Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun İkinci Bölüm oyununu, Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledim. Geçtiğimiz sezonlarda Devlet Tiyatrosu sahneleri ile birlikte en fazla gittiğim sahnelerdendi burası. Bu sene Devlet Tiyatroları oyunlarının da bu sahnede oynanacağını öğrenince sezon içerisinde çok daha fazla yolumun düşeceğini düşünmüştüm. Fakat pek öyle olmadı. Hem Devlet Tiyatroları’nda izlemek istediğim oyunların bu sahneye gelmemesi hem de bu sezonki oyun tercihlerimi İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun domine etmesinden dolayı İkinci Bölüm oyunu ile birlikte bu sezon üç defa oyun izleyebildim bu sahnede. Diğer ikisi ise Dostlar Tiyatrosu’nun Ben Bertolt Brecht ve yine İstanbul Devlet Tiyatorosu’nun Erkek Arkadaş oyunları. Son […]
DevamıKategori: izlediklerim
Kasım 2013’den bu yana tiyatro adına izlediğim her şeyi bu kategori altında topluyorum. Tiyatro Günlüğü’nün de en çok karalanan bölümü burası.
İzledim: Ay Işığında Şamata
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Şehir Tiyatroları‘nda sezonu Haldun Taner‘in yazdığı Ay Işığında Şamata oyunu ile kapattım. Genç Günler kapsamında sahnelenen oyunların programına ara ara bakıyorum ama henüz herhangi bir plan yapabilmiş değilim. Geçen seneyi referans alarak hem Şehir Tiyatroları hem de Devlet Tiyatroları’nda Mayıs ayının diğer aylara göre daha yoğun geçeceğini umuyordum. Özellikle Devlet Tiyatroları’nda geçtiğimiz sene Mayıs ayında birçok turne oyunu sahnelenmişti. Konya Devlet Tiyatrosu’nun Tarla Kuşuydu Juliet ve Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun Parka Güzel Bir Gün oyunlarını izleme fırsatı bulmuştum ben de bu oyunlar arasından. Fakat bu sene hem Genç Günler’in hem de İstanbul Tiyatro Festivali’nin başlamasıyla beraber sezon bu iki kurumda sessiz sedasız […]
Devamıİzledim: Vakti Geldi
Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nda sezon geçtiğimiz ay sonunda kapandı. Benim 2015 – 2016 sezonunda sıklıkla oyun izlemek için tercih ettiğim, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izlediğim son oyun ise Haldun Taner’in yazdığı Ay Işığında Şamata oldu. Çok beğendiğim bir oyun oldu o da. Kendi günlüğünde ayrıca detaylı olarak bahsedeceğim. Tekrar oyuna dönecek olursam, Vakti Geldi yerli bir oyun. Yazarı, Gökhan Erarslan. Geçtiğimiz sezonlarda Devlet Tiyatroları’nda sahnelenen Paşa Paşa Tiyatro ya da Ahmet Vefik Paşa, Tiyatro Keyfi topluluğu tarafından halen sahnelenmekte olan Cahide Sonku Müzikali oyunlarının da yazarı aynı zamanda. Oyun, üç eski arkadaşın geçmişleri ile yüzleşmelerini konu alıyor. Aynı üniversitede okumuş, öğrencilik zamanlarında aynı evde […]
Devamıİzledim: Gülünç Karanlık
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Emre Kınay’ın bir söyleşisini izlemiştim bundan epey bir zaman önce. Orada izleyicilerden gelen sorular üzerine bahsetmişti senelerce severek çalıştığı kurum olarak Bakırköy Belediye Tiyatroları’ndan. O günden beri merak ediyordum hem sahnedeki Emre Kınay’ı hem de Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın yeni oyunlarını. Şimdiye kadar geçen sürede Emre Kınay’ı Sondan Sonra ve Nihayet Bitti oyunları ile sahnede iki defa izleme fırsatı buldum fakat konum olarak benim ev – iş güzergahıma çok ters bir yerde olduğu için Bakırköy’e gidemedim. Geçtiğimiz ay Moda Sahnesi ve Bakırköy Belediye Tiyatroları sahnelerinde bir oyun değişimi oldu. Moda Sahnesi‘nin Bütün Çılgınlar Sever Beni ve Bira Fabrikası oyunları Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın […]
Devamıİzledim: Medea Kali
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunu Medea Kali‘yi Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izleme fırsatı buldum. Oyunu programda ilk gördüğümde göz alıcı dekoru ve kostümleri ile birlikte ekibinin içerisinde Musa Uzunlar‘ın olması dikkatimi çekmişti. Kendisini daha önce oynadığı birkaç tiyatro oyunu ve televizyon dizisinden simaen tanıyorum. Oyunculuğunu ve oynadığı karakterleri de beğendiğim için izlemek istedim. Fakat oyun öncesinde düşündüğümden bambaşka bir performans ile beraber Zeynep Utku‘yu tanımış oldum oyun günü. Oyun Medusa, Medea ve Kali mitolojik karakterlerinin hikayesini tek bir kadın özelinde bütünleştirerek anlatıyor. Oyun öncesinde bu karakterler hakkında pek fazla bilgim yoktu. O yüzden oyunu izlerken zaman zaman anlamakta zorlandığım sahneler olsa da oyunun beni etkisi altına almasına […]
Devamıİzledim: Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli
Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli oyununu sezon başında izleyecektim. Oyuncu rahatsızlığından dolayı oyunun iptal olmasından sonra aynı gün ve saatte sahnelenen Ölü Adamın Cep Telefonu oyununu izlemiştim onun yerine. Tekrar Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nin programında görünce biletimi alıp, izledim. Bu sezonun benim için en büyük şansı Şehir Tiyatroları’nda oyun izleyebilmem oldu sanırım. Sezon sonunda izlediklerimle ilgili genel bir değerlendirme günlüğü yazarım fakat sezon başından beri Şehir Tiyatroları’nda izlediğim tüm oyunları istisnasız beğendim. Keyif almadığım bir oyun olmadı. Bunda biraz geçmiş sezonlarda Şehit Tiyatroları’nda hiç oyun izlememiş olmamın da etkisi olduğunu düşünüyorum. Bir anda hazine bulmuş gibi oldum hiçbir oyununu izlemediğim bir repertuarı görünce […]
Devamıİzledim: İki Arada Bir Yerde
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Yine Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izlediğim İstanbul Şehir Tiyatroları oyunlarından biri, İki Arada Bir Yerde. Bosnalı senarist ve yönetmen Danis Tanovic‘in film senaryosu olarak yazdığı ve 2001 yılında Cannes film festivalinde en iyi senaryo ödülünü aldığı Tarafsız Bölge orijinal ismi ile No Man’s Land‘i Yıldıray Şahinler tiyatro sahnesine uyarlamış. İstanbul Halk Tiyatrosu kurucularından olan Yıldıray Şahinler’i daha önce Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği tiyatro festivalinde Erkan Can ile beraber oynadıkları İhtiyar Balıkçı ve Deniz oyunundan anımsıyorum. Oyunda, savaş esnasında bir siperde mahsur kalan karşıt iki taraftan, üç düşman askerinin başından geçenler konu olarak ele alınıyor. Oyun çatışma atmosferi ile başlıyor. Yollarını kaybederek kendi bölgelerinden uzaklaşan üç asker […]
Devamıİzledim: Son(suz) Öykü
Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika Geçtiğimiz haftalarda Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sezon sahnelenmeye başlanan oyunlarından Son(suz) Öykü‘yü. Oyun 20 yıldır kapalı olan bir tiyatroyu ayakta tutmaya çalışan iki kadının hikayesini konu alıyor. Masal Tiyatrosu‘nun kurucularından Nestor‘un hayattayken gönül bağı kurduğu bu iki kadın, oyun boyunca hem Nestor’un gizemli ölümünü araştırıyor hem de Nestor’un hayattayken sahnelemeyi düşündüğü tiyatro oyununun metnini bulmaya çalışıyor. Maddi imkansızlıklara rağmen tiyatroyu yeniden canlandırmaya çalışırlarken bir yandan da bulundukları cadde üzerinde devam eden otopark inşaatının Masal Tiyatrosu’na günbegün daha da yaklaştığını görüyorlar. Bu da kurtuluş için son çare olarak düşündükleri Nestor’dan kalan tiyatro metnini bulmaları için artık çok az zamanlarının kaldığının […]
Devamıİzledim: Grönholm Metodu
Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Ankara Devlet Tiyatrosu‘nun turne ile İstanbul’a gelen oyunu Grönholm Metodu‘nu önceki akşam Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izledim. Aslında Grönholm Metodu’ndan önce izleyip de günlüğünü henüz yazmadığım iki oyun daha var. İstanbul Şehir Tiyatrosu’ndan Son(suz) Öykü ve İki Arada Bir Yerde. Üst üste iki iş haftasının kapanışını Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde bu oyunlarla yaptım. En kısa zamanda da günlüklerini yazmaya çalışacağım. Tekrar sıcağı sıcağına Grönholm Metodu’na dönecek olursam, oyun bu sezon başında Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahnelenmeye başlanmış. İspanyol yazar Jordi Galceran‘ın kaleme aldığı oyun, uluslararası bir şirketin satış departmanı müdürlüğü için iş başvurusu yapan dört adayın değerlendirildiği son görüşmeyi konu alıyor. Adaylar kendileri ile toplu bir […]
Devamıİzledim: Erkek Arkadaş
Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Ulaşım kolaylığı açısından İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarını genellikle Anadolu Yakası’nda Üsküdar’daki Tekel ve Stüdyo sahnelerinde, Avrupa Yakası’nda ise Şişli’deki Cevahir sahnelerinde izleyebiliyorum. Kozyatağı Kültür Merkezi‘nin bu sezon İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarına ev sahipliği yapacağını ilk duyduğumda pek sevinmiştim açıkçası. Kültür merkezi içerisindeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’ne daha önce birçok kereler gidip, oyunlar izledim. Hem benim özelimde ulaşım açısından kolay olduğu için hem de her ne kadar büyük bir fuaye eksiği olsa da izleyiş konforu açısından sık sık tercih ettiğim bir sahne. Fakat sezon başında düşündüğüm kadar oyun henüz izleyemedim Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde. Özel tiyatroların ve belediyeye ait […]
Devamı
