İzledim: Elektra

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Elektra‘sı benim için bu sezonun altıncı oyunu oldu. Kozyatağı Kültür Merkezi içerisindeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledim. Oldukça kötü planladığım ekim ve kasım ayı programından dolayı yaklaşık bir aydır oyun izlemiyordum. Radyum Kızları‘ndan sonra Elektra ile sakin başladığım sezona devam ettim. Elektra, Sophokles‘in bugünlere ulaşabilen yedi tragedyasından bir tanesi. Konusu itibarıyla, annesi Klytaimestra‘nın babası Agamemnon‘u öldürmesi üzerine intikam arzusuyla kinlenen Elektra, annesinin yeni eşi Aigisthos ile beraber yönettiği kentte esir hayatı yaşamaktadır. Taşkın davranışlarından dolayı her daim gözetim altında tutulan Elektra’nın tek umudu sürgün olan kardeşi Orestes‘in bir şekilde kente geri dönerek babasının intikamını almak için kendisine yardım […]

Devamı  


İzledim: Radyum Kızları

Yaklaşık okuma süresi: 7 dakika Radyum Kızları oyununu geçtiğimiz akşam Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izledim. Son olarak 2017’nin bu aylarında Nehrin Solgun Yüzü ve Romeo ve Juliet oyunlarını izlemek için gitmiştim Üsküdar Tekel Sahnesi’ne. Bileti almakta biraz geç kaldığım için gediklisi olduğum B12 koltuğundan olmasa da yine civarından izledim oyunu. Karden Kasaplar‘ın kaleme aldığı Radyum Kızları’nı İstanbul Devlet Tiyatrosu bu sezon Laçin Ceylan yönetmenliğinde sahnelemeye başladı. Karden Kasaplar, 2018 başında Urla Belediyesi ve İzmir Devlet Tiyatrosu’nun ortaklaşa düzenlediği Necati Cumalı Oyun Yarışması‘nı kazanarak Radyum Kızları oyununu Devlet Tiyatroları repertuvarına dahil etmeyi başarmış. Oyun kalabalık denilebilecek bir oyuncu kadrosuyla sahneleniyor. Dünya savaşları sırasında Amerika Birleşik Devletleri‘ndeki Waterbury […]

Devamı  


İzledim: Tamamen Doluyuz

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Tamamen Doluyuz oyununu Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Bu sezon izlediğim birkaç İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunundan sonuncusu oldu. Bu oyunla beraber fark ettiğim ufak bir detayı paylaşayım. Kozyatağı Kültür Merkezi özel tiyatroların yanında son üç sezondur İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarına da ev sahipliği yapıyor. Fakat ay içerisinde Cevahir Sahneleri’nde veya Üsküdar Tekel ve Stüdyo Sahneleri’nde olduğu gibi her gün bir oyun temsili olmuyor. Yapılan anlaşma gereği her ayın son haftasında yalnızca İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunları bu sahnede oynanabiliyormuş. Kendime oyun programı hazırlarken artık bunu dikkate alarak ayın son haftasını yoğun tutmamaya çalışıyorum. Oyuna dönecek olursam Tamamen Doluyuz, Efe Erkekli‘nin […]

Devamı  


İzledim: Giydirici

Yaklaşık okuma süresi: 6 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Giydirici oyununu dün akşam annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘nde izledim. Esasen Giydirici’yi izlemek için ilk niyetlenmem bu değil. Geçtiğimiz sezon nisan ayında oyunun yine aynı sahnedeki temsiline bilet almıştım fakat oyuncu rahatsızlığından dolayı oyun iptal edilmişti. Bir sene sonra yeniden oyun programında kendime uygun bir temsil denk getirebildim. Giydirici, Ronald Harwood‘un kaleme aldığı bir oyun. Orijinal ismiyle Dresser. Harwood bu oyunu kendi yaşamında öneme sahip olan bir süreç üzerinden hikâye ederek kurmuş. Harwood tiyatro yaşantısının hemen başında, Shakespeare Company kumpanyasında Sir Donald Wolfit‘in beş sene boyunca kişisel giydiriciliğini yapmış. Tiyatro serüveni içinde kilometre taşı sayılabilecek bir dönemi önce oyunlaştırıp daha sonra […]

Devamı  


İzledim: Alyoşa

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Alyoşa oyunu benim için 2018’in ilk oyunu olmasının yanı sıra yaklaşık iki sene sonra Üsküdar Stüdyo Sahne‘ye yeniden yolumun düşmesine vesile olmasından dolayı önemsediğim bir oyundu. Üsküdar Stüdyo Sahne’de en son 2016’nın nisan ayında Medea Kali oyununu izledim. Stüdyo Sahne yapısı gereği Devlet Tiyatrosu repertuvarındaki her türden oyunun sahnelenmesine uygun değil. Belli başlı oyunlar dönüyor sezon içerisinde sürekli. O yüzden çok sevdiğim bir sahne olmasına rağmen istediğim sıklıkla gidemiyorum. Bu sezon başında İstanbul Devlet Tiyatrosu web sitesi üzerinden bir duyuru yayınladı ve diğer tüm Devlet Tiyatrosu sahnelerindeki gibi 20:00 olan suare oyunların başlama saatini yalnızca Stüdyo Sahne için […]

Devamı  


İzledim: Bayrak

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Benim için 2017’nin son oyunu olan İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun Bayrak oyununu yılbaşından bir gün önce annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Kozyatağı Kültür Merkezi’ne bir dönem oyun izlemek için çok yoğun bir şekilde gittim. Artık biraz daha seyrek de olsa Devlet Tiyatroları’nın oyunlarını izlemek için gidiyorum. En son geçtiğimiz sene bu zamanlar Sessizliğin İçinden oyununu izlemiştim. Bayrak, Berkun Oya‘nın kaleme aldığı bir oyun. Bu sezon sahnelenmeye başlandı. Geçtiğimiz sene oyundan uyarlanan Masum isminde bir dizi yapılmıştı. Böyle bir oyunun varlığından o vesileyle haberdar oldum ama diziyi izlemedim. O yüzden yazacaklarım, başka bir yapımın etkisinde […]

Devamı  


İzledim: Romeo ve Juliet

Yaklaşık okuma süresi: 6 dakika İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun bu sezon Dejan Projkovski yönetmenliğinde sahnelemeye başladığı William Shakespeare‘in Romeo ve Juliet oyununu dün akşam Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izledim. Bu Romeo ve Juliet’i sahnede ikinci izleyişim oldu. İlki geçtiğimiz sene aralık ayında Nilüfer Belediyesi Tiyatro’nun Serdar Biliş yönetmenliğinde sahneye koyduğu oyundu. Hem uyarlama tercihleri hem de oyun içerisinde yerleştirilen yerel motiflerin kullanımı açısından epey ilginç bulduğum oyundan sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun oyunu da sahneleme tercihleriyle beni şaşırtmak konusunda ondan aşağı kalmadı. Oyunun konusundan daha önce uzun uzadıya bahsetmiştim. Çok fazla tekrar düşmeden kısaca özetlemeye çalışacak olursam oyunda birbirine düşman iki aile yer alıyor, Montegueler ve Capuletler. Capulet’lerin oğlu Romeo […]

Devamı  


Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Yeni sezon başlıyor. Önceki sezon için aynı yazıyı yazdığım gün, dün gibi aklımda. Üstünden 50’e yakın oyun, birçok farklı tiyatro, sahne, yazar, yönetmen ve oyuncu geçmiş. Ekim ayı için seyir programımı sezona güzel bir başlangıç yapmak adına ince eleyip sık dokuyarak oluşturdum. Programı oluştururken Shakespeare‘i gözetmedim dersem yalan olur. Moda Sahnesi ve Altıdan Sonra Tiyatro‘dan iki Shakespeare yapımı izleyeceğim ay içerisinde. Bunların yanında geçtiğimiz sezonlarda izlemek isteyip de programını kendime uydurmayı beceremediğim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Oyunun Oyunu ve Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun Sadece Diktatör oyunlarıyla birlikte İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun bu sezon sahnelemeye başlayacağı Nehrin Solgun Yüzü oyununu izlemeyi planlıyorum. Tabii her şey yolunda […]

Devamı  


İzledim: Sessizliğin İçinden

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Sessizliğin İçinden oyununu geçtiğimiz sezondan bu yana fırsatını bulup izlemek için takip ediyordum. Fakat İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarının büyük bir çoğunluğu sezon içerisinde belli başlı sahnelerde oynanıyor. Bazı oyunlar bazı sahnelere hiç uğramadan sezonu bitiriyor. Bu nedenle Sessizliğin İçinden ve benzeri birkaç oyunu izleme imkanım olan salonlara gelmediği için izleyemiyorum. Bu oyunu izlemem ise biraz beklenmedik şekilde oldu. Oyunu izlediğim tarihte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki salonda Sevgili Hayat oyunu oynanacaktı. Oyuncu rahatsızlığı nedeniyle o oyun iptal olunca yerine Sessizliğin İçinden’in sahneleneceği duyuruldu. Öylelikle ben de bir gün öncesinden biletimi alıp, ertesi gün oyunu izlemiş oldum. Mark Medoff‘un kaleme aldığı oyun işitme engellilere […]

Devamı  


İzledim: Tersine Dünya

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Tersine Dünya bu sezon Devlet Tiyatroları‘nda izlediğim ikinci oyun oldu. İlki Ekim ayında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde izlediğim Erkek Parkı oyunuydu. Tersine Dünya’yı annemle birlikte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi‘nde izledik. Oyun geçtiğimiz sene Kasım ayında Devlet Tiyatroları’nda prömiyer yapmış. Yine ona yakın zamanlarda Nilüfer Belediyesi Tiyatro da Engin Alkan yönetmenliğinde sahneye koymuş aynı oyunu. İstanbul’a turneye geldiklerinde Moda Sahnesi’nde afişlerine rastlıyordum. Uzun zamandır gözümün önünde olan bir oyun olmasına rağmen bu ay izleme fırsatı bulabildim. Tersine Dünya, Orhan Kemal‘in 1968 yılında çeşitli dergilerde dizi şeklinde yayınladığı ancak vefatından sonra kitap olarak basılan aynı adlı romanından sahneye […]

Devamı