Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Yeni sezon başlıyor. Önceki sezon için aynı yazıyı yazdığım gün, dün gibi aklımda. Üstünden 50’e yakın oyun, birçok farklı tiyatro, sahne, yazar, yönetmen ve oyuncu geçmiş. Ekim ayı için seyir programımı sezona güzel bir başlangıç yapmak adına ince eleyip sık dokuyarak oluşturdum. Programı oluştururken Shakespeare‘i gözetmedim dersem yalan olur. Moda Sahnesi ve Altıdan Sonra Tiyatro‘dan iki Shakespeare yapımı izleyeceğim ay içerisinde. Bunların yanında geçtiğimiz sezonlarda izlemek isteyip de programını kendime uydurmayı beceremediğim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Oyunun Oyunu ve Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun Sadece Diktatör oyunlarını izlemeyi planlıyorum. Tabii her şey yolunda giderse. Umarım. Fırtına (Moda Sahnesi) Moda Sahnesi, 5. sezonuna William Shakespeare’in […]

Devamı  


15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali’nin Ardından

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. 15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali bitti. Bu sene festivalde toplam 15 oyun sahnelendi. İptal olan oyun olmadı. Yağmur yağışı nedeniyle Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun oyunu festivalin sonuna ertelendi. Sahnelenen oyunlardan 5 tanesini davetiyeli, 6 tanesini de oyun saatinden önce sahne girişinde oluşan sıralarda bekleyerek olmak üzere 11 tanesini izleyebildim. İlk defa izlediğim oyunların günlüklerini yazdım. Daha önce izlediğim oyunların günlüklerinin ise sonlarına eklemeler yaptım. İzledim: Yaşamaya Dair (Dostlar Tiyatrosu) İzledim: Sevmekten Öldü Desinler (Kadıköy Emek Tiyatrosu) İzledim: Joko’nun Doğum Günü (Yolcu Tiyatro) İzledim: Öküz (Ezop Sahne) İzledim: Kıyıya Oturmanın Böylesi (Merve Engin) İzledim: Cimri (Semaver Kumpanya) İzledim: Şatonun Altında (Fiziksel Tiyatro […]

Devamı  


2016 – 2017 Sezonunda En Beğendiğim Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Bu sezon içerisinde muhtelif tiyatrolarda izleme fırsatı bulduğum oyunlar arasından bir ilk on çıkarmaya çalıştım. Üstüne uzun uzadıya düşünmediğim bu liste, sezon içerisinde izlediğim oyunlara ufak bir göz attıktan sonra bana en çok dokunduğunu düşündüğüm oyunlardan oluşuyor. Elbette bu listede olmayan ama çok beğendiğim oyunlar da var. Ama listeyi bir yerde bitirmek gerekiyor. 2016 – 2017 sezonun bende en fazla iz bırakanları böyle. 10 – Karıncalar – Bir Savaş Vardı (İstanbul Şehir Tiyatroları) Bu sezon İstanbul Şehir Tiyatroları’nda izlediğim oyunlar arasında en beğendiğim oyun. Boris Vian’ın Karıncalar öyküsü ve John Steinbeck‘in Bir Savaş Vardı romanlarından uyarlanan metne Mert Turak tek kişilik performansıyla […]

Devamı  


2016 – 2017 Sezon Değerlendirmesi

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. 2016 – 2017 tiyatro sezonu kapandı. Geçen sene izlediğim 36 oyuna bu sene 2 oyun daha ekleyerek sezon boyunca toplam 38 oyun izleyebildim. Toplamda 7 yeni sahne ve 11 yeni tiyatro topluluğu ile tanıştım. Sezon başında çok daha fazla yeni salonda oyun izlemek niyetindeydim fakat sezonun hemen başında geçirdiğim bir rahatsızlık netincesinde sezon benim için bir ay geç başlamış oldu. Ama yine de mevcut durumdan oldukça memnunum. Umarım önümüzdeki sezon tiyatroya bir oyun zamanı kadar da olsa daha çok vakit ayırabilirim. Geçen sene oyun izlemenin yanı sıra Shakespeare ile Düşünmek isimli bir seminer dizisine katılmıştım. Bu sene maalesef öyle bir fırsatım […]

Devamı  


Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nin Tadilat Söylentileri Üzerine

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Mayıs ayında, sezonun da bitmesi ile birlikte Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nin iki sene süreyle bir tadilata gireceğine dair söylentiler var. Bu söylentiler yetkililer tarafından yalanlanmamakla beraber kısmen doğrulanmış. Detayları bağlantısını verdiğim blogda mevcut. Gözümüzün önünde Atatürk Kültür Merkezi gibi, Muammer Karaca Tiyatrosu gibi çürümesine tanıklık ettiğimiz örnekler varken, bu tadilat söylentileri tamamıyla iyi niyetli bir sürecin habercisi dahi olsa sahnenin tüm gediklilerinde tedirginlik yaratmaya yetiyor. İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Nisan ayı programı geçtiğimiz haftalarda açıklandı. Açıklanan program içerisinde Mayıs ayının ilk haftasında sahnelenecek oyunlar da yer alıyor. Bu da demek oluyor ki Mayıs ayı için ayrı bir program açıklanmayacak. Ezcümle, Şehir Tiyatroları’nda sezon Mayıs […]

Devamı  


Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Yeni tiyatro sezonu Ekim ayında açılıyor. Daha erken açılan tiyatrolar da var, sezonu kapatmadan yaz aylarında oyunlarına devam edenler de. Ama Devlet Tiyatroları, Şehir Tiyatroları ve birçok özel tiyatro Ekim ayı başında açıyor perdelerini yeni sezon için. Tiyatrosuz geçen yaz aylarının sonrasında Ekim ayı için 5 oyunluk bir izleme planı yaptım şimdilik. Büyük bir terslik çıkmazsa Ekim ayı bu oyunlarla geçecek. Saadet Hanım – İstanbul Şehir Tiyatroları İlki izleyeceğim İstanbul Şehir Tiyatroları’nın bu sene sahneye koyduğu Saadet Hanım oyunu. Oyun Türk bir oyun yazarı Ahmet Levent Pala’ya ait. “Tenha bir banka şubesi, günün öğle saatleri. Emekli ilkokul öğretmeni Saadet Yurtlu parasını çekmek […]

Devamı  


14. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali’nin Ardından

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Sene boyunca heyecanla beklediğim Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali yine bir çırpıda geçti. Bu sene festivalde toplam 14 oyunun sahnelenmesi planlanıyordu fakat Taşra Kabare’nin Temizlik İşleri ve Tiyatro Ak’la Kara’nın Üç Nokta isimli oyunları kötü hava şartlarından dolayı sezon içerisinde belediyeye ait salonlarda sahnelenmek üzere ertelendi. Geriye kalan 12 oyundan ise 8 tanesini izleyebildim. İzleyebildiğim oyunlarla ilgili aklımda kalanları da kendi günlüklerinde detaylıca yazdım. Festivalde izleyip de beğenmediğim, salondan mutsuz çıktığım bir oyun olmadı fakat bende en çok iz bırakan oyunlar Anlatılan Senin Hikayendir ve Kim Var Orada? oldu. Yalınayak Müzikhol ve Ne Ala Temaşa oyunlarını ise içerikleri bakımından farklı deneyimler yaşamama sebep oldukları için farklı bir yere koyuyorum. […]

Devamı  


2015 – 2016 Sezonunda En Beğendiğim Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk. Ufak sezon içi değerlendirmelerine devam edeceğimden bahsetmiştim bir önceki günlükte. Sezon içerisinde izlediğim 36 oyundan zor da olsa bir ilk 10 çıkardım. Bunlar tabii ilk gözüme çarpanlar. Çok beğendiğim halde listeyi uzatmamak adına eklemediğim çokça oyun var. Oyunların günlüklerinde zaten detaylı bir şekilde, oyunları izledikten sonra sıcağı sıcağına yazdıklarım mevcut. Listeyi hazırlarken yine oyunlarla ilgili aklımda kalan ufak tefek şeyleri de buraya ekledim. 10 – Ölü Adamın Cep Telefonu (İstanbul Şehir Tiyatroları) Sezonun henüz başında Şehir Tiyatroları’nın Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli oyununa bilet almıştım. Oyun, oyuncu rahatsızlığından dolayı iptal olunca yerine sahnelendi Ölü Adamın Cep Telefonu. Çok beğendiğim ve sahnede Arda […]

Devamı  


2015 – 2016 Sezon Değerlendirmesi

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. 2015 – 2016 sezonu kapandı. Sezonun son oyununu geçen hafta Moda Sahnesi’nde izledim. Geçen sene başladığım, sezon içerisinde izlediğim oyunlarla ilgili ufak değerlendirme günlüklerine bu sene devam etmek istedim. İlki bu olacak, genel olarak sezon içerisinde nerelerde, ne izlediğimden özetle bahsetmeye çalışacağım. Kaç oyun izledim? Geçen sezon 27’de kalan izlediğim oyun sayısını bu sezon 9 arttırarak 36‘a yükseltmişim. Bunda özellikle bu sezon başından itibaren İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oyun izlemeye başlamamın etkisi fazlaca var. 36 oyunun içerisinde geçtiğimiz sezonlarda izlediğim için bu sezon tekrar günlüğünü yazmadığım iki oyun var. İlki İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Nice Yıllara isimli oyunu. Diğeri ise Ferhan Şensoy’un tek kişilik […]

Devamı  


Ferhan Şensoy ve Ferhangi Şeyler Üzerine Birkaç Şey

Yaklaşık okuma süresi: 6 dk. Ferhangi Şeyler’i ilk defa 2014’ün Mayıs ayında Kozyatağı Kültür Merkezi’nde izlemiştim. Geçtiğimiz hafta ikinci defa izleme fırsatı buldum. Yine Anadolu Yakası’nda, bu sefer Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde. Oyun ile ilgili bir şeyler yazıp yazmama konusunda karasızdım. Oyun içeriği ile ilgili ilk oyunu izledikten sonra yazdığım günlüktekilere benzer şeyler yazmamak için bu günlüğün konusunu Ferhan Şensoy ve Ferhangi Şeyler üzerine birkaç şey olarak seçtim. Kısaca benim Ferhan Şensoy hikayem nasıl başladı ondan bahsedeceğim. Tanışma Ferhan Şensoy ile simaen tanışmam Pardon filmi ile oldu. Net olarak hatırlamamakla beraber 2008 yılı olduğunu düşünüyorum. Yani Pardon filmi çekildikten 3 sene sonra. Tabii o zamanlar Pardon’un aslında […]

Devamı