İzledim: Reis Bey

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın geçtiğimiz haftalarda sahnelemeye başladığı Reis Bey oyununu Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. İzleyeceğim ilk üç perdelik oyun olması dolayısıyla oyun öncesi çokça meraklı ve heyecanlıydım. Tiyatro Günlüğü’nün ilk zamanlarında Oyun Atölyesi, Edward Albee‘nin Kim Korkar Hain Kurttan oyununu yine üç perde olarak sahneliyordu. Ben henüz oyunu izlemek için planlar yaparken oyun sessiz sedasız son temsilini yapınca benim üç perdelik oyun izleme hayallerim de suya düşmüş oldu. O tarihten ancak yaklaşık dört sene sonra benzer bir deneyim yaşamak için fırsatım olabildi fakat o da beni memnun etmedi. Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek‘in kaleme aldığı bir oyun. Konusu hem […]

Devamı  


İzledim: Sessizliğin İçinden

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Sessizliğin İçinden oyununu geçtiğimiz sezondan bu yana fırsatını bulup izlemek için takip ediyordum. Fakat İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarının büyük bir çoğunluğu sezon içerisinde belli başlı sahnelerde oynanıyor. Bazı oyunlar bazı sahnelere hiç uğramadan sezonu bitiriyor. Bu nedenle Sessizliğin İçinden ve benzeri birkaç oyunu izleme imkanım olan salonlara gelmediği için izleyemiyorum. Bu oyunu izlemem ise biraz beklenmedik şekilde oldu. Oyunu izlediğim tarihte Kozyatağı Kültür Merkezi‘ndeki salonda Sevgili Hayat oyunu oynanacaktı. Oyuncu rahatsızlığı nedeniyle o oyun iptal olunca yerine Sessizliğin İçinden’in sahneleneceği duyuruldu. Öylelikle ben de bir gün öncesinden biletimi alıp, ertesi gün oyunu izlemiş oldum. Mark Medoff‘un kaleme aldığı oyun işitme engellilere […]

Devamı  


İzledim: Akciğer

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika Tiyatro İn‘in Akciğer oyununu Moda Sahnesi‘nde izledim. Akciğer, izlediğim ilk Tiyatro İn oyunu aynı zamanda. Geçtiğimiz sezonlarda Katil Joe ve Oda ve Adam oyunlarını izlemek için meyletmiş fakat muhtelif nedenlerden ertelemek zorunda kalmıştım. Akciğer oyunu bu geç kalmış tanışmanın pişmanlığını ziyadesiyle yaşattı bana. Rollerini Nergis Öztürk ve Engin Hepileri‘nin paylaştığı oyun aslında içerisinde bulunduğumuz çağın önemli tereddütlerinden olmakla birlikte çok fazla karikatürize edilmiş olmasından dolayı anlamını yitirip, klişeleşmiş olan “böyle bir dünyaya çocuk getirmek” konusunu işliyor. Oyunda hayatlarının normal seyrine devam eden çiftin aklına bir gün aniden çocuk yapma fikri düşüyor ve o andan itibaren bu fikir hayatlarındaki önemli addedecekleri birçok konunun […]

Devamı  


İzledim: İki Bekar

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Geçtiğimiz ay Veronalı İki Centilmen oyununu izledikten sonra yolumu yakın bir zamanda Duru Tiyatro‘ya yeniden düşüreceğimi az çok tahmin ediyordum. Arayı çok fazla açmadan bu ay da annemle beraber İki Bekar oyununu izlemek için tuttuk Moda’daki Duru Tiyatro’nun yolunu. Amerikan yazar Sam Bobrick‘in kaleme aldığı İki Bekar oyunu, Jack ve Anette‘in ya da oyundaki kendi deyişiyle Shanette‘in ortak arkadaşlarının daveti üzerine gittikleri düğünde tanıştırılmaları ile başlayan maceralarını konu alıyor. Arkadaşlarının kendilerini tanıştırma amaçlarına vâkıf olan Shanette düğünde yedikleri yemek esnasında bunlardan bihaber olan Jack’in de farkına varmasını sağlıyor. Shanette’in bitmez tükenmez ısrarlarına rağmen Jack, kendisine oldukça ters bir karakterde olan Shanette ile arasındaki mesafeyi korumaya çalışıyor. Zaman zaman da […]

Devamı  


İzledim: Yangın Yerinde Orkideler

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika İstanbul Şehir Tiyatroları‘nın bu sezon sahnelenmeye başlayan Yangın Yerinde Orkideler oyununu yine bir Cuma akşamı haftayı kapatırken Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Memet Baydur‘un kaleme aldığı oyunda rıhtımın gedikli sakinleri Nuri ve Neriman daha önce buralarda hiç görmedikleri bir adamla karşılaşıyorlar. Hem dış görünüşü hem de konuşmasıyla kendilerine hiç benzemeyen bu adamın gelir düzeyi olarak da kendilerine pek yakın olmayan bir sınıfta yer aldığını fark etmeleri çok zaman almıyor. Bu yabancı adamla konuştukça onun mistik ve çoğu zaman kendileri için anlaşılmaz olan halleri adamla bir yakınlık kurmalarına neden oluyor. Nuri, Neriman ve Adam beraberce vakit geçirmeye, adamın sorunlarını çözebilmek adına kafa […]

Devamı  


İzledim: Coriolanus

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Coriolanus oyununu yaklaşık bir buçuk sene sonra tekrar yolumu düşürdüğüm Devlet Tiyatroları‘nın Şişli’deki Cevahir Sahnesi‘nde izledim. Tabi öncesinde Özdemir Nutku çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan Coriolanus’un Tragedyası metnini okuduktan sonra. Oyunun konusunu kısaca özetleyecek olursam, oyunda Roma ve Volski orduları arasında süren düşmanlık sonucunda yapılan bir savaşta Roma ordusu komutan yardımcısı Caius Martius, Volski topraklarındaki Corioli’de gösterdiği üstün çaba ve başarılarından dolayı Romalı general Cominius tarafından Coriolanus ünvanı ile ödüllendirilir. Caius Martius, Coriolanus olarak Roma’ya döndüğünde annesi Volumnia onun devlet yönetimindeki en üst mertebe olan konsül seçimlerine katılmasını ister. Annesinin ısrarları üzerine seçime katılan Coriolanus konsül seçilmesi için gereken oyları halk tarafından alır. Fakat Coriolanus’un halkın alt ve üst […]

Devamı  


İzledim: Karıncalar – Bir Savaş Vardı

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Boris Vian‘ın Karıncalar öyküsü ve John Steinbeck‘in Bir Savaş Vardı isimli romanından uyarlanan oyunu geçtiğimiz ay sonunda Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde izledim. Gökhan Aktemur‘un uyarlamasını yaptığı, Ergün Üğlü‘nün yönettiği oyunun tek kişilik oyuncu kadrosunu ise Mert Turak oluşturuyor. Oyun, sıcak savaş ortamında görev yapan isimsiz bir askerin tuttuğu günlüklerden yola çıkarak hikayesini izleyiciyle paylaşıyor. Oyunu izlediğim sıralarda Selçuk Baran‘ın Bir Solgun Adam romanını okuyordum. Güzel bir tesadüf olarak o romandaki anlatının da büyük bir bölümü ana karakterin tuttuğu günlükler üzerinden sürüyordu. Bu sayede günlük anlatılarının, özellikle merkezinde tek karakterin olduğu hikayelerde okuyucu veya izleyici olarak üzerimde çok daha fazla etki […]

Devamı  


İzledim: Veronalı İki Centilmen

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Shakespeare ile Düşünmek seminerlerinden sonra Shakespeare okumalarıma fırsat buldukça devam etmeye çalışıyorum. Bunlar yine ekseriyetle izleyeceğim oyunların beni sürüklediği okumalar oluyor. Bu sezon başında Duru Tiyatro kendilerinin ilk Shakespeare oyunu olan Veronalı İki Centilmen‘i sahnelemeye başladı. Oyunu izlemeye karar verdikten sonra Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları‘na uğrayarak önce Özdemir Nutku çevirisiyle Veronalı İki Soylu Delikanlı oyununun metnini, ardından da biletimi aldım. Duru Tiyatro’nun Moda’daki sahnesine ilk defa 2015’in Ekim ayında Nihayet Bitti oyununu izlemek için gitmiş, o günden bu yana tekrar yolumu düşürememiştim. Kapıdan girer girmez geçen zaman içerisinde tiyatro bahçesinde ve fuaye alanında yapılan değişiklikler gözüme çarptı. Gişenin yeri değiştirilmiş, fuayeyi, salonu ve […]

Devamı  


İzledim: Komik-i Şehir Naşit Bey

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika Komik-i Şehir Naşit Bey oyununu 2017’nin İstanbul Şehir Tiyatroları‘ndaki ilk oyunu olarak Kadıköy Haldun Sahnesi‘nde izledim. Yine Başkadır A.‘da da olduğu gibi oyunu prömiyerinden hemen sonraki ilk gösterimlerinden birinde izleme şansı bulabildim. Komik- Şehir Naşit Bey, Adile ve Selim Naşit kardeşlerin babası, Komik-i Şehir ünvanına sahip Naşit Özcan‘ın hayatını konu alan, Gökhan Erarslan‘ın kaleme aldığı bir oyun. Oyun, Naşit Özcan’ın sahne üstündeki başarıları ile ustasından Komik-i Şehir ünvanını  devralması ile başlıyor. Bununla başlayan serüveninde Naşit Bey, tuluat yani doğaçlama tiyatrosunun en önemli isimlerinden birisi haline geliyor. Yarattığı tiplemeler halk tarafından çokça ilgi görüyor. Oyunları hıncahınç salonlarda izleyici ile buluşuyor. Fakat devran […]

Devamı  


İzledim: Bir Başkadır A.

Yaklaşık okuma süresi: 5 dakika Moda Sahnesi‘nin yeni oyunu Bir Başkadır A.‘yı prömiyerinden hemen sonraki gösterimi ile geçtiğimiz hafta içerisinde izledim. Daha önce oyun ve yazarları ile herhangi bir tanışıklığım olmamasına rağmen vakit buldukça prova notlarına göz gezdirdiğimden olacak ki oyun günü sahnede karşılaşacaklarım konusunda az da olsa kendimi fikir sahibi hissederek buldum büyük salondaki koltuğumu. Moda Sahnesi’nin diğer oyunlarında da okumaya çalışıyorum prova notlarını. Özellikle oyunların kitap listelerini takip edip, o an için hızlı bir şekilde temin edip okuyamasam da bir yerlere not ediyorum okumak isteyeceklerimi. Keşke diğer tiyatrolara da örnek olarak yaygınlaşsa bu prova notlarının erişilebilir olması. İzleyici olarak benim de oyun öncesi bir hazırlık sürecine girmemi sağlıyor. […]

Devamı