İzledim: Michelangelo

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk.

Oyunu Üsküdar Stüdyo Sahne’de izledim. Oyuna biletini almadan önce oyunun devlet tiyatroları web sitesindeki sayfasından fotoğraflarına biraz göz gezdirmiştim. Oyunun dekoru oldukça büyük, Stüdyo Sahne’nin de sahne alanı küçük olduğu için salona girdiğimde nasıl bir ortam ile karşılacağımı pek kestiremiyordum. Salona girince dekorun büyük bir kısmının izleyicilerin bulunduğu alana da taştığını gördüm. İyi mi olur kötü mü olur derken oyun başladı.

Dekor fazlaca gösterişli olduğu için oyun esnasında zaman zaman gözüm dekora, sonraki sahnelerde dekorda hangi alanların kullanabileceğine takıldı. Aynı şekilde dekor geçişlerinde de çoğu izleyici gibi olacakları meraklı gözlerle bekledim. Oyunun dekoru fotoğraflarındakinden daha büyük ve asma katlar, kayan tablolar ile desteklenerek de daha farklı olarak çıktı karşımıza.

Michelangelo rolünde oynayan Atilla Şendil, oyun boyunca o büyük dekorda oradan oraya dolaşmasına rağmen oyun sonunda bile enerji oldu gözüküyordu. Ayrıca oyunun kadrosu da oldukça fazlaydı. Stüdyo Sahne’nin sahne alanı küçük olmasına rağmen sahnelerde değişmeli olarak sanırım 15-20 farklı karakter başarıyla oynadı.

Oyunda konu olarak Michelangelo’nun Roma’da bir şapelin duvarlarına resimler yaparken ki halleri, onu engellemeye çalışanlar ve beraberinde gelişen olaylar canlandırıldı. Oyuna girmeden önce konusundan dolayı sıkılır mıyım diye endişem vardı fakat öyle olmadı. Oyunun konusu, oyuncuların kalitesi tamamen bir kenara bırakılsa bile yalnızca oyun dekorundaki işçiliği için bile izlenebilir. Oyun sonunda da bahsettiğim dekor tasarımı ben dahil salondaki tüm izleyicileri büyülemeye yetti.