İzledim: Köleler Adası

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk.Moda Sahnesi‘nin yeni oyunu Köleler Adası‘nı ilk temsilinden bir gün sonra, dün akşam Moda Sahnesi’nde izledim. Fransız yazar Pierre De Marivaux‘un kaleme aldığı oyunu yine Moda Sahnesi’nin Bira Fabrikası ve Roberto Zucco oyunlarının çevirisini yapan Ezgi Coşkun Türkçeye çevirmiş. Kemal Aydoğan oyunu yönetirken, sahne tasarımını Bengi Günay yapmış. Oyun bir adada geçiyor.  İsmiyle müsemma bir Köleler Adası. Zamanında efendilerinin elinden kurtulan köleler bir adayı kendilerine yurt bilip kendi ideal düzenleriyle yaşanacak bir yer hâline getiriyorlar. Yalnızca kölelerin yaşayabildiği bu ada efendilerin gözlerini korkutacak bir kara parçasına da dönüşüyor aynı zamanda. Çünkü köleler adaya ayak basan efendileri sorgusuz sualsiz öldürüyor. Yani başlarda […]

Devamı  


İzledim: Bi Parça Plastik

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk.Hemzemin Tiyatro‘nun ilk oyunu Bi Parça Plastik‘i geçtiğimiz günlerde Moda Sahnesi‘nde izledim. Alman yazar Marius von Mayenburg‘un kaleme aldığı oyun Sündüz Haşar yönetmenliğinde sahneye koyulmuş. Oyunun çevirisini ise oyuncularından Erce Kardaş yapmış. Erce Kardaş oyunla ilgili ekipçe verdikleri bir röportajda öğrenciliği esnasında içinde Bi Parça Plastik’in de yer aldığı kimi oyunlar çevirdiğini, Bi Parça Plastik metninin derinliğini fark ettikten sonra ekiple paylaşarak sahnelemeye karar verdiklerinden bahsediyor. Röportajın bir kısmını oyundan önce izlemiştim. Oyundan sonra Erce Kardaş’ın anlatmaya çalıştıklarına kısmen haiz olduğumu söyleyebilirim. Oyunun enteresan bir üslubu var. Diyaloglarının ucu fazlasıyla açık. Cümlelerinin yapısı bana kimi zaman oyuncuların metne bağlı kalmadıklarını, doğaçlama yaptıklarını […]

Devamı  


İzledim: Fırtına

Yaklaşık okuma süresi: 6 dk.Moda Sahnesi‘nin Fırtına oyununu geçtiğimiz Pazar günü Özgür Hanım‘la birlikte izledik. Fırtına, sahnenin yeni ve beşinci sezon açılış oyunu olmakla birlikte benim de yolumun daha önce yine Moda Sahnesi aracılığıyla kesiştiği bir oyun. 2016’nın mart ayında Moda Sahnesi’nde Shakespeare ile Düşünmek isimli bir dizi seminere katılmıştım. Emine Ayhan‘ın konuşmacı olarak yürüttüğü bu seminerlerde haftalık okuma programımızda olmamasına rağmen son hafta Emine Ayhan’ın ricasıyla okumuştuk Fırtına’yı. Oyunu izlemeden önce yeniden okumayı, unuttuğum epey şeyi yeniden hatırlamayı ihmal etmedim. Oyun izlediğim diğer sahnelere nazaran Moda Sahnesi oyunlarıyla mesaim daha fazla sürüyor. Oyun provalarının başlamasıyla birlikte benim için de bir süreç başlıyor. Bu süreçte […]

Devamı  


Yeni Sezon Başlarken

Yaklaşık okuma süresi: 2 dk.Yeni sezon başlıyor. Önceki sezon için aynı yazıyı yazdığım gün, dün gibi aklımda. Üstünden 50’e yakın oyun, birçok farklı tiyatro, sahne, yazar, yönetmen ve oyuncu geçmiş. Ekim ayı için seyir programımı sezona güzel bir başlangıç yapmak adına ince eleyip sık dokuyarak oluşturdum. Programı oluştururken Shakespeare‘i gözetmedim dersem yalan olur. Moda Sahnesi ve Altıdan Sonra Tiyatro‘dan iki Shakespeare yapımı izleyeceğim ay içerisinde. Bunların yanında geçtiğimiz sezonlarda izlemek isteyip de programını kendime uydurmayı beceremediğim İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın Oyunun Oyunu ve Kadıköy Emek Tiyatrosu‘nun Sadece Diktatör oyunlarıyla birlikte İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nun bu sezon sahnelemeye başlayacağı Nehrin Solgun Yüzü oyununu izlemeyi planlıyorum. Tabii her şey yolunda […]

Devamı  


İzledim: Tehlikeli Oyunlar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk.Bu sezon Moda Sahnesi‘nde izlediğim son oyun Seyyar Sahne‘nin Tehlikeli Oyunlar‘ı oldu. Uzunca bir süredir programlarda görüp, merak ettiğim bir oyundu. Sezonun son temsillerinden birinde izleme fırsatı bulabildim. Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay‘ın aynı adlı romanından sahneye uyarlanmış bir oyun. Erdem Şenocak ve Oğuz Arıcı metni sahneye uyarlarken yeniden düzenlemişler. Sonuç olarak ortaya yaklaşık 2 buçuk saat süren, Erdem Şenocak‘ın tek kişilik harikulade performansı çıkmış. Ben romanı okumadığım için oyun ve metin arasında bir ilişki maalesef kuramadım. İlk fırsatta okuma niyetindeyim ama bu günlükte yalnızca oyundaki gözlemlerimi yazmaya çalışacağım. Belki okuduktan sonra buraya ufak bir ek yapabilirim. Oyunda Erdem Şenocak, romandaki […]

Devamı  


İzledim: Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit oyununu geçtiğimiz Pazar günü akşamı Moda Sahnesi‘nde izledim. Yeni bir haftaya başlarken kendime verebileceğim en güzel hediyelerden birisi oldu. Oyundan çıkıp eve gelene kadar hatta eve geldikten sonra da uyuyana kadar geçen sürede oyundan muhtelif sahneleri zihnimde tekrar tekrar canlandırıp durdum. Oyun Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanından Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal tarafından sahneye uyarlanmış. Hakan Emre Ünal’a Seyyar Sahne çatısı altında yazıp oynadığı, benim henüz izleme fırsatı bulamadığım Trom oyunundan göz aşinalığım var. Nezaket Erden’i ise tanımıyordum. Kendisi Kadis Has Üniversitesi‘nin Oyunculuk programında yüksek lisansı yapıyormuş. Bitirme projesi olarak okurken çok etkilendiği, yer yer kendi […]

Devamı  


İzledim: Zabel

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk.Geçtiğimiz sene Ağustos ayında, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirilen 14. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali‘nde sahneledikleri Kim Var Orada? Muhsin Bey’in Son Hamlet’i oyunları ile tanıdım Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu‘nu. O oyunu ne kadar beğendiğimi ilgili oyunun günlüğünde uzun uzadıya anlatmıştım. Bu defa ise Moda Sahnesi‘nde sahneledikleri Zabel oyunu ile geçtiğimiz seneden gelen bu tanışıklığımızı memnuniyetle pekiştirmiş oldum. Zabel, 93 Harbi sürerken Üsküdar’ın Silahtar mahallesinde dünyaya gelen Zabel Yesayan’ın mücadelerle geçen hayatını konu alıyor. Osmanlı’nın içinde bulunduğu savaş ortamında zaman zaman Ermeni bir ailede doğmanın manevi zorluklarını yaşarken, etrafındaki farklı kültürlerden insanlar onun için dünyaya bakışını değiştirecek ve mücadeleci karakterinin oluşumunda büyük rol oynayacak birer gözlem […]

Devamı  


İzledim: Akciğer

Yaklaşık okuma süresi: 3 dk.Tiyatro İn‘in Akciğer oyununu Moda Sahnesi‘nde izledim. Akciğer, izlediğim ilk Tiyatro İn oyunu aynı zamanda. Geçtiğimiz sezonlarda Katil Joe ve Oda ve Adam oyunlarını izlemek için meyletmiş fakat muhtelif nedenlerden ertelemek zorunda kalmıştım. Akciğer oyunu bu geç kalmış tanışmanın pişmanlığını ziyadesiyle yaşattı bana. Rollerini Nergis Öztürk ve Engin Hepileri‘nin paylaştığı oyun aslında içerisinde bulunduğumuz çağın önemli tereddütlerinden olmakla birlikte çok fazla karikatürize edilmiş olmasından dolayı anlamını yitirip, klişeleşmiş olan “böyle bir dünyaya çocuk getirmek” konusunu işliyor. Oyunda hayatlarının normal seyrine devam eden çiftin aklına bir gün aniden çocuk yapma fikri düşüyor ve o andan itibaren bu fikir hayatlarındaki önemli addedecekleri birçok konunun […]

Devamı  


İzledim: Bir Başkadır A.

Yaklaşık okuma süresi: 4 dk.Moda Sahnesi‘nin yeni oyunu Bir Başkadır A.‘yı prömiyerinden hemen sonraki gösterimi ile geçtiğimiz hafta içerisinde izledim. Daha önce oyun ve yazarları ile herhangi bir tanışıklığım olmamasına rağmen vakit buldukça prova notlarına göz gezdirdiğimden olacak ki oyun günü sahnede karşılaşacaklarım konusunda az da olsa kendimi fikir sahibi hissederek buldum büyük salondaki koltuğumu. Moda Sahnesi’nin diğer oyunlarında da okumaya çalışıyorum prova notlarını. Özellikle oyunların kitap listelerini takip edip, o an için hızlı bir şekilde temin edip okuyamasam da bir yerlere not ediyorum okumak isteyeceklerimi. Keşke diğer tiyatrolara da örnek olarak yaygınlaşsa bu prova notlarının erişilebilir olması. İzleyici olarak benim de oyun öncesi bir hazırlık sürecine girmemi sağlıyor. […]

Devamı  


İzledim: Romeo ve Juliet

Yaklaşık okuma süresi: 5 dk.Geçtiğimiz sezonu Shakespeare ile hem okuyucu hem de izleyici olarak dolu dolu geçirdikten sonra bu sezon da fırsat buldukça Shakespeare oyunlarını okumaya ve izlemeye çalışıyorum. Hafta başında Bursa Nilüfer Belediyesi Tiyatro, prömiyerini geçtiğimiz Ekim ayının başında yaptıkları Romeo ve Juliet oyunu ile Moda Sahnesi‘ne konuk oldu. Ben de kendileri ile orada tanışmış oldum. Shakespeare oyunlarını izlemeden önce metinlerini okumayı kendime bir alışkanlık haline getirdim. Bundan da çok memnunum açıkçası. İzlediğim oyunların ekseriyeti uyarlama veya yeniden çevirisi yapılmış metinler üzerinden sahneye koyulduğu için oyunun aslını bilerek uyarlamasını izlemek, karşılaştırma yapabilmek adına bulunmaz bir fırsat gibi geliyor bana. Bu oyun öncesinde de İş Bankası […]

Devamı