İzledim: Nasri Hoca ve Mualif Eşeği

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Ferhan Şensoy’u sahnede canlı olarak  ilk defa bundan yaklaşık bir sene önce Ferhangi Şeyler oyunu ile izlemiştim. O oyundan sonra aynı sezon içerisinde sahnelenen, yazarlığını ve yönetmenliğini Ferhan Şensoy’un yaptığı Masal Müfettişi ve Nasri Hoca ve Mualif Eşeği oyunlarını da izlemek için içimde bir istek oluşmuştu. Fakat ertelemeye meyilli olduğumdan, Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun oyunlarını oynadığı Ses 1885 sahnesinin Avrupa Yakası’nda olması ve benim Avrupa Yakası’na çok fazla geçmeyişim gibi ufak tefek nedenlerden dolayı bu oyunları izleyemedim. Önceki hafta kültür merkezlerinin etkinlik takvimlerini kurcalarken 23 Nisan akşamı Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde Nasri Hoca ve Mualif Eşeği oyununun sahneleneceğini gördüm tesadüfen. Çok fazla vakit […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Hayat

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Tiyatro sezonun bitmesine az bir zaman kala, daha önce hazırladığım “sezon bitmeden izlenecek oyunlar” listemdeki oyunları yavaş yavaş tüketmeye çalışıyorum izleyerek. Önceki akşam Cevahir Sahnesi’nde izlediğim Sevgili Hayat da listemdeki oyunlardan birisiydi. Bu sezon İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda savaş temalı birçok oyun sahneye koyuldu. Bülbül Susturulduğunda ve Eğer Bu Bir Film Olsaydı bunlardan benim izleme fırsatı bulabildiklerim. Sezon bitmeden Kadınlar da Savaşı Yitirdi oyununu da izlemek istiyorum, umarım izleyebilirim. Sevgili Hayat da savaş döneminde geçen bir oyun. Oyun iki kadının, Eleni ve Lena’nın yollarının bir amane kahvesinde kesişmesiyle başlıyor. Amane kahvesi tabirini ilk defa oyunun tanıtım metninde görmüştüm. İlk olarak İstanbul ve İzmir çevrelerinde açılan, […]

Devamı  


İzledim: Dımdızlak

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Dımdızlak oyununu, Kadıköy’deki Levent Kırca Tiyatrosu’nda izledim. Oyundan önce biraz zamanım vardı. Yanımda okuyacak şeylerim de olduğundan bu zamanı fuayede geçiririm diye düşünüyordum. Fakat gişeden biletimi alıp, sahnenin olduğu kata indiğimde hayal kırıklığı yaşadım. İndiğim katta, ortada masa bir etrafında oturan birkaç kişi vardı yalnızca. Biraz dikkatli baktığımda bu kişilerin daha önce yine Levent Kırca Tiyatrosu’nun oyunlarından ve Olacak O Kadar programından yüz aşinalığım olan oyuncular olduklarını farkettim. Başka bir oyun veya filmin çalışmaları üstüne konuşuyorlardı. Dışarıda bir yerde oturup öyle mi beklesem oyun saatini diye düşünürken tiyatro çalışanı olduğunu sandığım bir kişi bulunduğumuz alana sandalyeler getirmeye başladı. Yaratılmaya çalışılan […]

Devamı