İzledim: Bir Delinin Hatıra Defteri

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk.

Daha önce Genco Erkal’ın sahneye koyduğu Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu izledikten sonra da yazmıştım, önceki sene Erdal Beşikçioğlu’nun Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde oynadığı aynı oyunu İstanbul turnesinde izlemek istemiş fakat bilet bulamamıştım. Geçen sezon sonuna yakın bir zamanda olan bu olay üstüne, Erdal Beşikçioğlu’nu sahnede izleme planlarımı bu sezon için, günübirlik bir şekilde Ankara’ya gitmek üzere ertelemiştim. Fakat sezon başlayıp, programlara baktığımda gördüm ki Bir Delinin Hatıra Defteri oyunu Ankara Devlet Tiyatrosu’nun bu sene sahneleyeceği oyunlar arasında yer almıyor. Bunun üstüne geçen sene oyuna bilet bulmak neden daha fazla çabalamadığımı düşünerek yaşadığım pişmanlık katlanmaya başladı.

Bu sezon yine Ankara’dan turne ile İstanbul’a gelen Ramiz ile Jülide oyununu izlemek için Üsküdar Tekel Sahnesi’ne gitmiştim. Fuayede sahne kapılarının açılmasını beklerken hemen yanımdaki iki arkadaşın konuşmasını duydum. Heyecanlı bir şekilde biri diğerine alt katta Erdal Beşikçioğlu’nu gördüğünü, Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu Mart’tan itibaren İstanbul’da sahneye koymaya hazırlandıklarını anlatıyordu. O zaman böyle bir şeye ihtimal vermeyeceğimden sanırım bu konu çok fazla dikkatimi çekmedi. Geçenlerde tesadüfen internetten farklı bir oyuna bilet bakarken gördüm ki gerçekten de Ankara’da Erdal Beşikçioğlu ve ekibinin oyunlarını oynadığı ve aynı zamanda Ankara Devlet Tiyatrosu’nun oyunlarına da ev sahipliği yapan Tatbikat Sahnesi İstanbul’da da bir şube açmış.

bir_delinni_hatira_defteri

MyBilet üzerinden oyuna bilet alıp, oyun gününü beklemeye başladım. Oyun akşamı, oyunun başlama saatinden 45 dakika önce Tatbikat Sahnesi’ndeydim. Henüz çok fazla izleyici gelmediğinden fuaye boştu. Ben de etrafı dolaşmaya, incelemeye başladım. Fuayede koltuklardan kapılara, kafeteryadan duvarlardaki afişlere kadar tüm alana sarı ve siyah renkleri hakim. Duvarlarda yine Tatbikat Sahnesi’nin oyunlarından fotoğraflar ve afişler yer alıyor. En ihtişamlı olanları ise Bir Delinin Hatıra Defteri oyunundan alınan dev boyutlardaki görseller. Fuayeye giren herkesin ilk dikkatini çekenler onlar oldu. Aynı zamanda fuayede bulunan ekranlarda Tatbikat Sahnesi’nin diğer oyunlarının tanıtım videoları oynatılıyor.

Nihayet oyun saati geldi ve biraz arkalarda da olsam koltuğumu bulup etrafı incelemeye koyuldum. Oyunda dekor olarak bir vinç kullanılıyor. Herkes gibi ben de sahnenin ortasında duran bu vinci incelerken Erdal Beşikçioğlu’nun oyun içerisinde bunu nasıl kullanabileceğini düşünmeye başladım. Salon ışıkları kapandı, sahne ışıkları arttırıldı ve oyun başladı. Gogol’un eseri olan oyunda konu olarak Rusya’da hayatını sürdüren bir devlet memurunun adım adım akıl sağlığını kaybetmesi ve bunun etkileri konu ediliyor. Oyunun başında şube müdürünün kalemlerini yontarak onun gözüne girmeye çalışan sıradan bir memur olan Popriçin karakterinin oyunun sonunda kendini İspanya kralı zannedecek kadar yaşadığı akıl gel gitlerini Erdal Beşikçioğlu yaklaşık bir buçuk saat boyunca izleyicilere iliklerine kadar hissettirecek şekilde oynadı. Erdal Beşikçioğlu’na oynadığı Behzat Ç. karakterinden dolayı aşırı bir sempatim var. İlk defa bu oyunla beraber sahnede izleme fırsatım oldu ve oyunculuğuna ve samimiyetine tekrar hayran kaldım diyebilirim.

Dün akşam Bir Delinin Hatıra Defteri

Posted by Tatbikat Sahnesi on 22 Mayıs 2015 Cuma

Erdal Beşikçioğlu tüm oyunu sahnedeki vincin üzerinde oynuyor. Vincin sepeti Popriçin’in yaşam alanı oluyor. Aynı sepet içerisinde Popriçin kah evinin yatak odasında kah tuvaletinde kah iş yerindeki masasında şube müdürünün kalemlerini yontarken kah da İspanya’da bir sarayda tahta çıkarken buluyor kendini. Erdal Beşikçioğlu, Popriçin karakterinin iç dünyasını bize aktarırken aynı zamanda sahnedeki koca vincin yönetimini de kendisi yapıyor ve o vinç oyun boyunca çok kısa süreler sabit kalıyor.

10537950_1552240385036529_1888876710_n

Özetlemem gerekirse, şimdiye kadar gördüğüm en şık fuayeye sahip olan Tatbikat Sahnesi’nde bulunmaktan, yine şimdiye kadar gördüğüm en farklı dekora sahip olan Bir Delinin Hatıra Defteri oyununu Genco Erkal’dan sonra bir de Erdal Beşikçioğlu’ndan izlemekten tarifsiz bir keyif aldım. Elbette Genco Erkal ile Erdal Beşikçioğlu’nun sahneye koyduğu oyunlar arasında bir karşılaştırma yapmak benim haddime değil. Aynı karakteri canlandırıyor olsalar da akşamın sonunda ortaya çıkan oyunlar çok farklı lezzetlerde. Ben ikisinin de tadına bakılması gerektiğini düşünüyorum.

Şimdiye kadar yazdığım en uzun günlük yazım oldu sanıyorum ama bu oyunla ilgili hikayem uzundu, özet geçemezdim. Oyun ile ilgili değil fakat Tatbikat Sahnesi ile ilgili genel olarak söylemek istediğim birkaç şey daha var. Genel olarak Tatbikat Sahnesi’ndeki oyunların bilet fiyatları tiyatro severler olarak alıştığımız özel tiyatroların bilet fiyatlarının biraz üstünde. Tabii ki burada yıllarını tiyatroya vermiş insanların ortaya koyduğu sanat eserlerine paha biçecek durumda değilim. Zaten bunu yapacak hadde ve bilgiye de sahip değilim. Fakat oyunlarda en azından öğrenci izleyicilerin unutulmaması beni daha fazla mutlu ederdi. Umarım ilerleyen zamanlarda bu konu ile ilgili bir düzenleme yapılır.

İzlemek isteyenler için sezon sonuna kadar Bir Delinin Hatıra Defteri, Beşiktaş Nispetiye caddesi üzerindeki Melodi pasajındaki Tatbikat Sahnesi’nde sahnelenmeye devam edecekmiş. Detaylı bilgi almak ve oyun takvimi için Tatbikat Sahnesi’nin web sitesi ziyaret edilebilir.

Son olarak unutmadan, Cezayir paşasının burnunun hemen altında kocaman bir et beni varmış.

  • Can

    yazınız cok guzel kaleminize saglik. peki bu tatbikat sahnesi sizce nasil ? duzeni resimlerde cok ilginc gozukuyor.

    • Tuğsan ÜNLÜ

      Teşekkür ederim vakit ayırıp, okuduğunuz için.

      Tatbikat Sahnesi’nin oturma düzeni beni her oyun için ayrıca heyecanlandırıyor açıkçası. Çünkü neredeyse her oyun için değişiyor bu düzen. Mesela Bir Delinin Hatıra Defteri oyununda ön sıradaki koltuklar sahnenin etrafını 180 dereceden fazla sararken biraz daha arka sıradaki koltuklar normal alıştığımız salon düzenindeydi. Antabus ise sahnenin dört farklı alana bölündüğü, izleyicinin koltuğunda dönerek oyunu takip etmesini sağlayan, izleyiciyi de klasik rolünden dışarı çıkaran bir oyundu. Son olarak izlediğim Ceza Külliyesi oyununda ise koltuksuz bir izleyici alanı oluşturulmuştu.

      Bahsettiklerimin tümü Tatbikat Sahnesi İstanbul için geçerli tabii. Tatbikat Sahnesi Ankara’da çok istemekle beraber henüz bir oyun izleyebilmiş değilim. Ama tahmin ediyorum ki pek fark olmaz İstanbul düzeni ile arasında.