Duyurdum: 15. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. Kadıköy Belediyesi‘nin geleneksel olarak düzenlediği açık hava tiyatro festivalinin bu sene 15.’si gerçekleşiyor. Festivalin bu seneki programı bugün Kadıköy Belediyesi’nin internet sitesinde paylaşıldı. Programa göre 4 Ağustos‘ta başlayıp, 18 Ağustos‘ta sona erecek olan festivalde toplam 15 oyun sahnelenecek. Bam‘ın Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin oyunuyla başlayacak olan festival, Çolpan İlhan ve Sadri Alışık Tiyatrosu, Entropi Sahne, Hayal Perdesi, Moda Sahnesi, Fiziksel Tiyatro Araştırmaları, Semaver Kumpanya, Merve Engin, Tiyatrokare, Ezop Sahne, Yolcu Tiyatro, Kadıköy Emek Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Uygur Sanat Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu yapımları ile devam edecek. Kadıköy Belediyesi geçen sene başlattığı oyunlara davetiyeli giriş uygulamasını bu sene de sürdürüyor. Oyun […]

Devamı  


2016 – 2017 Sezonunda En Beğendiğim Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Bu sezon içerisinde muhtelif tiyatrolarda izleme fırsatı bulduğum oyunlar arasından bir ilk on çıkarmaya çalıştım. Üstüne uzun uzadıya düşünmediğim bu liste, sezon içerisinde izlediğim oyunlara ufak bir göz attıktan sonra bana en çok dokunduğunu düşündüğüm oyunlardan oluşuyor. Elbette bu listede olmayan ama çok beğendiğim oyunlar da var. Ama listeyi bir yerde bitirmek gerekiyor. 2016 – 2017 sezonun bende en fazla iz bırakanları böyle. 10 – Karıncalar – Bir Savaş Vardı (İstanbul Şehir Tiyatroları) Bu sezon İstanbul Şehir Tiyatroları’nda izlediğim oyunlar arasında en beğendiğim oyun. Boris Vian’ın Karıncalar öyküsü ve John Steinbeck‘in Bir Savaş Vardı romanlarından uyarlanan metne Mert Turak tek kişilik performansıyla […]

Devamı  


2016 – 2017 Sezon Değerlendirmesi

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk. 2016 – 2017 tiyatro sezonu kapandı. Geçen sene izlediğim 36 oyuna bu sene 2 oyun daha ekleyerek sezon boyunca toplam 38 oyun izleyebildim. Toplamda 7 yeni sahne ve 11 yeni tiyatro topluluğu ile tanıştım. Sezon başında çok daha fazla yeni salonda oyun izlemek niyetindeydim fakat sezonun hemen başında geçirdiğim bir rahatsızlık netincesinde sezon benim için bir ay geç başlamış oldu. Ama yine de mevcut durumdan oldukça memnunum. Umarım önümüzdeki sezon tiyatroya bir oyun zamanı kadar da olsa daha çok vakit ayırabilirim. Geçen sene oyun izlemenin yanı sıra Shakespeare ile Düşünmek isimli bir seminer dizisine katılmıştım. Bu sene maalesef öyle bir fırsatım […]

Devamı  


İzledim: Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk. Bu sezonun kapanışını Kadıköy Theatron‘da izlediğim, BAM‘ın ilk oyunu Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin‘le yaptım. Hem oyunu izlediğim Kadıköy Theatron hem de oyunu sahneye hazırlayan BAM ile bu oyun aracılığıyla tanıştım. BAM ismi oyun hazırlandıktan sonra ekibin tiyatroya bir isim bulma telaşıyla ortaya çıkmış. İsim aynı zamanda hem kurucuları hem de ilk oyunlarının oyuncuları olan Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Ayfer Dönmez ve Melis Öz‘ün baş harflerinden oluşuyor. Geçtiğimiz sene Ağustos ayında kurulan BAM, Kasım ayında Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin oyununun prömiyerini yine Kadıköy Theatron’da yapmış. Oyunun yazarı ve yönetmeni Murat Mahmutyazıcıoğlu. Geçtiğimiz sene Özgürlük Parkı’ndaki Kadıköy Tiyatro Festivali’nde kendisinin yazdığı, İkinci Kat’ın sahneye koyduğu Fü […]

Devamı  


İzledim: Tehlikeli Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Bu sezon Moda Sahnesi‘nde izlediğim son oyun Seyyar Sahne‘nin Tehlikeli Oyunlar‘ı oldu. Uzunca bir süredir programlarda görüp, merak ettiğim bir oyundu. Sezonun son temsillerinden birinde izleme fırsatı bulabildim. Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay‘ın aynı adlı romanından sahneye uyarlanmış bir oyun. Erdem Şenocak ve Oğuz Arıcı metni sahneye uyarlarken yeniden düzenlemişler. Sonuç olarak ortaya yaklaşık 2 buçuk saat süren, Erdem Şenocak‘ın tek kişilik harikulade performansı çıkmış. Ben romanı okumadığım için oyun ve metin arasında bir ilişki maalesef kuramadım. İlk fırsatta okuma niyetindeyim ama bu günlükte yalnızca oyundaki gözlemlerimi yazmaya çalışacağım. Belki okuduktan sonra buraya ufak bir ek yapabilirim. Oyunda Erdem Şenocak, romandaki […]

Devamı  


İzledim: Hansel ve Gretel’in Öteki Hikayesi

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. En yoğun olarak 2014 senesinde oyun izlediğim Oyun Atölyesi‘ne bu sezon ilk defa sezonun son ayında gitme fırsatı bulabildim. Oyun Atölyesi’nde daha önce muhtelif konuk tiyatroların oyunlarını izlemiştim. Bu defa ise Oyun Atölyesi’nin kendi yapımı olan Hansel ve Gretel’in Öteki Hikayesi oyununu izlemek için gittim. Neil LaBute‘un kaleme aldığı, orijinal ismi ile In a Forest, Dark and Deep oyunu, Haluk Bilginer tarafından Hansel ve Gretel’in Öteki Hikayesi ismiyle tercüme edilerek Türkçe’ye kazandırılmış. Oyun metnini ne Haluk Bilginer’in çevirisinden ne de başka bir kaynaktan okumadım. O nedenle bu günlükte yalnızca izlediğim oyundan bende kalanlardan bahsedeceğim. Oyunda Haluk Bilginer’in Hansel ve Gretel benzetmesinde […]

Devamı  


İzledim: Taranta Babu

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. İki seneden fazla bir zaman oldu sanırım. Özgür Hanım‘la girişindeki koridoru boylu boyunca kaplayan bir sahaf olan Üsküdar Kapalı Çarşısı diye bir yere rast gelmiştik. O sahaftaki kitapları kurcalarken bulmuştuk Nâzım Hikmet‘in Adam Yayınları‘ndan çıkan, benimle yaşıt Benerci Kendini Niçin Öldürdü? kitabını. Taranta-Babu’ya Mektuplar metniyle tanışmam o kitaba dayanıyor. Ben okuduktan kısa bir süre sonra Oyun İşleri metni aynı adla tiyatro sahnesine taşıdı. O oyunu izleme fırsatım olmadı ama geçtiğimiz hafta Oyun Sandalı‘nın Cansu Fırıncı‘nın tek kişilik performansı olarak tasarladığı Taranta Babu oyununu Altkat Sanat’daki ilk oyunum olarak izledim. Metni hatırlamak adına oyun günü kitabı yanıma aldım. Oyundan bir saat önce tiyatroda olacağımı öngördüğüm için […]

Devamı  


İzledim: Ev’vel Zaman

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Gülce Uğurlu ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı olan Ev’vel Zaman oyunu Taşra Kabare‘de izlediğim ilk oyun oldu. Sezon içerisinde birkaç defa gözüme çarpmasına rağmen izlemeyi ertelediğim oyunun muhtemeldir ki bu seneki son gösterimlerinden birisini bir Pazartesi akşamı izleyebildim. Oyun İlkin ve Veda ismindeki iki kız kardeş ve onların çocukluk arkadaşları Erdem‘in etrafında şekillenen bir hikâye üzerinden kimileri için kent yaşamının büyük sorunlarından olan kimileri için ise eşi benzeri bulunmaz bir gelir kapısı olarak görülen kentsel dönüşüm mevzusunu konu olarak ele alıyor. Oyundaki kız kardeşlerden ilki Veda. Veda doğduğundan bu yana anneannelerinden kalan, 90’lı yılların başında gerçekleşen elim bir yangın olayından sonra yıkılıp […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk. Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit oyununu geçtiğimiz Pazar günü akşamı Moda Sahnesi‘nde izledim. Yeni bir haftaya başlarken kendime verebileceğim en güzel hediyelerden birisi oldu. Oyundan çıkıp eve gelene kadar hatta eve geldikten sonra da uyuyana kadar geçen sürede oyundan muhtelif sahneleri zihnimde tekrar tekrar canlandırıp durdum. Oyun Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanından Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal tarafından sahneye uyarlanmış. Hakan Emre Ünal’a Seyyar Sahne çatısı altında yazıp oynadığı, benim henüz izleme fırsatı bulamadığım Trom oyunundan göz aşinalığım var. Nezaket Erden’i ise tanımıyordum. Kendisi Kadis Has Üniversitesi‘nin Oyunculuk programında yüksek lisansı yapıyormuş. Bitirme projesi olarak okurken çok etkilendiği, yer yer kendi […]

Devamı  


İzledim: Nereye Gitti Bütün Çiçekler?

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk. Mam’art Tiyatro‘nun Nereye Gitti Bütün Çiçekler? oyununu annemle birlikte Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin Kardelen 1 salonunda izledik. Eve Ensler’in görece yakın bir tarihte cereyan eden Bosna Savaşı‘nın (1992 – 1995) ardından kaleme aldığı, orijinal ismi ile Necessary Targets (Zorunlu Hedefler) oyununu Mam’art Tiyatro Tuğrul Tülek yönetmenliğinde aslından çok farklı bir şekilde yeniden uyarlamış. Ekip uyarlama esnasında oyunun çevirisini de yeniden yaparak ismini Nereye Gitti Bütün Çiçekler? olarak belirlemiş. Oyun bir mülteci kampında yaşayan beş kadının hikayesini paylaşmak ve böylece onların içerisinde bulundukları durumu daha kolay atlatmalarına yardımcı olmak maksadıyla çalışan bir travma danışmanı ve bir psikolog arasında yaşananları konu alıyor. Savaşın hemen sonrasında kendi […]

Devamı