı sahnelerdeki fotoğraflarına baktım birkaç siteden. Özgürlük Parkı’ndaki sahne çok büyük olduğu için oyuncular salona dağıldıklarında da bir yere kadar ulaşabiliyorlar. Oturma düzeninden dolayı izleyicilerin arasına karışmak zorlaşıyor. Küçük salonlarda ise bu imkan fazlasıyla kullanılmış. Sanıyorum o nedenle küçük salonlarda daha fazla keyif veren bir oyun olur Yalınayak Müzikhol.

Bu oyunun künye kısmı diğer oyunlara göre uzun olacak. Hem oyunun ekibinin kalabalık olmasından hem de Kumbaracı50’nin sitesinde paylaşılan esprili müzikhol künyesini de buraya eklemek istememden dolayı. Genelde bu detaylı künye bilgileri pek okunmaz izleyiciler tarafından. Yazara ve yönetmene bakılır en fazla ortalama izleyici kitlesi tarafından. Bu ilgili çekici yazım üslubu da bence çok güzel düşünülmüş bir detay.

Oyun tüm bu güzelliklerinin yanında bir diğer özelliği de bir güzelleme olması. Oyunda başından beri adı geçen Dişsiz Nene, geçtiğimiz sene kaybettiğimiz tiyatro ve sinema oyuncusu Tomris İncer. Yiğit Sertdemir’in yönetmenliğini yaptığı Yalınayak Müzikhol, Tomris İncer’e ithaf ediliyor.

El ele tutuşalım da bu kalabalıkta kaybetmeyelim birbirimizi.
Dişsiz nenenin oyunda okunan mektubundan…

MÜZİKHOL KÜNYESİ
Aklına Fikir Gelen: Patron
Tuvaletçi Kadın (Gizli Patron): Dişsiz Nene
Metin: Herkes hikayesini yazdı, anlatıyor işte
Sahne Kıyafetleri: Ne bulduysak
Topumuzu aydınlatan: Patron
Işıkların asistanı: İş bitirici Yasin Gültepe
Yüzümüzü boyayan: Canların Cananı Candan Seda Balaban
Dansların feriştahı: Fışkıran Enerji Senem Oluz
Hepimizin bildiği şarkları yeniden düzenleyenler: Tarzıyoklar // Erhan Yürük, Onur Kahraman, Savaş Balaban, Burak Sarıhan
Şarkıları adam gibi söyleten: Notaların Sultanı Burçak Çöllü
Şipşakçı: Kadrajın Efendisi Murat Dürüm
Patronun yardımcısı: Ara bul Emin İlhan
Her işe koşan: Çıtır pıtır Hazal Şahin
Afişi tasarlayan: Muhteşem Muzaffer Malkoç
Sunucu: Kıvanç Duyar
Sanatçılar: Hasbel Kader, Yeter Artık, Keyfe Keder, Tutku Su Sır, Can Hıraş, Bakiye Yetersiz, Hakkı Yendi, Hilkat Garibi, Sevgi Seli
OYUN KÜNYESİ
Yazan: Yiğit Sertdemir yürütücülüğünde ekip çalışması
Yöneten: Yiğit Sertdemir
Oynayanlar: Aslı Can Kortan, Candan Seda Balaban, Çiğdem Aygün, Gülhan Kadim, Murat Kapu, Selen Şeşen, Seda Yürük, Sinem Öcalır, Onur Sarıgül, Yaman Ömer Erzurumlu