Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Tiyatro Sergüzeşt‘in ilk oyunu Çika‘yı geçtiğimiz hafta sonu Karaköy’deki İkincikat Sahnesi‘nde izledim. İkincikat’ın daha önce Üst Kattaki Terörist, Cambazın Cenazesi, Fü gibi oyunlarını farklı sahnelerde izlemiştim, ilk defa Tiyatro Sergüzeşt vesilesiyle kendi sahnelerine yolum düştü. Çika hakkında oyun öncesi fikrim yok denecek kadar azdı. Yalnızca internet üzerinden konusu hakkında yüzeysel birkaç ufak okuma yapmış, hikayesinin üstümde yaratacağı etkiyi oyun gününe saklamıştım. Oyunu izledikten sonra da yerine bir karar vermiş olduğumu anladım. Çika, Thomas Korovinis‘in 1989 yazında seksenli yaşlarını yaşayan Giresun’lu bir Rum olan Eftelya’nın yaşam öyküsünü kendi ağzından dinlemesi ve bunu aslına sadık kalarak yazıya dökmesi ile oluşmuş Fahişa Çika‘nın tiyatro sahnesine bir uyarlaması. Tek kişilik […]
DevamıKategori: izlediklerim
Kasım 2013’den bu yana tiyatro adına izlediğim her şeyi bu kategori altında topluyorum. Tiyatro Günlüğü’nün de en çok karalanan bölümü burası.
İzledim: Bezirgan
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Halk Tiyatrosu‘nun Bezirgan oyununu Özgür Hanım, uzun süredir görüşmek istediğimiz bir hocamız ve eşi ile birlikte Kadıköy Halk Eğitim Merkezi‘nde izledik. İhtiyar Balıkçı ve Deniz oyunundan sonra izlediğim ikinci İstanbul Halk Tiyatrosu oyunu oldu. İlk oyunu iki sene önce Kadıköy Tiyatro festivalinde izlemiştim. Açıkçası o oyundan pek fazla keyif alamayıp, balıkçılık ve deniz konularının ilgimi çekmediğini fark etmiştim. Fakat Bezirgan oyununu istisnasız hepimiz çok beğendik. Bezirgan, Moliere‘in ilk defa 1664 yılında sahnelenen Tartuffe oyunun bir uyarlaması. Oyun dönemin Fransa’sında çok kısa bir süre sahnelendikten sonra yasaklanmış, yaklaşık beş sene sonra sansürsüz olarak tekrar sahnelenmeye başlayabilmiş. Oyun, dinine bağlı bir adam olan Orgon‘un […]
Devamıİzledim: Romeo ve Juliet
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Geçtiğimiz sezonu Shakespeare ile hem okuyucu hem de izleyici olarak dolu dolu geçirdikten sonra bu sezon da fırsat buldukça Shakespeare oyunlarını okumaya ve izlemeye çalışıyorum. Hafta başında Bursa Nilüfer Belediyesi Tiyatro, prömiyerini geçtiğimiz Ekim ayının başında yaptıkları Romeo ve Juliet oyunu ile Moda Sahnesi‘ne konuk oldu. Ben de kendileri ile orada tanışmış oldum. Shakespeare oyunlarını izlemeden önce metinlerini okumayı kendime bir alışkanlık haline getirdim. Bundan da çok memnunum açıkçası. İzlediğim oyunların ekseriyeti uyarlama veya yeniden çevirisi yapılmış metinler üzerinden sahneye koyulduğu için oyunun aslını bilerek uyarlamasını izlemek, karşılaştırma yapabilmek adına bulunmaz bir fırsat gibi geliyor bana. Bu oyun öncesinde de İş Bankası […]
Devamıİzledim: Hepimizin Öyküsü Aynı
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Craft Tiyatro nispeten yeni tanıştığım tiyatrolardan birisi. Eski günlükleri kurcalayınca ilk defa 2015 senesinin ilk aylarında, “Çocuklar, anne babalarını götürebilsin diye.” sloganıyla sahneledikleri Taşlar oyununu izlemek için gittiğimi fark ettim Kadıköy’deki sahnelerine. Daha sonra aynı sene içerisinde bu defa da Mark Bartlett’in kaleme aldığı, rollerini Dolunay Soysert ve Aslı Enver’in paylaştığı, iş yerlerindeki yıldırma çalışmalarının gelebileceği noktaları konu alan Personel oyununu izlemek için gitmiştim. Ay içerisinde izleyeceğim oyunları genelde birkaç hafta öncesinden ayarlamaya çalışıyorum. Fakat öncesinde bir takım aksaklıklar neticesinde iki tiyatro biletini yakınca, Hepimizin Öyküsü Aynı oyununa gitme kararını biraz apar topar verdim. Fakat sahnelenmeye başladığından bu yana gözümün önünde olan […]
Devamıİzledim: Erkek Parkı
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Bu ay yeni sezon münasebeti ile benim için ilkler ayı oldu. Erkek Parkı da bu sezon İstanbul Devlet Tiyatroları‘nda izlediğim ilk oyun oldu. Üsküdar’daki Tekel Sahnesi‘nde izledim oyunu. Üsküdar Tekel ve aynı binada bulunan Stüdyo Sahne’de sahnelenen oyunları olabildiğince ön sıralardan izlemeye çalışıyorum. Bu iki sahnede de alıştığımız, bildiğimiz sahnelerden biraz farklı. Oyunların oynandığı sahnenin kendine ait bir yüksekliği yok. Yani oyuncular birinci sıradaki koltuklarda oyunu izleyen izleyiciler ile aynı zemine ayak basıyor. Bu durum arka sıralarda oyunu izleyen izleyiciler için sahneyi görebilme açısından biraz sorun olsa da ön sıralarda doğru gidildikçe oyundan alınan keyfi katlıyor. Oyuncu ile aynı sahneye ayak […]
Devamıİzledim: Torun İstiyorum
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tesadüftür ki sezonun henüz başında izlediğim ilk iki oyun çok yakın zamanlarda prömiyerlerini yapmış oyunlardı. İlki İstanbul Şehir Tiyatroları’ndaki Saadet Hanım‘dı. İkincisi ise Moda Sahnesi‘nin sahneye koyduğu Torun İstiyorum oldu. Oyunu geçtiğimiz hafta sonu matine gösteriminde Özgür Hanım‘la birlikte izledik. Moda Sahnesi’nin sahneye koyduğu özellikle Shakespeare oyunları çeşitli çevrelerce oyunların farklı sahnelemeleri ile kıyaslanıyor. Onlara pek benzemediği için zaman zaman ağır bir dille eleştiriliyor. En çok da “yerelleştirme” konusunda. Risale okuyan bir Ophelia veya Doğu şivesi ile konuşan bir Nick Bottom, Shakespeare oyunlarını bugüne kadar alışılagelmiş sahnelemelerden izlemiş izleyicilerin ön yargısına maruz kalabiliyor. Buna kendim de şahit oldum. Farklı bir sahnenin fuayesinde oyunun […]
Devamıİzledim: Saadet Hanım
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sene sahnelemeye başladığı Saadet Hanım isimli oyun ile açtım sezonu. Önceki sene yapmaya çalıştığım gibi bu sene de haftayı tiyatro ile bitirmeye çalışıyorum. O yüzden geçtiğimiz hafta Cuma günkü gösteriminde izledim oyunu. Saadet Hanım, Ahmet Levent Pala‘nın kaleme aldığı yerli yapım bir oyun. İnternette oyunun yazarı ile ilgili pek fazla bilgi yok. Oyunun tanıtım kitapçığından öğrenebildiğim kadarıyla oyun, yazarın İntihar Süsü ve Taziye Evi‘nden sonra yazdığı üçüncü sahnelenen tiyatro metni olma özelliğinde. Oyuna ismini veren karakter Saadet Yurtlu. Kendisi senelerini çocukların eğitimine vermiş emekli bir ilkokul öğretmeni. Oğlu Sermet’in doğum günü için bir dizi planlar yapan Saadet Hanım’ın […]
Devamıİzledim: Uşak, Kral ve Ötekiler
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Uşak, Kral ve Ötekiler benim için 14. Kadıköy Tiyatro Festivali’nin kapanış oyunu oldu. Bu sene sahnelenmeye başlanan oyun Bo Sahne‘nin bir yapımı. Rollerini Köksal Engür ve Merve Engin‘in paylaştığı oyunun yazarı ise Süleyman Karaahmet. Oyun adından da anlaşılacağı gibi bir kralın, bir krallığın hikayesini anlatıyor. Uşak ve ötekiler de dahil bu hikayeye. Kibri yüzünden tahtında yalnız kalmış bir kralı oynuyor Köksal Engür. Gücünü kullanarak etrafındakilere hükmetmeyi kendine bir görev addetmiş olan kral, koca sarayda uşağı ile bir başına kaldığını fark ediyor bir zaman sonra. Ne başka bir çalışan, ne de halkından birileri, kimseler yok etrafında. İş böyle olunca, hükmedemeyeceğin kimseler […]
Devamıİzledim: Ne Ala Temaşa
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbulimpro’nun Ne Ala Temaşa oyununu Kadıköy Tiyatro Festivali’nde izleme şansı buldum. Tamamı ile doğaçlama bir oyunu ilk defa izleyeceğim için festivalin diğer oyunlarına göre daha fazla merak içerisindeydim oyun öncesinde. Daha önce izlediğim birkaç oyunda tamamı ile olmasa da kısmen doğaçlama bölümler bulunuyordu. Ferhan Şensoy’un tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler’de mesela. Oyunun bir akışı olmasına rağmen oyun içerisindeki birkaç bölüm Ferhan Şensoy’un doğaçlama anlatı ve yorumları ile sürüyordu. Daha önce sahnede olmasa da televizyonda Mahşer-i Cümbüş‘ün birkaç programından parçalar izlemiştim fakat tamamı doğaçlama olan bir oyunun nasıl bir buçuk saat boyunca temposu düşmeden sahnede devam edeceğini kestiremiyordum. Oyun izleyicileri de oyuna dahil […]
Devamıİzledim: Kim Var Orada? Muhsin Bey’in Son Hamlet’i
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Kim Var Orada? Muhsin Bey’in Son Hamlet’i sezon içerisinde Moda Sahnesi’nin programında çokça rast geldiğim bir oyundu. İzleme fırsatım olmadı ama gişede farklı oyunlar için bilet alırken birkaç defa izleyicilerin ısrarla biletini sormaları dikkatimi çekmişti. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim yine, harikulade bir oyun. Bitmesin, saatlerce sürüp gitsin istiyor insan izlerken. Muhsin Ertuğrul’un hayatına dair detayları sahnede izleyerek öğrenmek başlı başına bir keyif. Bir tiyatro adamının en güzel anlatılacağı yer de bir tiyatro sahnesidir sanıyorum, hem bir manalı anma hem de kuşaklar sonrasına bir değeri taşımak konusunda. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, sahneye koyuyor Kim Var Orada? oyununu. 1995 yılında Boğaziçi Üniversitesi mezunları tarafından kurulan topluluk, günümüze kadar tiyatrodan […]
Devamı
