İzledim: Anne Frank’ın Hatıra Defteri

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Anne Frank’ın Hatıra Defteri oyununu Altkat Sanat‘da izledim. 2017 yazında Oyun Sandalı‘nın Taranta Babu‘sunu izlemek için gittiğim sahneye böylelikle yeniden yolum düşmüş oldu. Fakat bu defa Altkat Sanat’ın kendi yapımlarından birisi için. Gözüme kestirdiğim bir sonraki oyun aynı ekibin Dönüşüm‘ü. Umarım arayı çok fazla açmam.

Oyunun varlığından, oyuncularından Aybike Turan‘ın paylaşımları sayesinde haberdar oldum. Kendi YouTube kanalında prova süreçlerinden itibaren oyunla ilgili videolar yayınladı. Fırsat buldukça bunları izledim. Ekim ayının ortalarında ilk temsili yapıldı. Ben de merakımı en fazla bir ay dizginleyerek kasım ayının son günlerindeki bir temsil için rezervasyonumu yaptırıp gününü beklemeye başladım.

Anne Frank’ın Hatıra Defteri, ailesiyle birlikte Nazi Almanyası’nın zulmünden kaçmaya çalışan, 10’lu yaşlarının ortalarındaki Anne Frank‘in tuttuğu günlüklerin kitaplaştırılmış bir formu. Bir toplama kampında yaşamını yitiren Anne Frank, içinde bulundukları savaş ortamında ailesiyle birlikte iki sene yaşamak zorunda kaldığı bir sığınakta tutmuş bu günlükleri. Ölümünden sonra ailesinden hayatta kalan tek kişi olan babasının çabalarıyla gün yüzüne çıkmış ve geniş okur kitlelerine ulaşmış. Altkat Sanat, bu metni Theodor Adorno, Wolfgang Borchert, Antonin Artaud ve Serol Teber‘in metinleriyle harmanlayarak Müge Saut yönetmenliğinde bir oyun olarak çıkarmış ortaya.

Altkat Sanat, Anne Frank’ın hikayesini sair hikâyelerle birlikte anlatıyor. Fakat Anne Frank’ı kimi sahnelerde başrol kimi sahnelerde bir yan rol oyuncusu gibi konumlandırarak sürekli sahne üzerinde tutuyor. Söylemeden geçmek istemiyorum. Anne Frank rolü için Beyza Candemir harikulade bir seçim olmuş. Oyun boyunca sahnede o küçük kız çocuğunu izlediğimden bir an olsun şüphe duymadım. Anne Frank dışındaki diğer tüm karakterler gündelik hayatta alışık olmadığımız kostümlerle ve maskeleri andıran makyajlarla oynuyorlar. Bu sayede Anne Frank’ın ayrıksılığı diğer oyuncuların tüm şaşaasının içerisinde kendini hemen belli ediyor.

Kostüm tasarımlarını ismen kimin yaptığını bulamadım. Oyun afişinde Altkat Sanat olarak geçiyor. Ekibin kolektif bir çalışması anladığım kadarıyla. Oyunun kendine has masalsı ve mistik bir dilinin oluşmasında büyük katkısı olmuş kostümlerin. Keza makyajlar da aynı şekilde. İzleyiciyi kendi dünyasından çıkarıp oyunun kurduğu gerçekliğe dahil ediyor. Böyle bir atmosferin oluşması için Altkat Sanat çok müsait bir yapıya sahip. Daha önce bir yere yazmış veya yazmak için aklımdan geçirmiş olmam lazım. Burada ve benzeri sahnelerde izlediğim oyunlarda, gizli bir ayini izliyormuşçasına netameli bir his uyanıyor içimde. Görece az sayıda izleyici ve konfordan uzak sandalyeler bu hissimi kuvvetlendiriyor. Bir hikâye anlatmak, insana dokunmak için çok büyük maddi imkânlara ihtiyaç olmadığını hatırlatıyor bana.

Özetleyecek olursam, Anne Frank’ın Hatıra Defteri dekoruyla, kostümüyle ve müziğiyle alegorik bir savaş temsili sunuyor izleyicisine. Anne Frank ile birlikte Nazi Almanyası’nın yaşattıklarını konu alıyor gibi gözükmesine rağmen öznesi kolaylıkla değiştirilebilir. İsimler ve ülkeler bir başkasıyla ikame edilebilir. Bu yüzden olacaktır ki üstüne sert adımlarla basılan oyunun derdi evrenseldir ve her kesimden izleyiciyi rahatsız eder.

İnsanlar değişmedikçe savaşlar olmaya devam edecek.

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Anne Frank
Uyarlayan ve Yöneten: Müge Saut
Oynayanlar: Nevzat Süs, Aydan Cömert, Mustafa Dincir, Aybike Turan, Selver Çavuş, Özlet Ezgi Çelebi, Beyza Candemir, Müge Saut
Süre: 1 saat 10 dakika (Tek perde)