İzledim: Aile Sırları

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Cevahir Sahnesi‘ne en son iki sene evvel gitmiştim. Coriolanus‘u izlemek için. Ondan bir önceki gidişim de yine benzer bir aralıkla olmuştu. İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunları için sahne tercihlerim, Üsküdar Tekel Sahnesi, Üsküdar Stüdyo Sahne ve Kozyatağı Kültür Merkezi içerisindeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi oluyor ekseriyetle. Cevahir sahneleri bana pek iyi gelmiyor. Hem içerisinde bulunduğu Cevahir Alışveriş Merkezi’nin konumu hem de sahnelerin alışveriş merkezi içerisindeki yerleşimi, o sahnelerde izlediğim oyunlardan alacağım keyfi daha koltuğuma oturmadan baltalıyor.

Fakat İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun kimi oyunları yalnızca bu sahnelerde oynanıyor. Sezon içerisinde katiyen diğer sahneleri gezmiyor. Bunun nedeni -sanıyorum- sahne tasarımlarının Cevahir sahnelerinin teknik imkânlarına göre yapılıyor olması. Geçtiğimiz sene bu zamanlarda prömiyer yapan Aile Sırları da bu oyunlardan birisi. Bir sene bekledim farklı sahneleri dolaşmasını ama nafile. Sonunda külahımı önüme koyup düşünmeye başladım. Madem gitmekten başka çarem kalmadı, en azından gitmişken iki oyun izlemeye niyetlendim. Aynı gün matine için Aile Sırları‘na, suare için Kasaplığın Elkitabı‘na aldım biletlerimi.

Amerikalı çağdaş yazar Tracy Letts‘in bir oyunu Aile Sırları. Aslı Önal çevirisi ve Bilge Emin rejisiyle sahneleniyor. Yazarın ismine Tiyatro İn’in Katil Joe oyunundan kulak aşinalığım var. Daha önce herhangi bir metnini okumuş veya izlemiş değilim.

Aile Sırları, ismiyle müsemma bir aile oyunu. Evin babasının aniden ortadan kaybolması hasebiyle bir araya gelen bir ailenin geçmişiyle yüzleşmesinin hikâyesi. Birbirinden uzakta yaşayan üç kız kardeş, Barbara, Ivy ve Karen, anneleri Violet‘ten gelen haberin akabinde aile evinde toplanıyorlar. Bir yandan kayıp babalarını bulmak için süren arama çalışmalarını takip ederken bir yandan da birbirlerinin yabancısı oldukları yaşantıları hakkında fikir sahibi oluyorlar yaptıkları sohbetlerle. Violet’in kardeşi Mattie’nin de eşi Charlie ve çocuğu Charles ile olaya müdahil olmasıyla aile sırlarının tüm tarafları sahnedeki yerlerini almış oluyorlar.

Aile Sırları oyununu izlerken bir keyif aldım. Zaman zaman da epey heyecanlandım. Ama bu keyif ve heyecan metinle değil benim oyuncularla kurduğum kişisel bağlarla ilintiliydi. Metin beni çok fazla etkilemedi. Birbirlerinden sakladıkları sırları olan aile fertlerinin, muhtelif sebeplerle bu sırları birbiri ardına faş etmesi üzerine kurulu bir metin. Sırların ihtiva ettiği sarsıcı gerçekler giderek yoğunlaşıyor. Yani izleyici bir konuya vâkıf olduğunda bir sonraki konu daha üst bir perdeden gösteriyor kendisini. Başlarda bireysel gibi gözüken bu sırlar giderek ailenin tüm fertlerini ilgilendiren konular hâlini alıyor. Bu kargaşanın içerisinde sakin bir finalle son buluyor oyun.

Çok kısa bana dokunan karakterlerden ve oyunculardan bahsedeceğim. Hülya Gülşen, Violet rolünde. Daha önce Moda Sahnesi’nin Roberto Zucco, Torun İstiyorum ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Giydirici oyunlarında izleme şansım oldu kendisini. Beğenerek izledim yine. Madde bağımlısı bir anneyi oynuyor. Zeynep Köse‘nin canlandırdığı kızı Barbara’ya karşı verdiği iktidar mücadelesini ve nihayetindeki kaybedişini yoğun bir şekilde hissettim. Zeynep Köse’yi ilk defa izledim sahnede. Barbara rolüne çok yakışmış. Harikulade bir performansla kotarmış bu zorlu olduğunu düşündüğüm rolü. Mine Tüfekçioğlu, Mattie rolünde. Oyunu ikinci sıradan izlememe rağmen  selamlamaya kadar tanıyamadım kendisini. Saçıyla, makyajıyla, oynadığı kadının üslubuyla kendisini kamufle etmiş âdeta. Bambaşka bir kadın gibi, bambaşka bir kadını oynuyor. Ivy rolündeki Esra Yaşar‘ı bir oyunda daha izlemek istiyorum. -Versus Tiyatro’nun Dogville oyununda da oynuyormuş.- Aile Sırları’nda çok beğendim ama bu beğenimin karakterinin hikâyede durduğu yerle bir ilgisi olup olmadığının ayırdına net bir şekilde varamadım. Hikâyede derdini en sahici bulduğum karakter o çünkü. Bu beni yönlendiriyor olabilir.

Özetle, hikâyesiyle değil oyunculuklarıyla ilgimi çeken bir oyun oldu Aile Sırları. Bir temenni ile bitireyim bu günlüğü. Umarım İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun daha az şaşaayla sahnelenen ve daha yoğun dertleri olan oyunlarını izleyebilirim sonraki sezonlarda. Çünkü bir yerden sonra “Tüm bunlara ne gerek var böyle bir şeyi anlatmak için?” sorusunu sorarken yakalıyorum kendimi, devasa sahne tasarımlarını incelerken. Oyunun az sonra kuracağı gerçeklikten uzaklaşıyorum o esnada. Bir sonraki günlüğün oyunu Kasaplığın Elkitabı, bu konuda daha fazla şeyler yazdırmaya teşne gözüküyor beni.

OYUN KÜNYESİ
Yazan: Tracy Letts
Çeviren: Aslı Önal
Yöneten: Bilge Emin
Sahne Tasarımı: Behlüldane Tor
Oynayanlar: Hülya Gülşen, Mine Tüfekçioğlu, Engin Delice, Şamil Kafkas, Zeynep Köse, Esra Yaşar, Sibel Yıldırım, Begüm Mısırlı, Emre Yeşilöz, Tuba Gürzumar, Cem Sürgit, Ömer İvedi
Süre: 2 saat 15 dakika (2 perde)