İzledim: Bira Fabrikası

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.

Kadıköy’deki Moda Sahnesi’nin varlığından haberdardım fakat önceki akşama kadar orada oyun izleme fırsatım olmamıştı. Bir önceki günlükte bahsettiğim Parkta Güzel Bir Gün oyunu hakkında araştırma yaparken tekrar rastladım Moda Sahnesi’ne ve programını incelemeye başladım. Bu sezon içerisinde izleyiciler tarafından oldukça beğenilmiş Hamlet, Bütün Çılgınlar Sever Beni, Roberto Zucco gibi oyunların olduğu programda Bira Fabrikası oyununda karar kıldım bilet almak için.

Bira Fabrikası oyununun rollerini Onur Ünsal, Necip Memili, Melis Birkan ve Gürsu Gür paylaşıyor. Gürsu Gür dışındaki diğer oyunculara dizi ve filmlerden göz aşinalığım vardı.

Oyunda ülkede yaşanan bir iç savaştan sağ çıkmayı başaran Yüzbaşı Ölümü Sallamaz ve Onbaşı Asalak ele geçirdikleri bira fabrikasını tekrar çalışır hale getirerek zengi olup Las Vegas’a gitmenin hayalini kuruyorlar. Fakat askeri her türlü güce sahip olmalarına rağmen fabrikanın çalıştırılması ile ilgili bilgi sahibi olmadıkları için elleri kolları bağlanıyor. Ellerinde rehin bulunan eski bir fabrika çalışanı Scwanchen’i sorgulayarak sistemin işleyişi hakkında ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorlar. Üstünde denedikleri çeşitli işkencelere rağmen fabrika ile ilgili ağzından tek kelime çıkmayan Scwanchen sonunda bir kadının adını veriyor, Beyaz Büyü. Yüzbaşı ve onbaşı bundan sonra Beyaz Büyü’den bilgi almanın peşine düşüyorlar.

Oyunun fotoğraflarına ilk baktığımda askeri üniformalar ve kan lekelerini görünce gerilim unsurları çok fazla olacak bir oyun izleyeceğimi düşünmüştüm. Konu olarak içerisinde bulundukları savaş ortamının yarattığı gergin havaya rağmen son zamanlarda en çok güldüğüm oyun oldu Bira Fabrikası. Özellikle Yüzbaşı Ölümü Sallamaz, nam-ı diğer El Comandante rolünde oynayan Necip Memili anlık değişen ruh halleri, Onbaşı Asalak rolünde oynayan Onur Ünsal ile olan diyalogları ve gölgelere yaptığı konuşmalar sırasında çok fazla güldüm.

Oyun ile ilgili hoşuma gitmeyen bir konu olarak yalnızca dekor tasarımını söyleyebilirim sanıyorum. Oyun arka fonunda düz beyaz perde ile oynandı. Diğer dekor elemanları da sade, gösterişsiz bir yapıdaydı. Bir oyunun izleyiciyi içerisine çekip, atmosferini yaşatıp, anlatılmak istenileni aktarması için elbette  gösterişli dekorlara her zaman ihtiyacı yoktur. Bira Fabrikası’nda da böyle oldu nitekim. Fakat yine de dekoru fazla yalın olan oyunlarda bir eksiklik hissediyorum.

Son söyleyeceklerim ise Moda Sahnesi ile ilgili. Moda Sahnesi içerisinde tiyatro salonu, sinema salonu ve kafe bulunduran oldukça büyük bir kültür mekanı. Bunların yanında zaman zaman konserlere ve gösterilere de ev sahipliği yapıyor. Yanlış hatırlamıyorsam bundan seneler önce yani ismi Moda Sahnesi değil de Moda Sineması iken gittiğimi hatırlıyorum. Fakat o zamanlardan hatırladığım halinin şimdiki ile neredeyse hiç ilgisi yok. Web sitesinden mekanın fotoğraflarına bakarken bu yüzden fazlaca şaşırmıştım. Fuayeleri ile kafesi ile salonları ile Moda Sahnesi, Tatbikat Sahnesi’nden sonra en beğendiğim vakit geçirilesi sahnelerden oldu. Bu sefer oyundan önce fuayede çok fazla vakit geçirmedim. Sezon bitmeden Hamlet oyununu izleme gibi bir planım var. Umarım o zaman Moda Sahnesi ile ilgili çok daha fazla şeyler yazabilirim.

moda_sahnesi_salon

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Koffi Kwahule
Çeviren: Ezgi Coşkun
Yöneten: Kemal Aydoğan
Yönetmen Asistanları: Ferhat Asniya, Ahsen Özercan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Müzik: DANdadaDAN
Oyuncular: Onur Ünsal, Necip Memili, Melis Birkan, Gürsu Gür