Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 2 dakika Tiyatroların yeni sezonun ilk ayına ait sahneleme programlarını duyurmaya başlamasıyla beni de telaşlı bir heyecan sardı. Geçtiğimiz senelerde sezon başlangıcını ekim ayı itibarıyla düşünürdüm hep. Fakat bu sene kimi tiyatrolar elini çabuk tuttu ve sene içerisinde bir ayı daha tiyatro ile dolu dolu geçirmemi sağladı. Eylül ayı içerisinde sırasıyla Samsun Sanat Tiyatrosu‘nun Kuvâyi Milliye Destanı, geçtiğimiz sezon izleyip çok beğendiğim Yolcu Tiyatro‘nun Kürklü Venüs ve Moda Sahnesi‘nin Kıyı oyunlarını izlemeyi planlıyorum. Henüz 16. Kadıköy Tiyatro Festivali‘nden günlüklerini yazamadığım oyunlar var. Yine bu ay içerisinde onları da tamamlayıp sezona temiz bir başlangıç yapmak niyetindeyim. Kuvâyi Milliye Destanı (Samsun Sanat Tiyatrosu) Nazım Hikmet’in […]

Devamı  


İzledim: Arıza (Blue-s Cat)

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Moda Sahnesi‘nin yeni yetişkin oyunu Arıza‘yı dün akşam prömiyerinden bir sonraki temsilinde izledim. Bu defa oyundan önce prova notlarını okuma fırsatım olmadı. Prova sürecinden yalnızca birkaç fotoğrafa rastlamıştım. Bu günlüğü yazmaya başlamadan önce tüm prova notlarını okuyup, kendimi zihnen oyun hakkında birkaç cümle kurmaya hazır hâle getirdim. Oyunun yazarı Koffi Kwahule. Moda Sahnesi’nin 2015’in mart ayından bu yana sahnelediği Bira Fabrikası oyununun da yazarı aynı zamanda. (Bu arada Bira Fabrikası’nı becerebilirsem bu sezon bitmeden, beceremezsem önümüzdeki sezonun hemen başında yeniden izleme sözünü kendime vermiş olayım. İlk izleyişimin üstünden üç sene geçmiş. O dönem oyunun üzerine çok fazla kafa yormadan, fazlasıyla yüzeysel […]

Devamı  


İzledim: Seni Seviyorum Türkiye

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Bakırköy Belediye Tiyatroları‘nın Seni Seviyorum Türkiye oyununu Moda Sahnesi‘ne yaptıkları turneyle izleme fırsatım oldu. Seni Seviyorum Türkiye aslında Ceren Ercan‘ın kaleme aldığı Gidenler, Kalanlar ve Saklananlar isimli üçlemenin ilk oyunu. Üçlemenin ikinci oyunu olan Berlin Zamanı‘nı geçtiğimiz ay izlemiştim. O oyunun üzerinden çok fazla bir zaman geçmeden gördüğüm turne haberi bana Seni Seviyorum Türkiye’nin yolunu açmış oldu. Serinin üçüncü oyunuyla ilgili bir bilgim yok. İlk iki oyun için konuşacak olursam, oyunların ana temaları itibarıyla değindikleri konular dışında bir benzerlikleri veya devamlılıkları yok. O yüzden oyunların hangi sırayla izlendiği pek mühim değil. Berlin Zamanı’nda türlü nedenlerle yurt dışına gitmek isteyen üç gencin hikâyesi […]

Devamı  


İzledim: Dünyanın En Güzel Arabistanı

Yaklaşık okuma süresi: 6 dakika Ekip Tiyatrosu‘nun Dünyanın En Güzel Arabistanı oyununu bir cumartesi akşamı Özgür Hanım‘la birlikte Moda Sahnesi‘nde izledik. Ben de bu vesileyle daha önce Shakespeare ile Düşünmek seminerleri için bol bol yolumun düştüğü Moda Sahnesi’nin stüdyosunda ikinci defa oyun izlemiş oldum. İlki günlüklerde her fırsatta dile getirdiğim, geçen sezonun en beğendiğim oyunu olan Nezaket Erden’in tek kişilik performansı Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit‘ti. Moda Sahnesi’nin stüdyosuna konuk olan oyunlardan izleyicinin beğenisini kazanarak öne çıkanların mutat bir süreci oluyor benim gözlemlediğim kadarıyla. Oyun önce stüdyoya konuk oluyor. İzleyici tarafından sevildikçe, ek temsiller konulmaya başlanıyor. Fakat bir zaman sonra stüdyonun koltuk kapasitesi talebi karşılamıyor ve […]

Devamı  


İzledim: Köleler Adası

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Moda Sahnesi‘nin yeni oyunu Köleler Adası‘nı ilk temsilinden bir gün sonra, dün akşam Moda Sahnesi’nde izledim. Fransız yazar Pierre De Marivaux‘un kaleme aldığı oyunu yine Moda Sahnesi’nin Bira Fabrikası ve Roberto Zucco oyunlarının çevirisini yapan Ezgi Coşkun Türkçeye çevirmiş. Kemal Aydoğan oyunu yönetirken, sahne tasarımını Bengi Günay yapmış. Oyun bir adada geçiyor.  İsmiyle müsemma bir Köleler Adası. Zamanında efendilerinin elinden kurtulan köleler bir adayı kendilerine yurt bilip kendi ideal düzenleriyle yaşanacak bir yer hâline getiriyorlar. Yalnızca kölelerin yaşayabildiği bu ada efendilerin gözlerini korkutacak bir kara parçasına da dönüşüyor aynı zamanda. Çünkü köleler adaya ayak basan efendileri sorgusuz sualsiz öldürüyor. Yani başlarda […]

Devamı  


İzledim: Bi Parça Plastik

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Hemzemin Tiyatro‘nun ilk oyunu Bi Parça Plastik‘i geçtiğimiz günlerde Moda Sahnesi‘nde izledim. Alman yazar Marius von Mayenburg‘un kaleme aldığı oyun Sündüz Haşar yönetmenliğinde sahneye koyulmuş. Oyunun çevirisini ise oyuncularından Erce Kardaş yapmış. Erce Kardaş oyunla ilgili ekipçe verdikleri bir röportajda öğrenciliği esnasında içinde Bi Parça Plastik’in de yer aldığı kimi oyunlar çevirdiğini, Bi Parça Plastik metninin derinliğini fark ettikten sonra ekiple paylaşarak sahnelemeye karar verdiklerinden bahsediyor. Röportajın bir kısmını oyundan önce izlemiştim. Oyundan sonra Erce Kardaş’ın anlatmaya çalıştıklarına kısmen haiz olduğumu söyleyebilirim. Oyunun enteresan bir üslubu var. Diyaloglarının ucu fazlasıyla açık. Cümlelerinin yapısı bana kimi zaman oyuncuların metne bağlı kalmadıklarını, doğaçlama yaptıklarını […]

Devamı  


İzledim: Fırtına

Yaklaşık okuma süresi: 6 dakika Moda Sahnesi‘nin Fırtına oyununu geçtiğimiz Pazar günü Özgür Hanım‘la birlikte izledik. Fırtına, sahnenin yeni ve beşinci sezon açılış oyunu olmakla birlikte benim de yolumun daha önce yine Moda Sahnesi aracılığıyla kesiştiği bir oyun. 2016’nın mart ayında Moda Sahnesi’nde Shakespeare ile Düşünmek isimli bir dizi seminere katılmıştım. Emine Ayhan‘ın konuşmacı olarak yürüttüğü bu seminerlerde haftalık okuma programımızda olmamasına rağmen son hafta Emine Ayhan’ın ricasıyla okumuştuk Fırtına’yı. Oyunu izlemeden önce yeniden okumayı, unuttuğum epey şeyi yeniden hatırlamayı ihmal etmedim. Oyun izlediğim diğer sahnelere nazaran Moda Sahnesi oyunlarıyla mesaim daha fazla sürüyor. Oyun provalarının başlamasıyla birlikte benim için de bir süreç başlıyor. Bu süreçte […]

Devamı  


Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Yeni sezon başlıyor. Önceki sezon için aynı yazıyı yazdığım gün, dün gibi aklımda. Üstünden 50’e yakın oyun, birçok farklı tiyatro, sahne, yazar, yönetmen ve oyuncu geçmiş. Ekim ayı için seyir programımı sezona güzel bir başlangıç yapmak adına ince eleyip sık dokuyarak oluşturdum. Programı oluştururken Shakespeare‘i gözetmedim dersem yalan olur. Moda Sahnesi ve Altıdan Sonra Tiyatro‘dan iki Shakespeare yapımı izleyeceğim ay içerisinde. Bunların yanında geçtiğimiz sezonlarda izlemek isteyip de programını kendime uydurmayı beceremediğim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Oyunun Oyunu ve Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun Sadece Diktatör oyunlarıyla birlikte İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun bu sezon sahnelemeye başlayacağı Nehrin Solgun Yüzü oyununu izlemeyi planlıyorum. Tabii her şey yolunda […]

Devamı  


İzledim: Tehlikeli Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Bu sezon Moda Sahnesi‘nde izlediğim son oyun Seyyar Sahne‘nin Tehlikeli Oyunlar‘ı oldu. Uzunca bir süredir programlarda görüp, merak ettiğim bir oyundu. Sezonun son temsillerinden birinde izleme fırsatı bulabildim. Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay‘ın aynı adlı romanından sahneye uyarlanmış bir oyun. Erdem Şenocak ve Oğuz Arıcı metni sahneye uyarlarken yeniden düzenlemişler. Sonuç olarak ortaya yaklaşık 2 buçuk saat süren, Erdem Şenocak‘ın tek kişilik harikulade performansı çıkmış. Ben romanı okumadığım için oyun ve metin arasında bir ilişki maalesef kuramadım. İlk fırsatta okuma niyetindeyim ama bu günlükte yalnızca oyundaki gözlemlerimi yazmaya çalışacağım. Belki okuduktan sonra buraya ufak bir ek yapabilirim. Oyunda Erdem Şenocak, romandaki […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit oyununu geçtiğimiz Pazar günü akşamı Moda Sahnesi‘nde izledim. Yeni bir haftaya başlarken kendime verebileceğim en güzel hediyelerden birisi oldu. Oyundan çıkıp eve gelene kadar hatta eve geldikten sonra da uyuyana kadar geçen sürede oyundan muhtelif sahneleri zihnimde tekrar tekrar canlandırıp durdum. Oyun Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanından Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal tarafından sahneye uyarlanmış. Hakan Emre Ünal’a Seyyar Sahne çatısı altında yazıp oynadığı, benim henüz izleme fırsatı bulamadığım Trom oyunundan göz aşinalığım var. Nezaket Erden’i ise tanımıyordum. Kendisi Kadis Has Üniversitesi‘nin Oyunculuk programında yüksek lisansı yapıyormuş. Bitirme projesi olarak okurken çok etkilendiği, yer yer kendi […]

Devamı